Hakimlik ve Cumhuriyet Savcılığı Meslek Tanımları - TÜRKİYE HUKUK

Hakimlik ve Cumhuriyet Savcılığı Meslek Tanımları

0

Hakimlik ve Cumhuriyet Savcılığı dünyada olduğu gibi Ülkemizde de en saygın mesleklerdendir. Hakim ve Cumhuriyet savcılarının mesleğe kabulleri, stajları, özlük hakları ve sorumlulukları 2802 Sayılı kanunla düzenlenmiştir.

İnsanların bir arada yaşamaya başlayarak toplumsal hayatı oluşturmasıyla birlikte, insanlar arasında bir takım anlaşmazlıklar ve uyuşmazlıklar da başlamıştır. Doğal olarak bu anlaşmazlıkları çözecek bir otoriteye veya ara bulucuya ihtiyaç duyulmuştur. İlk başlarda bu tür anlaşmazlıklar bir arada yaşayan topluluğun yaşlıları veya reisleri gibi sivil kimseler tarafından çözülürken, toplumsal hayatın iyice gelişmesi ve devletlerin ortaya çıkmasıyla uyuşmazlıkların çözümü de devlet görevlilerince yerine getirilmeye başlanmıştır.

Bu durum her toplumun kültür ve geleneklerine göre farklı şekillerde kendini göstermiştir. Örneğin bazı toplumlarda din adamları yargılama görevini üstlenirken, bazılarında valiler veya kadılar yargılama görevini yerine getirmişlerdir.
Osmanlı Devletinde yargılama yetkisi kadılara tanınmıştır. Kadılar, günümüzdeki hakimlere benzemekle beraber, bir takım idari ve güvenlik hizmetlerini de üstlenmeleri sebebiyle hakimlerden ayrılır.

Zaman içerisinde, yargılama ve yürütme yetkisinin aynı elde toplanmasının sakıncaları üzerinde çok güçlü tartışmalar yaşanmıştır. Montesqieu tarafından ortaya atılan ve yasama, yürütme ve yargı erkinin ayrı organlarda toplanması esasına dayanan “kuvvetler ayrılığı” ilkesi, bir çok ülke tarafından benimsenerek siyasal sistemin temeli haline getirilmiştir. Kuvvetler ayrılığı ilkesi ilk kez 1787 ABD anayasasında kabul edilmiş, daha sonra ise tüm dünyaya yayılmıştır.

Türk Hukuk sisteminde yargının bağımsızlığı ilkesi genel olarak benimsenmekle birlikte Kuvvetler ayrılığı ilkesi 1961 Anayasasıyla kabul edilmiştir.

Bu tarihten itibaren, hukukun üstünlüğü, hakimlerin bağımsızlığı, tarafsızlığı ve mesleki güvencesi de Anayasal düzeyde ilke olarak benimsenmiştir.

Hakimlik Mesleği:

Hakimler bağımsız ve tarafsızdırlar. Hiç kimseden emir ve talimat almazlar. Önlerine gelen bir davayı karara bağlarken sadece somut delillere ve vicdani kanaatlerine göre karar verirler.

Hakimler 65 yaşından önce kendileri istemedikçe zorla emekliye sevk edilemezler. Meslekten çıkarmayı gerektiren suçlar hariç olmak üzere, hiçbir şekilde görevden el çektirilemezler.

Hakimlik mesleği ülkemizde adli yargı ve idari yargı hakimliği olmak üzere iki şekilde icra edilmektedir.

İdari yargı hakimleri, hukuk, iktisat ve siyasal bilgiler fakültesi mezunları; adli yargı hakimleri ise sadece hukuk fakültesi mezunları arasından seçilmektedir. Fakülteden sonra ÖSYM tarafından yapılan yazılı sınavı kazananlar bir de sözlü sınava tabi tutulmaktadır. Sözlü sınavı geçenler, hakim/savcı adayı olarak iki yıllık bir staja alınmaktadır.

Stajın yedi ayı Türkiye Adalet Akademisi’nde, on yedi ayı ise mahkemelerde geçmektedir. Akademi stajının üç aylık hazırlık eğitimi sonunda hakimlik mesleğini seçenler, hakim adayı olarak stajına devam etmektedir. Akademi stajı sonunda bitirme yeterlilik sınavı yapılmakta, bu sınavı da geçenler, kura çekerek hakimlik mesleğine atanmaktadır.

Hakimler, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca (HSYK) hukuk mahkemelerinde veya ceza mahkemelerinde görevlendirilmektedir.

Hukuk mahkemelerinde görev yapan hakimler, şahıslar ve tüzel kişilerle ilgili anlaşmazlıkları inceleyerek karara bağlar.

Ceza mahkemelerinde görev yapan hakimler suç işleyen kişilerle ilgili davalara bakar.

17 yıl hakimlik yapan adli yargı hakimleri diğer şartları da taşımak kaydıyla HSYK tarafından Yargıtay üyeliğine atanabilmektedir.

İdari Yargıda görev yapan hakimler ise şahıslar ve tüzel kişilerle devlet arasındaki uyuşmazlıkları çözer.

17 yıl hakimlik yapan idari yargı hakimleri diğer şartları da taşımak kaydıyla HSYK tarafından Danıştay üyeliğine atanabilmektedir.

Hakimlerin izin, tayin, terfi gibi özlük işleri Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca (HSYK) takip edilmektedir.

Cumhuriyet Savcıları:

Sadece Hukuk fakültesi mezunları arasından seçilir. Fakülteden sonra ÖSYM tarafından yapılan yazılı sınavı kazananlar sözlü sınava tabi tutulmaktadır. Sözlü sınavı geçenler, hakim/savcı adayı olarak iki yıllık bir staja alınmaktadır.

Stajın yedi ayı Türkiye Adalet Akademisinde, on yedi ayı ise mahkemelerde geçmektedir. Akademi stajının üç aylık hazırlık eğitimi sonunda meslek ayrımı yapılmakta ve Cumhuriyet Savcılığını tercih edenler Cumhuriyet Savcısı adayı olarak staja devam etmektedirler. Akademi stajı sonunda bitirme yeterlilik sınavı yapılmakta, bu sınavı da geçenler kura çekerek Cumhuriyet Savcılığına atanmaktadır.

Cumhuriyet savcıları, suçların soruşturmasını yapar ve bu soruşturmayı yaparken, polis ve jandarmadan destek alır. polis, jandarma, sahil güvenlik gibi kolluk kuvvetleri bir suçun soruşturması sırasında Cumhuriyet Savcısına bağlıdır ve sadece ondan emir ve talimat alır.

Cumhuriyet savcıları, noterleri ve adliye personelini denetler.

Ayrıca adliyelerin yönetimi de Cumhuriyet Savcılarına aittir ve adliyeyi temsil ederler.

Cumhuriyet Savcıları görevlerini yaparken tarafsız ve bağımsız olmak zorundadır. Adli soruşturmayla ilgili kimse Cumhuriyet Savcılarına emir ve talimat veremez.

Cumhuriyet Savcılarını koordine etmek üzere HSYK tarafından bir tane Cumhuriyet Başsavcısı atanır. 17 yıl C. Savcılığı yapanlar ve diğer şartları taşıyanlar HSYK tarafından Yargıtay üyesi olarak atanabilirler.

Cumhuriyet Savcıları da hakimler gibi mesleki güvenceye sahiptirler ve 65 yaşından önce kendileri istemedikçe zorla emekliye sevk edilemezler. Meslekten çıkarmayı gerektiren suçlar hariç olmak üzere, hiçbir şekilde görevden el çektirilemezler.

Bir önceki yazımız olan Yargı Bağımsızlığı ve Modern Anayasal Bir Demokrasi’de Şeriatın Rolü başlıklı makalemizde David Pimentel ve Uluslararası Irak Sempozyumu hakkında bilgiler verilmektedir.

Paylas.

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: