Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları* - TÜRKİYE HUKUK

Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları*

0

Prof. Dr. Halil Akkanat / Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı

I. Elektronik Haberleşme Kanunu (EHK) (1)

EHK, elektronik haberleşme alanında tüketici hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla çeşitli hükümler getirmiştir. Söz konusu hükümler sektöre özel ve emredici niteliktedir. Aynı zamanda bu hükümler, doğrudan uygulanma kabiliyetine de sahiptir.

EHK, tüketicinin korunması amacıyla işletmecilere çeşitli yükümlülükler getirdiği gibi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) da bazı yükümlülükler getirmiştir. Mesela

– işletmeciler bütün tüketicilere “eşit hizmet verme”kle yükümlü kılınmış (m. 47);
– karar vermek için ihtiyaç duyacakları her konuda tüketicilerin bilgilendirilmesi gerekliliği vurgulanmış (m. 49/III);
– tüketicilerle abonelik sözleşmesi yapma zorunluluğu getirilmiş (m. 50/I);
– sözleşme içeriğinde yer alması gereken unsurlar ayrıntılı bir şekilde belirtilmiş (m. 50/I);
– BTK’ya abonelik sözleşmelerine doğrudan müdahale yetkisi verilmiş (m. 50/II);
– abonelik sözleşmelerinde yer alıp tüketici aleyhine olan hükümler bakımından geçersizlik müeyyidesi öngörülmüş (m. 50/III);
– tüketicilere sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirme yetkisi verilmiş (m. 50/IV);
– işletmecilere belirli bir kalitede hizmet sunma yükümlülüğü getirilmiştir (m. 52).

EHK’nda tüketicinin korunması amacıyla getirilen ilke ve kurallar, işin niteliği gereği genel, soyut ve ayrıntıya girmeyen kurallardır. Oysa elektronik haberleşme alanı, hızla gelişen, dinamik bir alandır. Kanunun bu gelişmeye ayak uydurması, ortaya çıkan her türlü ihtiyacı cevaplayacak düzenlemeler içermesi beklenemez. Bu sebeple olacaktır ki kanun koyucu, söz konusu yeni sorunlara uygun çözümler getirilebilmesini teminen BTK’na ikincil düzenlemeler yapma yetki ve sorumluluğu da vermiştir.

Mesela
– EHK m. 47’de bütün tüketicilerin eşit hizmet alma hakkına sahip olduğu belirtildikten sonra, bunun teminine ilişkin ilkelerin BTK tarafından belirleneceği ifade edilmiş;
– m. 48’de tüketici ve son kullanıcının korunması ilkesi benimsendikten sonra, korumaya ilişkin usul ve esasların BTK tarafından belirleneceği açıkça vurgulanmıştır.

Aynı şekilde EHK m. 49 hükmünde de BTK’ya şeffaflığa ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla düzenleme yapma yetkisi verilmiştir.

Yine EHK m. 50’de abonelik sözleşmeleri ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş olmasına rağmen, bu hüküm ile BTK’ya ayrıca maddenin uygulanma şeklinin belirlenmesini teminen düzenleme yapma yükümlülüğü getirilmiştir. Benzer şekilde EHK m. 51 hükmünde kişisel verilerin korunması ilkesi benimsenmiş; ancak bu korumanın ne şekilde sağlanacağının belirlenmesi amacıyla BTK’ya yönetmelik çıkartma yetkisi vermiştir. Sunulacak hizmetin belirli bir kalitede olması m. 52’de hükme bağlanmış ve kalitenin ölçülmesi ve denetlenmesi ile ilgili olarak BTK’ya düzenleme yapma yetkisi verilmiştir.

EHK tarafından yapılması öngörülen bütün bu ikincil düzenlemelerin, şu veya bu şekilde tüketicinin korunması amacına yönelik olduğunda tereddüt yoktur. Ancak tüketicinin korunmasının söz konusu olduğu diğer alanlardan farklı olarak burada ayrı bir BAĞIMSIZ İDARİ OTORİTE oluşturulmuş ve bu otoriteye İLİŞKİLERE DOĞRUDAN MÜDAHALE YETKİSİ verilmiştir. Hatta öyle ki bu bağımsız idari otorite, sadece işletmeciler ile tüketiciler arasındaki ilişkilere müdahale ederek tüketici aleyhine olabilecek sorunları çözme yetkisi ile değil; aynı zamanda işletmecilere doğrudan müeyyide uygulama yetkisi ile de donatılmıştır.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kendisine verilen bu yetkileri gerektiğinde düzenleme yapmak, denetim faaliyeti icra etmek ve gereğinde yaptırım uygulamak suretiyle kullanma imkânına sahip kılınmıştır. BTK’ya tanınan bu yetkilerin temel amaçlarından birisinin de tüketicinin korunması olduğu açık bir şekilde ifade edilmiştir.

II. Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği (EHSTHY)

A). Genel Olarak

BTK, EHK ile kendisine verilen yetkiyi kullanmak suretiyle 28.07.2010 tarih ve 27655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği’ni çıkartmıştır. Bu yönetmelik ile tüketici hakları EHK ile getirilen temel esaslar bağlamında daha ayrıntılı bir düzenlemeye kavuşturulmuştur.

Bu yönetmelik, sektöre özel ilk yönetmelik değildir. Daha önce 22.12.2004 tarih ve 25678 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Telekomünikasyon Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği (EHSTHY) yürürlükte idi. EHSTHY, aşağıda ayrıntılı bir şekilde açıklanacağı üzere, eski yönetmeliğe nazaran önemli farklılık ve yenilikler içermektedir.

EHK tüketici haklarını

– şeffaflık ve bilgilendirme,
– abonelik sözleşmeleri ve
– haksız şartlar bağlamında düzenlemiştir.

Yönetmelik ile bu esaslar geliştirilmiş; aynı zamanda da tüketici haklarının kapsam ve içeriği tayin edilip, bu hakların etkin bir şekilde korunmasını teminen sektörde faaliyet gösteren işletmecilere yönelik bazı yükümlülüklere yer verilmiştir.

İfade edilmelidir ki, bu yönetmeliğin hazırlanmasında sadece EHK ile getirilen ilkelerin değil; aynı zamanda AB Komisyonu tarafından çıkartılan konuyla ilgili direktiflerin de dikkate alındığı anlaşılmaktadır. 2002/22/EC sayılı “Son Kullanıcı Hakları ve Evrensel Hizmet Direktifi” ile 2002/21/EC sayılı “Çerçeve Direktif” bu yönetmeliğin hazırlanmasında esas kabul edilen AB direktifleridir. Dolayısıyla bu yönetmeliğin çıkartılması suretiyle ülkemiz mevzuatının AB mevzuatına uyumlaştırılmaya çalışıldığı da görülmektedir.

B). YÖNETMELİĞİN KAPSAM VE AMACI

İnceleme konusu yönetmelik başlıca beş bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm 4 maddeden müteşekkildir. Başlangıç hükümlerinde (m. 1-3) yönetmeliğin amacı, hukukî dayanağı ve kapsamı düzenlenmiştir. Bu bölümde yer alan 4. maddede ise yönetmelikte kullanılan bazı kavramların tanımına yer verilmiştir.

Yönetmeliğin ikinci bölümü “Başlıca Haklar ve Yükümlülükler” başlığını taşımakta olup, toplam 9 maddeden oluşmaktadır (m. 5 – 13). Bu bölümde ise EHK çerçevesinde yetkilendirilmiş olan işletmecilerden hizmet almak isteyen tüketicilerin sahip oldukları başlıca haklar düzenlenmiştir. Söz konusu hakların kapsam ve içeriği ayrıntılı bir şekilde tespit edilmiş, söz konusu hak ve yükümlülükler lüzum görüldüğü ölçüde de detaylandırılmıştır.

Yönetmeliğin üçüncü bölümü ise abonelik sözleşmelerine ayrılmıştır. (2) Bu bölüm ise son derece ayrıntılı 6 maddeden oluşmaktadır (m. 14 – 19). 14. maddede abonelik sözleşmelerinin kuruluşu; 15. maddede abonelik sözleşmelerinin uygulanması; 16. maddede abonelik sözleşmelerinin incelenmesi ve kurum onayı; 17. maddede abonelik sözleşmelerinin yorumu ve yer alan haksız şartlar; 18. maddede abonelik sözleşmesinin feshi ve fesihte uyulması gereken usul; 19. maddede ise işletmeci değişikliğinin abonelik sözleşmesine etkisi düzenlenmiştir.

Yönetmeliğin dördüncü bölümünde ise faturalara ilişkin esaslar düzenlenmiş olup; bu bölümde de toplam 3 madde yer almaktadır.

Nihayet yönetmeliğin beşinci bölümü de “Çeşitli ve Son Hükümler” başlığını taşımakta olup, bu bölümde ise idari para cezaları ile diğer yaptırımlara yer verilmiştir.

C) EHSTHY’nin Getirdiği Yenilikler: (3)
a) Genel Olarak
Yönetmelikte öncelikle EHK’unda düzenlenen ve klasik tüketici hakları olarak nitelendirilen haklara yer verilmiştir. Bu kapsamda,

– benzer konumdaki tüketicilerin hizmetlere eşit şartlarda erişebilme ve adil ücretlerle hizmetlerden yararlanma hakkı,
– işletmecilerle abonelik sözleşmesi yapabilme hakkı,
– ayrıntılı fatura talep edebilme hakkı,
gibi haklara yer verilmiştir. Yine söz konusu yönetmelikte

– görme engellilere abonelik sözleşmeleri ve faturaların kendilerinin faydalanabilecekleri şekilde düzenlenmesini talep etme hakkı,
– istenmeyen mesaj ve iletileri almayı reddetme hakkı,
– faturalara üst sınır getirebilme hakkı
gibi daha koruyucu haklar getirilmek suretiyle tüketici haklarının kapsamı daha da genişletilmiştir.

b) Şeffaflık ve bilgilendirilme hakkı (m. 6)
EHSTHY’nin “Şeffaflık ve bilgilendirme” başlıklı 6 ncı maddesinde işletmecilere, sundukları hizmetlerle ilgili bilgilendirme yükümlülüğü getirilmektedir. İşletmeciler, bu hususta herhangi bir talepte bulunulmasına gerek kalmaksızın, sundukları elektronik haberleşme hizmetlerine erişim ve bu hizmetlerden yararlanılması ile ilgili olarak tüm tüketicilere asgari bir takım bilgileri sunmakla yükümlü kılınmıştır.

Tüketicilerin bilgilendirilmesinin sektöre özel bir hak olmadığında tereddüt yoktur. Hatta bilgilendirilme hakkının evrensel bir tüketici hakkı olduğu da şüphesizdir. Tüketicilerin bilgilendirilmesinin, hem hizmet çeşitliliği hem de sektörde uygulanan özel tarife ve kampanyalar dikkate alındığında, özellikle elektronik haberleşme sektörü açısından özel bir öneme sahip olduğu kendiliğinden anlaşılabilecek bir durumdur. Ayrıca tüketicilerin yararlandıkları ya da yararlanmayı düşündükleri hizmetler hakkında daha detaylı bilgilendirilmeleri, hem onların kararlarını daha isabetli bir şekilde vermelerinin önünü açmış olacak hem de tüketici şikâyetlerini önemli ölçüde azaltacaktır.

EHSTHY m. 6 hükmüne göre işletmeciler
– İşletmecinin adı, unvanı ve adresi,
– Sunulacak hizmetin tanımı ve kapsamı,
– Hizmete erişim ve hizmetin kullanımı konusundaki genel hüküm ve şartları,
– hizmet için uygulanacak tarifeler ve varsa abonelik paketleri,
– tarifelerin içerdiği vergi türleri ile bu vergilerin tarifeler hesaplanırken tarifelere yansıtılma oranı,
– doğru tüketici algısının oluşması amacıyla tarifelerin yalnızca tüm vergiler dâhil değeri,
– işletmeciler tarafından varsa abonelere tazminat verme ve geri ödeme yapma şartları,
– varsa sunulan bakım/onarım hizmetlerinin çeşitleri,
– asgari sözleşme süresini de içerecek şekilde standart sözleşme şartları ile
– tüketici şikâyetleri çözüm mekanizmaları
hususlarında tüketicileri bilgilendirmekle yükümlü kılınmışlardır.

c) Özel içerikli hizmetler (m. 7)

Yönetmeliğin 7 nci maddesi, tüketicilerin özellikle yüksek tutarlı faturalarla karşılaşmaları nedeniyle şikâyete konu olan “Özel içerikli hizmetler”e ayrılmıştır. Bu hükmün sevk edilmesi suretiyle, anılan hizmetlerden yararlanmak isteyen kullanıcıların, bu hizmetleri almaya başlamadan önce hizmetin kapsamı ve ücretine ilişkin olarak detaylı bir şekilde bilgilendirilmesinin sağlanması amaçlanmıştır.

Yine bizzat işletmeciler tarafından değil, işletmecilerin sahip oldukları sistem üzerinden üçüncü kişilerce verilen “katma değerli hizmetler” bakımından da aynı yükümlülüklerin geçerli olduğu özellikle vurgulanmalıdır. Böylece üçüncü kişilerce işletmeciye ait sistemin kullanılması suretiyle istifadeye sunulan melodi, oyun vs. türünden hizmetler bakımından da aynı ilke ve kurallar geçerli olup; işletmeci, söz konusu hizmetlerin kendisi tarafından verilmediği gerekçesi ile bu yükümlülüklerden kurtulamayacaktır.

Yine bu düzenlemenin ikinci ve üçüncü fıkralarında anılan türden hizmetlerin verilmesine (ve dolayısıyla ücret tahakkuk ettirilmesine) ANCAK TÜKETİCİNİN AÇIK KABULÜ ile birlikte başlanabileceği açıkça ifade edilmiştir. Hatta tüketicinin kabulünün ne şekilde gerçekleşmiş sayılacağının, Kurum tarafından ayrıca bir düzenleme konusu yapılabileceği de ortaya konulmuştur.

Benzer şekilde, uygulamada çeşitli sorunların doğumuna kaynaklık etmiş olan 900’lü hatların durumu da burada özel olarak düzenlenmiştir. Hükümde, abonelik tesis edilen hattın 900’LÜ HATLARA RE’SEN KAPATILMASI, ancak bu tür hatların görüşmeye açılması yönünde YAZILI BİR TALEP gelmesi durumunda görüşmeye açılması gerektiği hükme bağlanmıştır.

d) Kampanya ve tarife değişikliği (m. 8)

Yönetmeliğin 8 inci maddesinde ise kampanyalara ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. Buna göre düzenlenen bir kampanya çerçevesinde hizmet alan tüketicilerin daha sonra maruz kaldıkları çeşitli mağduriyetlerin önlenmesi amacıyla, işletmecinin kampanya şartlarında değişiklik yapması durumunda TÜKETİCİLERİN KAZANILMIŞ HAKLARINA RİAYET EDİLMESİ kuralı benimsenmiş; ayrıca işletmecilere, kampanyanın başlatılmasından sonra yapılmak istenen değişiklikler hakkında tüketicileri bilgilendirme yükümlülüğü getirilmiştir.

Getirilen bu düzenlemeye göre, kampanya kapsamındaki taahhütlere aykırı hareket edilmesi sebebiyle bir tüketicinin mağdur olduğunun anlaşılması, işletmeciyi, kampanyadan benzer şekilde etkilenen tüm tüketicilerin mağduriyetini giderme yükümlülüğü altına sokacaktır. Bu düzenleme, aynı konumdaki tüketicilerin haklarının herhangi bir başvuru yapılmaksızın “kendiliğinden” korunmasını temin amacı güttüğünden oldukça önemli bir düzenleme niteliği taşımaktadır. İşletmecilerce bu yükümlülüğe riayet edilmemesi çeşitli cezai müeyyidelerin devreye girmesine sebebiyet verecektir. Böylece hükmün, işletmecileri, yaygın tüketici hakkı ihlallerini araştırma ve kendiliğinden harekete geçmelerini teşvik etme amacı güttüğü de ifade edilebilecek durumdadır.

Yönetmeliğin 9 uncu maddesi ile işletmecilere, tarife değişikliklerini abonelerine değişiklik yürürlüğe girmeden makul bir süre öncesinde kısa mesaj, arama ve/veya posta ile bildirme yükümlülüğü getirilmiş olup makul sürenin Kurum tarafından belirlenebileceği hüküm altına alınmıştır. (4)

Yine yönetmeliğin bu hükmünde, özel içerikli hizmetlerin verilmesi bakımından olduğu gibi, hizmete ilişkin ücretlendirmenin, hizmetin aboneye fiilen sunulmasıyla başlatılabileceği; işletmeci tarafından sunulmayan hizmetin bedelinin aboneden talep edilemeyeceği açıkça hükme bağlanmıştır.

Hüküm içeriğinden de anlaşılacağı üzere, bu hüküm ile tarife değişiklikleri nedeniyle tüketici menfaatlerinin zedelenmesinin önlenmesi amaçlanmaktadır. Elbette işletmeci tarafından verilen hizmetler sebebiyle, işletmecilerin (özellikle hizmet bedelinin ödenmemesi ihtimalinde) de zarar görmesi ihtimali vardır. Bu sebeple Yönetmeliğin “Hizmetin kısıtlanması ya da durdurulması” başlıklı 12 nci maddesi kapsamında, abonenin mutat kullanımı dışında faturasının artmasına neden olacak durumlar gözetilerek, hizmetin hangi hallerde işletmeci tarafından kısıtlanabileceğine ilişkin hususlara da yer verilmiştir.

Hükümde ayrıca (özellikle son yıllarda internet kullanımının da artmasıyla sıklıkla gündeme gelen) kotalı ya da sabit ödemeli, bir diğer ifade ile kullanım miktarı sınırlı tarifeler kapsamında hizmet alan tüketicilerin sınıra ulaşmaları halinde beklemedikleri bir fatura ile karşılaşmamalarını teminen İşletmecilere tüketicileri bilgilendirme yükümlülüğü de getirilmektedir. Abonenin kendi kullanımına ilişkin değerlendirme yapması açısından işletmeci tarafından bilgilendirme yapılırken verilen bilginin teknik imkânlar dâhilinde en güncel şekilde olmasının üzerinde önemle durulmuştur.

Böylece ifade edilmelidir ki işletmecilerin bilgilendirme borcu, sadece taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin kurulması aşamasıyla sınırlı tutulmamış; ayrıca sözleşmenin devamı aşamasına da yaygın hale getirilmiştir. Kanun koyucu, son kullanıcı ve tüketicilerin bu hizmetten yararlanmak bakımından azami faydayı elde edebilmeleri ve hizmetlerin şeffaflık ilkesine uygun bir şekilde sunulmasını temin etmeyi temel amaç olarak benimsemiştir. (5)

e) Tüketici şikâyetleri çözüm mekanizması

“Tüketici şikâyetleri çözüm mekanizması” yönetmeliğin 13. maddesinde düzenlenmiştir. Böylece işletmeciler tarafından verilen hizmetler ve bu hizmetlerden yararlanan tüketici sayısının artışına bağlı olarak artan tüketici şikâyetlerinin etkin ve hızlı bir yöntem ile çözümlenmesini temin etmek üzere, işletmeciler bakımından tüketici şikâyetleri çözüm mekanizması oluşturulması zorunluluğu getirilmiştir.

Hükümde, tüketicilere şikâyetçi oldukları hususun çözümü için öncelikle İşletmecilere başvurma yükümlülüğü getirilmiştir. Başvuruya rağmen işletmecinin, kendisine aktarılan sorunun hiç çözülmemesi ya da tatminkâr bir cevap verilmemesi durumunda Kuruma başvurulabileceği ifade edilmiştir. Bu sebeple de işletmecilere, kendilerine yapılan başvurulara ilişkin kayıtları en az 1 yıl süre ile saklama yükümlülüğü getirilmiştir. Bu suretle tüketici şikâyetlerinin daha etkin şekilde incelenebilmesi ve benzer durumda olan abonelerin doğru bir şekilde tespiti mümkün olacaktır.

f) Abonelik Sözleşmeleri ve Haksız Şartlar

Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde de abonelik sözleşmesine ilişkin esas ve kurallara yer verilmiştir. Söz konusu esas ve kurallar, EHK m. 50 hükmünde de yer almaktadır. İfade edilmelidir ki her iki düzenlemenin de kaynağı Avrupa Birliği direktifleridir.

Hüküm içeriğinde, abonelik sözleşmesi metnine kolay ve zahmetsizce ulaşılabilmesi ve böylece sözleşme içeriği hakkında yeterli bilgi sahibi olmalarını temin edecek bir takım yöntemler benimsenmiş; bu çerçevede işletmecilere “kullandıkları abonelik sözleşmesi metinlerini internet ortamında yayınlama” yükümlülüğü getirilmiştir. Hiç şüphe yoktur ki bu suretle tüketicilerin, abonelik sözleşmesini imzalamadan önce, sözleşme metnine erişip içeriği hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmalarının sağlanması amaçlanmaktadır.

Yönetmeliğin 15. maddesinin ilk fıkrasında abonelik sözleşmelerinin kurulması esnasında abonenin alacağı hizmetler konusunda bilgilendirilmesi ve (abonenin gerçek iradesini yansıtması anlamında) temel hizmetler dışında kalan hizmetler için özel olarak onayının alınması gerektiği açıkça hükme bağlanmıştır.

Hükmün ikinci fıkrasında, istenmeyen mesajların, ancak sözleşmenin yapıldığı aşamada aboneden onay alınması koşuluyla gönderilebilmesi düzenlenmiş; ayrıca aboneye bu kabulden dilediği zaman basit bir yöntem ile vazgeçme hak ve yetkisi de tanınmıştır. İşletmeci tarafından hizmetten yararlanılmasını temin etmek üzere kurulumu yapılarak tüketiciye teslim edilen teknik ekipman, (internet aboneliğinde modem verilmesi gibi) cihaz veya donanımda işletmeciden kaynaklanan sebeplerle değişiklik yapılmasının gerekli olduğu durumlarda, bu değişikliklerin ücretsiz bir şekilde yapılması gerektiği ifade edilmiştir.

Yönetmeliğin 15. maddesinin dördüncü fıkrasında, kişisel verilerin korunması amacıyla, rehberde yer alıp almama hususunda abone onayının alınması zorunluluğu getirilmektedir.

Yönetmeliğin 16. maddesi ile abonelik sözleşmelerinin Kurum tarafından onaylanmasına ilişkin temel ilkeler daha ayrıntılı bir hale getirilmiştir. Nitekim uygulamada Kurum, abonelik sözleşmelerinde yapılacak her türlü değişikliğin önceden kendisine bildirilmesini ve onay verildikten sonra bu değişikliğin gerçekleştirilmesini sıkı bir şekilde takip etmektedir. Burada bir tür ÖNDENETİM getirilmesi söz konusudur. Zira işletmeciler, Kurum’un onayından geçmeyen herhangi bir hüküm veya kuralı abonelik sözleşmesine dâhil ettikleri taktirde cezai müeyyideler ile karşılaşabilmektedirler.

Abonelik sözleşmelerinde yer alması söz konusu olabilecek HAKSIZ ŞARTLAR da Yönetmeliğin 17. maddesinde düzenlenmiştir. Hüküm içeriğinde temel olarak, işletmecinin tek taraflı olarak abonelik sözleşmesi veya kampanya şartları bakımından getirdiği ve dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde abone aleyhine dengesizliğe neden olan hükümlerin geçersiz olduğu ifade edilmektedir.

Hüküm içeriğinde, sadece abonelik sözleşmelerinin değil, taahhütnamelerde yer verilen hükümlerin haksız şartlar içermesi durumunda, bu şartların da aynı abonelik sözleşmelerinin durumunda olduğu gibi geçersiz kabul edileceği düzenlenmiştir. Unutulmamalıdır ki, taahhütnameler de hukuken, kabul edilmekle abonelik sözleşmesinin bir parçası haline gelmiş olmaktadır. Bu suretle, EHK’nun amaç ve ruhuna uygun olarak haksız şartlara ilişkin koruma alanı belirlenip, açıklığa kavuşturulmaya çalışılmıştır.

Hüküm içeriğinde sadece haksız şartlar düzenlenmemiş; sözleşmelerin yorumlanmasına ilişkin bazı kurallara da yer verilmiştir. Buna göre abonelik sözleşmesinde veya taahhütnamelerde yer alan kayıtların açık ve anlaşılır olması esası getirilmiş; aksi durumda söz konusu hükümlerin tüketici lehine yorumlanması esası benimsenmiştir. Böylece sözleşmenin güçsüz tarafı olduğu varsayılan tüketicinin korunması amaçlamıştır. İfade edilmelidir ki bu hükümler, tüketicilerin korunması amacıyla geliştirilmiş bulunan evrensel ilkeler ile uyum arz etmektedir.

g) Sözleşmenin feshi ve işletmeci değişikliği

Yönetmeliğin 18. maddesinde abonelik sözleşmelerinin feshine ilişkin esaslara yer verilmiştir. Sözleşmenin feshi tek taraflı ve yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olup, kural olarak herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Ancak EHK m. 50/IV hükmünde “Aboneler yazılı olarak bildirmek kaydıyla aboneliklerini her zaman sona erdirebilirler” kuralı yer almaktadır. Dolayısıyla EHK, abonelik sözleşmelerinin feshi bakımından özel bir şekil kuralı getirmiş olmaktadır. Bu şekil zorunluluğu sebebiyle tüketiciler, fesih haklarını kullanırken çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalmışlardır. Bu zorluklar özellikle, söz konusu fesih beyanının kim veya kimlere yöneltilmesi gerektiği noktasında ortaya çıkmıştır. İşte uygulamada bu açıdan yaşanan çeşitli sorunlar dikkate alınarak, işletmecilerin abonelik sözleşmesi yapmaya yetkili her temsilcisinin, aynı zamanda abonelik sözleşmesinin feshine ilişkin başvuruları da kabul etme ve fesih işlemlerini başlatma yükümlüğü altında bulunduğu açıkça hükme bağlanmıştır. Bu suretle tüketicilere abonelik sözleşmesini akdedebildikleri her noktadan, abonelik ilişkisinin sonlandırılmasına ilişkin işlemleri de yapma imkânı getirilmiştir.

Hüküm içerisinde yer verilen “yetkili temsilciye abone tarafından yapılan başvurular işletmeciye yapılmış sayılır” ifadesi ile, bu hükümde belirtilen sürelerin yetkili temsilciye başvurudan itibaren işlemeye başlayacağı açıkça kural haline getirilmiştir.

Yönetmeliğin 19. maddesinde de, uygulamada ortaya çıkan önemli sorunlardan birisi olan işletmeci değişikliği düzenlenmektedir. Hükümde, özellikle telefon aboneliklerinde numara taşınabilirliği ile sağlanmış olan imkânın, internet servis sağlayıcısını değiştirmek isteyen abonelere benzer bir yöntemle kullanılmasının temini öngörülmüştür. İnternet servis sağlayıcısı değişikliklerinde abonelere, hizmet aldıkları işletmecileri teknik imkânlar dâhilinde hizmetin en az süreli bir kesintiye uğraması suretiyle değiştirme imkânı tanınmıştır. Böylece numara taşınabilirliğinde olduğu gibi hizmet sunan işletmeciler arasında değişiklik yapmak isteyen tüketiciler belirlenmiş usullere uygun bir şekilde ve hak ve yükümlülüklerinin farkında olarak değişikliği gerçekleştirebileceklerdir.

h) Faturalandırma

Yönetmeliğin Dördüncü Bölümü “Faturalara İlişkin Esaslar”a ayrılmıştır. Fatura düzenleme ve gönderme yükümlülüğünün düzenlendiği 20 nci madde ile başlayan bu bölümde, genel olarak faturaların abonelere ulaştırılması hususunda abone lehine hükümlere yer verilmiştir. Bu çerçevede olmak üzere işletmecilerin abonelerine gönderecekleri faturaları son ödeme tarihinden önce ellerine ulaşacak şekilde gönderme ve ayrıca güvenliğin sağlanması kaydıyla abonelerin asgari üç aylık kullanım detayı veya ayrıntılı faturalarına internet üzerinden ücretsiz olarak erişebilmelerini sağlama yükümlülüğü getirilmiştir.

Bu bölümde yer alan Yönetmeliğin 21 inci maddesinde “Faturalarda bulunması zorunlu hususlar” düzenlenmiştir. Hükmün ilk fıkrasında, işletmeciler tarafından gönderilecek tüm faturalarda olması gereken asgari unsurlara; ikinci fıkrasında ise gerektiğinde işletmeciler tarafından ücrete tabi kılınabilecek ayrıntılı faturalarda yer alması gereken asgari unsurlara yer verilmektedir.

Ayrıntılı faturalarda yer alacak hususlar Avrupa Birliği düzenlemeleri ve uluslararası düzenleyici Kurumların önerileri dikkate alınarak genişletildiği anlaşılmaktadır. Madde hükmü ile getirilen yükümlülük sadece mobil ve sabit telefon işletmecileri açısından değil internet hizmet sağlayıcıları açısından da geçerlidir.

Yönetmeliğin 22. maddesi ile EHK’nın 33 üncü maddesi ile paralel olarak, işletmeciler arasında faturalama yükümlülüğüne ilişkin hususlar düzenlenmektedir. Burada ayrıca Kurum’a, taraflar arasında bu hususta ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklara “uzlaştırma süreci işleterek” müdahale etme yetkisi verilmiştir. Böylece Kurum, faturalandırma anlaşmalarına ilişkin hüküm ve şartları belirleyebilir veya getirilen yükümlülüğü ilişkin muafiyet tanıyabilir.

ı) İdari yaptırımlar
Yönetmeliğin Beşinci ve son bölümü ise “İdari para cezaları ve diğer yaptırımlar” başlığını taşımaktadır. Bu hükümde Yönetmelik ile getirilen yükümlülüklere uymayan işletmecilere yaptırım uygulanacağı belirtilmiştir. Söz konusu yaptırımların kapsam ve içeriği ile uygulanma şeklinin belirlenmesi bakımından da 5/9/2004 tarihli ve 25574 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Telekomünikasyon Kurumu Tarafından İşletmecilere Uygulanacak İdari Para Cezaları ile Diğer Müeyyide ve Tedbirler Hakkında Yönetmelik’e atıfta bulunulmuştur.

III. Sonuç
Artık evrensel ve vazgeçilmez bir hak olduğunda tereddüt bulunmayan tüketici haklarının etkin bir şekilde korunmasını temin etmek üzere, gelişmiş hukuk sistemlerinde çok çeşitli düzenlemeler yapılmaktadır. Daha önce çıkartılmış bulunan benzer başlıklı yönetmeliğin durumunda olduğu gibi, inceleme konusu bu yönetmeliğin çıkartılması suretiyle de, temel esasları Elektronik Haberleşme Kanunu ile ortaya konulmuş bulunan tüketici haklarının daha etkin ve kapsayıcı bir şekilde korunmasının amaçlandığında tereddüt yoktur. Bu yönetmelik ile elektronik haberleşme sektöründe ortaya çıkan dinamik sorunlara, mümkün olduğunca tüketici menfaatlerini ön plana çıkartan çözümler üretilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Yukarıda ana hatları ile ortaya konulmuş bulunan söz konusu düzenlemenin amaca uygun ve tüketici haklarını mümkün olduğunca etkin bir şekilde korumaya müsait olduğu ifade edilebilecek durumdadır.

*Bu metin, 24-25 Kasım 2011 tarihinde gerçekleştirilen Uluslararası Tüketici Hukuku Sempozyumu‘nun 2 . Gün 2. Oturumunda Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halil Akkanat tarafından sunulmuştur.

(2)   Bu hükümlerin ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesine yönelik olarak bkz. M. Göktürk Yıldız: Son Kullanıcıyla Akdedilen Elektronik Haberleşme Hizmeti Sözleşmesi, İstanbul 2012.
(3) Bilge Uz/Güneş Koca/Muharrem Çöl: Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin Getirdiği Yenilikler, Bilişim –Aylık Bilişim Kültürü Dergisi, Ekim 2010, sh. 99-103.
(4) Ancak bu noktada yönetmelik hükmünün, EHK m. 50/IV hükmü ile birlikte değerlendirilmesi isabetli olur. Anılan hükümde işletmeciye “değişiklikler yürürlüğe girmeden en az bir ay önce” abonelere bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Dolayısıyla Kurum’un kanunla belirlenmiş olan bu süreyi, yönetmelik ile verilen yetki çerçevesinde değiştirmesi imkân dâhilinde olmayacaktır.
(5) Özellikle vurgulamak gerekir ki EHK m. 49. maddesinde de “…dürüstlük kuralı gereği bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendirir” kuralı yer almaktadır.

Bir önceki yazımız olan Consumer Protection in Austrian Tenancy Law* başlıklı makalemizde Elisabeth Lovrek, kira hukuku ve Uluslararası Tüketici Hukuku Sempozyumu hakkında bilgiler verilmektedir.

Paylas.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: