TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşan ve kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen düzenlemeyle, ceza yargılamasından hukuk yargılamasına kadar onlarca kanunda önemli değişiklikler yapıldı.
Paketin önemli bir bölümü, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları doğrultusunda yeniden kaleme alınırken, bir bölümü ise yargılamaların daha hızlı yürütülmesini hedefleyen yeni uygulamaları içeriyor.
Hazırladığımız bu dosyada, paketin en dikkat çeken düzenlemelerini inceliyoruz.
HAGB Yeniden Düzenlendi: Artık İstinaf ve Temyiz Yolu Açık
12. Yargı Paketi’nin en önemli değişikliklerinden biri, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kurumuna ilişkin oldu.
HAGB, sanığın yargılama sonunda mahkûm edilmesine rağmen belirli şartların oluşması halinde hükmün hukuki sonuç doğurmamasını sağlayan bir ceza muhakemesi kurumudur. Sanık, belirlenen denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlemez ve yükümlülüklere uyarsa dava düşer; aksi durumda mahkeme hükmü açıklıyordu. Bu sistem yaklaşık 20 yıldır Türk ceza hukukunda uygulanıyor.
Daha önce nasıl uygulanıyordu?
Eski sistemde;
- 2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasında uygulanabiliyordu.
- Sanığın kasıtlı suçtan mahkûm olmamış olması gerekiyordu.
- Mahkeme sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması gerekiyordu.
- Zararın giderilmesi şartı aranıyordu.
- En çok tartışılan konu ise kanun yolu idi.
Çünkü HAGB kararlarına karşı yalnızca itiraz edilebiliyordu. İtiraz mercii ise kararın hukuka uygunluğunu sınırlı şekilde inceliyor, delilleri ve esası yeniden değerlendirmiyordu. Bu durum yıllardır hukukçular tarafından eleştiriliyordu.
Anayasa Mahkemesi 2023 yılında verdiği kararda, yalnızca itiraz yolunun bulunmasının adil yargılanma hakkı ve etkili başvuru hakkı bakımından yeterli olmadığına hükmetti. Mahkemeye göre HAGB kararları da esaslı ceza kararları niteliğinde olduğundan, bunların üst derece mahkemelerince daha kapsamlı şekilde incelenebilmesi gerekiyordu. Bu nedenle ilgili hükümler iptal edildi.
Yeni düzenleme ne getiriyor?
Yeni kanunla birlikte;
- HAGB yine 2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası için uygulanabilecek.
- Sanık 5 yıl boyunca denetim altında tutulacak.
- Mağdurun veya kamunun uğradığı zarar tamamen giderilmiş olacak.
- Kararlara karşı artık istinaf yoluna başvurulabilecek.
- Kanundaki şartların oluşması halinde temyiz incelemesi de mümkün olacak.
- İstinaf ve temyizde hem usul hem de esas yönünden inceleme yapılabilecek.
- HAGB kararları özel bir sisteme kaydedilecek.
- Bu kayıtlar yalnızca soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak kullanılabilecek.
Yeni düzenlemenin dikkat çeken bir başka yönü de bazı suçların kapsam dışına çıkarılması oldu. Buna göre; işkence, eziyet, kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda HAGB kararı verilemeyecek.
Bu değişiklik, özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarında uzun süredir tartışılan cezasızlık eleştirilerine yanıt niteliği taşıyor.
Dolandırıcılık Suçlarında Ceza İndirimi Düzenlemesi
Düzenleme, dolandırıcılık suçuna iştirak eden ancak fiili yalnızca banka hesabı, kredi kartı veya ödeme aracı bilgilerini başkasına vermekle sınırlı olan kişileri ilgilendiriyor.
Hesap bilgilerini bu şekilde veren kişiler de çoğu zaman dolandırıcılık suçuna iştirak eden diğer faillerle aynı ceza tehdidiyle karşı karşıya kalıyordu.
Ne değişti?
Kişinin suça katılımı, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla; banka, kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi ve araçları başkasına vermekle sınırlıysa, verilecek ceza yarı oranında indirilecek.
2011’den Beri Uygulanan Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı
Paketin en çok tartışılan düzenlemelerinden biri ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesinin yürürlükten kaldırılması oldu. Böylece yaklaşık 15 yıldır uygulanan belirsiz alacak davası hukuk sisteminden çıkarıldı.
Belirsiz alacak davası neydi?
2011 yılında yürürlüğe giren bu dava türü, alacağın miktarının dava açılırken tam olarak hesaplanamadığı durumlar için oluşturulmuştu.
En çok işçilik alacaklarında, destekten yoksun kalma tazminatlarında, ticari hesap uyuşmazlıklarında kullanılıyordu. Davacı, alacağın tamamını belirleyemediği için düşük bir miktarla dava açıyor, bilirkişi raporundan sonra gerçek miktarı talep edebiliyordu.
Adalet Bakanlığı’nın teklif gerekçesinde, kurumun yıllar içinde ciddi uygulama farklılıklarına neden olduğu belirtildi. Özellikle Yargıtay daireleri arasında hangi alacağın belirsiz sayılacağı, hangi davanın bu kapsamda açılabileceği, hukuki yarar bulunup bulunmadığı konularında farklı kararlar veriliyordu.
Bazı davalar yalnızca yanlış dava türü seçildiği gerekçesiyle usulden reddediliyordu.
Yerine ne geldi?
Belirsiz alacak davası kaldırılırken tamamen yeni bir sistem kurulmadı. Bunun yerine kısmi dava sistemi güçlendirildi.
Yeni düzenlemeye göre;
- Davacı alacağının bir kısmını dava edebilecek
- Aynı dava içinde bir kez talebini artırabilecek
- Talep artırımı tahkikat sona erene kadar yapılabilecek
- En önemlisi de artırılan kısım bakımından zamanaşımı dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacak
Düzenleme, hukuk çevrelerinde farklı değerlendirmelere neden oldu. Bir görüşe göre yeni sistem, uygulamadaki karmaşayı sona erdirecek ve belirsiz alacak davasının sağladığı avantajların büyük bölümünü koruyacak. Diğer görüş ise belirsiz alacak davasının tamamen kaldırılmasının özellikle işçilik alacakları ve tazminat davalarında hak kayıplarına yol açabileceğini savunuyor.
Duruşmalar Arasındaki Süre En Fazla 3 Ay Olacak
12. Yargı Paketi’nin yurttaşın günlük hayatını doğrudan etkileyebilecek düzenlemelerinden biri de hukuk davalarındaki duruşma takvimine ilişkin oldu.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda duruşmalar arasında uyulması gereken kesin bir üst süre bulunmuyordu. Bu nedenle özellikle büyük şehirlerde bazı davalarda duruşmalar 5-6 ay, hatta daha uzun tarihlere bırakılabiliyordu. Bu durum yargılamaların yıllarca sürmesine neden olan başlıca sorunlardan biri olarak gösteriliyordu.
Yeni düzenleme ne getiriyor?
Yeni kanuna göre; duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamayacak.
Ancak bilirkişi incelemesinin uzaması, istinabe işlemleri, dosyanın niteliği gibi zorunlu hallerde, hâkim gerekçesini açıkça yazarak daha uzun süre verebilecek.
Adalet Bakanlığı, bu değişiklikle özellikle hukuk davalarının gereksiz şekilde uzamasının önüne geçmeyi hedefliyor. Ancak uygulamanın başarısı, mahkemelerin personel ve iş yükü kapasitesine bağlı olacak. Bu nedenle hukukçular, düzenlemenin tek başına yeterli olmayacağı; yargı teşkilatının fiziki ve personel kapasitesinin de güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Bilirkişiye Gereksiz Başvuruya Disiplin Yaptırımı
Mahkemeler, çözümü teknik uzmanlık gerektiren konularda bilirkişilere başvuruyor.
Hâkim veya savcıların, hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurması bakımından özel bir disiplin yaptırımı bulunmuyordu.
Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nda yapılan değişiklikle, yalnızca hukuki bilgiyle çözülebilecek bir konuda bilirkişiye başvurulması hâlinde hâkim veya savcı hakkında uyarma cezası uygulanabilecek. Amaç, yargılamaların gereksiz yere uzamasının önüne geçmek.
Kanuni Faiz Oranı Yeniden Düzenlendi
Sözleşmede faiz oranı belirlenmemişse uygulanacak faiz oranı kanuni faiz olarak adlandırılıyor.
Faiz oranları farklı mevzuat hükümlerine göre belirleniyordu.
Yeni düzenlemeye göre:
- Faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bir önceki yılın 31 Aralık tarihinde uyguladığı kısa vadeli reeskont faiz oranının %80’i olacak.
- Yıl içinde reeskont oranında en az 5 puanlık değişiklik meydana gelirse ikinci altı ay için yeni oran uygulanacak.
Miras Ortaklığında Satış Usulü Değişti
Miras kalan taşınmazlarda ortaklığın satış yoluyla giderilmesi hâlinde yapılacak açık artırmanın usulü değiştirildi.
Açık artırmalar ilk aşamadan itibaren herkese açık şekilde yapılıyordu.
Artık taşınmazın yalnızca mirasçılar arasında paylaşıldığı durumlarda ilk artırma sadece mirasçılar arasında yapılacak. İlk artırmada satış gerçekleşmezse ikinci artırma genel katılıma açılabilecek.
Düzenleme, aile mallarının düşük bedellerle üçüncü kişilere geçmesini önlemeyi amaçlıyor.
Kaçak Sanıklar Hakkında Yeni Kovuşturma Usulü
Kaçak sanık, hakkında yürütülen yargılamaya katılmayan ve bulunamayan kişi anlamına geliyor.
Kaçak sanıklar bakımından uygulamada çeşitli belirsizlikler bulunuyordu.
Ne değişti?
- Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilecek.
- Ancak sanığın sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet kararı verilemeyecek.
- Ceza verilmesine yer olmadığı kararı da verilemeyecek.
- Güvenlik tedbiri uygulanması hâlinde sanık veya avukatı yeniden yargılama talep edebilecek.
Diğer Önemli Değişiklikler
Noterlik evraklarının incelenmesi kolaylaştırıldı
Yeni düzenlemeyle noterliklerde bulunan evrak ve defterler, mahkemeler, sulh ceza hâkimlikleri, cumhuriyet başsavcılıkları ve yetkili kamu kurumları tarafından incelenebilecek. Evrakın aslının istenmesi hâlinde noter, bir örneğini onaylayarak kendi arşivinde saklayacak, asıl belgeyi ise ilgili makama gönderecek.
Danıştay’ın yapısına ilişkin süre uzatıldı
Daha önce Danıştay’daki daire sayısının on daireye düşürülmesi öngörülüyordu. Yeni düzenlemeyle bu sürenin sona erme tarihi dört yıl uzatıldı. Ayrıca boşalan her iki üyelik için yalnızca bir üye seçilmesine ilişkin uygulama da 2030 yılına kadar ertelendi.
İdare mahkemelerinde tek hâkimle görülecek davaların kapsamı genişletildi
Konusu 486 bin lirayı aşmayan birçok idari dava artık heyet yerine tek hâkim tarafından karara bağlanabilecek. Öğrencilerin not, burs ve yurt işlemleri, bazı disiplin cezaları, kamu görevlilerinin izin, lojman ve geçici görevlendirme işlemlerine ilişkin davalar da bu kapsamda değerlendirilecek.
İdari yargıda istinaf sistemi yeniden düzenlendi
Bölge idare mahkemeleri, ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bulmasına rağmen gerekçeyi eksik veya yanlış görürse kararı bozmak yerine gerekçeyi değiştirerek başvuruyu reddedebilecek. Maddi hataların düzeltilmesi de mümkün olacak.
Dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesi sınırlandırıldı
İstinaf mahkemeleri, yalnızca belirli usul hatalarının bulunması hâlinde dosyayı ilk derece mahkemesine gönderebilecek. Keşif yapılmaması veya bilirkişi incelemesinin eksik olması gibi durumlarda ise eksiklikler bölge idare mahkemesi tarafından giderilerek karar verilebilecek.
Temyiz sınırları yeniden belirlendi
Bölge idare mahkemelerinin verdiği bazı kararlar artık doğrudan Danıştay’a götürülemeyecek. Özellikle parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklarda temyiz yolu kapatıldı. Böylece yüksek mahkemelerin iş yükünün azaltılması amaçlanıyor.
Adli Tıp Kurumunda görev ve atama şartları değiştirildi
Adli tıp ihtisas kurulu başkanı ve üyeleri için uzmanlık veya doktora şartı getirildi. Ayrıca kurul başkanları ve üyelerinin görev süresi dört yıl olarak belirlendi.
Hâkim ve savcı yardımcılarının eğitim sistemi yeniden düzenlendi
Hâkim ve savcı yardımcıları artık insan hakları, anayasa hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, karar yazımı ve duruşma yönetimi gibi alanlarda eğitim alacak. Yazılı ve sözlü sınavların kapsamı da ayrıntılı biçimde yeniden düzenlendi.
Vesayet altındaki kişilerin malları elektronik ortamda satılacak
Vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmaz malların satışı artık UYAP’a entegre elektronik satış portalı üzerinden açık artırmayla yapılacak. Taşınmaz satışlarının tamamlanabilmesi için vesayet makamının onayı gerekecek.
Genetik inceleme sonuçlarının saklanmasına yeni kurallar getirildi
DNA ve genetik inceleme sonuçları, kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde özel bir sisteme kaydedilecek. Beraat, kovuşturmaya yer olmadığı veya ceza verilmesine yer olmadığı kararlarının kesinleşmesi hâlinde kayıtlar silinecek. Diğer durumlarda ise veriler yirmi yıl boyunca saklanabilecek.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi genişletildi
Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, dosyanın kendisine ulaştığı tarihten itibaren üç ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilecek. Sanığın lehine yapılan itirazlarda ise süre şartı aranmayacak.
Ses ve görüntü sistemiyle duruşmaya katılım yeniden düzenlendi
Mahkemenin uygun görmesi hâlinde taraflar duruşmaya bulundukları yerden ses ve görüntü sistemiyle katılabilecek. Ancak yemin, sulh, feragat ve davayı kabul gibi işlemlerde fiziki imza zorunluluğu devam edecek.
Davaların birleştirilmesi ve ayrılması kuralları değişti
Aynı yargı çevresindeki hukuk mahkemelerinde görülen davaların birleştirilmesine ilişkin kararlara karşı yalnızca istinaf yoluna başvurulabilecek. Birleştirme ve ayırma kararları tek başına bozma sebebi sayılmayacak.
Haksız fiil tazminatlarında faiz hesabı değiştirildi
İş gücü kaybı ve destekten yoksun kalma nedeniyle açılan tazminat davalarında, zararın hesaplandığı döneme göre faiz başlangıç tarihleri yeniden belirlendi. Bilinen gelir dönemine ilişkin zararlar için olay tarihinden, bilinmeyen dönemler için ise karar tarihinden itibaren faiz işletilecek.
Elektronik satış portalındaki açık artırma kuralları değiştirildi
İcra satışlarında elektronik portal üzerinden yapılacak ilanlarda teminat, teklif miktarı ve artırma şartları ayrıntılı biçimde yeniden düzenlendi. Hazine, açık artırmalarda teminat yatırmaktan muaf tutuldu.
Geçiş hükümleri getirildi
Yeni düzenlemelerin tamamı geçmişte açılmış davalara uygulanmayacak. Birçok değişiklik yalnızca kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalar ve başlatılacak işlemler bakımından geçerli olacak. Özellikle icra satışları, temyiz başvuruları ve hukuk davalarında eski dosyalar bakımından önceki hükümler uygulanmaya devam edecek.





