A Haber canlı yayınına katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, süresiz nafaka tartışmalarından hâkim – savcı yardımcılığı kurumuna kadar hukuk gündemine dair önemli açıklamalarda bulundu.

Nafaka, önceliklerimiz arasında değil

Bozdağ, süresiz nafakanın Adalet Bakanlığının gündeminde uzun süredir yer aldığını ancak öncelikli konuları arasında bulunmadığını belirtti. Nafakanın süresiz talep edileceğinin 1988’den itibaren Medeni Kanun’da yer aldığını, Anayasa Mahkemesinin de bunun anayasaya aykırı olmadığına hükmettiğini hatırlatan Bozdağ, “İçtihat değişikliğiyle süresiz nafaka süreli hale dönebilir” demenin “bunlardan haberi olmamak ya da haberi olduğu halde farklı şekilde değerlendirmek” anlamına geldiğini ifade etti.

Bozdağ, Bakanlık görevine geldikten sonra nafaka konusunda basında çıkan asılsız haberlerle ilgili rahatsızlığını “Sanki bakanlık medyaya bilgi vermiş. Bu konu medyada yer aldı. Bizim böyle bir bilgi vermemiz söz konusu değil. Ben de medyadan takip ettim. Bir sürü ahkam kestiler, bakanlık şöyle, böyle yapıyormuş diye. Bize de bir sürü eleştiri yaptılar. Yapmadığımız bir işten yapmış gibi muamele ettiler, çok üzüldüm. Şu anda bakanlığımız bu sorunu görüyor, böyle bir sorunu Türkiye’nin var. Bu sorunla ilgili çalışmaları da bakanlığın var. Şu anki önceliklerimiz arasında bu soruna ilişkin adım atmak yok. Önceliklerimiz arasında yok.” sözleriyle dile getirdi.

Bir aylık evlilik sonrasında uzun süre nafaka ödenmesiyle ilgili konuyu da “Bir ay evlilikte ömür boyu nafakayı adil de doğru da hiç görmedim, görmüyorum da. Bunun adil olması ve hakkaniyete uygun olması son derece önemlidir. Bu konularda bakanlığın hazırlığı var, o hazırlıklar sürüyor, çözüm önerileri de var, onlar da somuta dönmüş durumda ama bu adımın zamanlaması konusunda zamana ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.” sözleriyle değerlendiren Bozdağ, “Bir gün evli kalana ömür boyu nafakayı benim vicdanım da kimsenin vicdanı da kabul etmez. Bunu haklı gören biri olduğunu da zannetmiyorum.” şeklinde konuştu.

Okuma önerisi:  Yargıtay Başkanı Akarca'dan "Sosyal Medya Mahkemeleri" Vurgusu

Sosyal medya savcılığı

Türkiye’de sosyal medya savcılığı ve sosyal medya mahkemeleri sorununa dikkat çeken Bekir Bozdağ, hâkimin vicdanının rahat olmasının her şeyden önemli olduğunu “Sosyal medya şöyle yazıyor, falan gazeteci böyle yazıyor, filan yorumcu böyle diyor, eğer hakim ona bakarsa hakim dosyayı unutur. Bu sefer anayasa, hukuk, kanun ve delilden uzaklaşan vicdanla bambaşka bir karar ortaya çıkar. Hakim, ‘vicdanım rahat diyorsa’, onun vicdanı kanuna, anayasaya, hukuka bağlıysa rahattır. Hiçbir yere bağlı değilse, kamuoyunu tatmin etmeye, medyaya, başka şeylere bağlıysa o zaman o vicdan, rüzgarın önündeki yaprak gibi olur, bir o yana, bir o yana gider.” sözleriyle vurguladı.

“23 tane bıçak atan birisini serbest bırakmaya ne anayasamız, hukukumuz, kanunlarımız ne de herhangi bir Türk vatandaşının vicdanı izin verir.” diyen Bozdağ, hâkimlere, savcılara yönelik meslek içi eğitimler düzenlendiğini, eksik soruşturma konusunda da İçişleri Bakanlığıyla sıkı iş birliğine ihtiyaç duyulduğunu ifade ederek “Dosyada delil, bilgi, belge olduğu halde verilen, halkı ayağa kaldıran karar benim bildiğim yok.” dedi.

Yargıdaki FETÖ işgaline son verdik

25 yaşında göreve başlayan hâkim ve savcıların olmasının yeni bir durum olmadığının altını çizen Bakan Bozdağ, yargıda FETÖ işgal ve nüfuzuna son verdiklerini “Türk yargısı içerisinde tespit ettiklerimizi yargının dışına attık. Bağımsız ve tarafsız hareket edemeyen, vicdanı anayasayla, kanunla, dosyayla, delille bağlı olmayıp da bir terör örgütüyle bağlı olandan adalet beklememiz mümkün değildir. Millete de böylelerinin adalet dağıtmasına izin vermemiz bizim sorumluluğumuzun gereğini yerine getirmemek olur. Adalet terazisinin ayarları doğru olmalıdır. Bozulmasına da devlet izin vermemelidir. Adalet Bakanlığının, hükümetlerin asli görevlerinden biri bu terazinin ayarlarını korumak, bozulmasına ve bozmak isteyenlere asla izin vermemektir. Biz izin vermedik ve onları temizledik. Türkiye’ye çok büyük bir iyiliği yaptık.” sözleriyle dile getirdi.

Okuma önerisi:  Ceza Muhakemesi Hukukunda Koruma Tedbirleri Sempozyumu - Marmara Üniversitesi Haydarpaşa Hukuk Kulübü

FETÖ’nün binbir kılığa giren bir örgüt olduğunu vurgulayan Bakan Bozdağ, “Devletin içinde yargı dahil FETÖ’nün kurucu, oyun kurucu veya organize edici bir aktör olma vasfı yok. Şu anda piyasada bilinen birisi yok ancak kıyıda, köşede, kripto, kendini gizlemiş birisi var mıdır? Olabilir. Çünkü bu binbir kılığa giren terör örgütü. Böyle saklanan birileri olabilir. Onlar ne kadar saklanabilir, onu göreceğiz. Şu anda devlette etkin olma hiçbir şekilde böyle bir güçleri, imkanları yok. FETÖ’cü diye kalkıp bir şey yapma şansları yok. Onu fark ettiğimiz an hemen hem savcılar hem idare gereğini yapar. Tespit ettiğimizde hukukumuz çerçevesinde gerek ne ise o gereği yapmada tereddüt edemeyiz, etmeyiz. Devlette görev yapanların, devletine, milletine ve anayasasına sadakat yükümlülüğü vardır. Eğer siz anayasanıza, devletinize, milletinize sadakat yükümlülüğüne aykırı davranıyorsanız devletin sizinle çalışmama hakkı vardır.” ifadelerini kullandı.

Hâkim ve savcı yardımcılığı kurumu

Nitelikli hâkim ve savcıları göreve alma amacıyla hâkim ve savcı yardımcılığı kurumunun getirileceği bilgisini paylaşan Bozdağ, mezun olanların üç yıllığına bir hâkimin veya savcının yardımcısı olarak atanacağını söyledi.

Hâkim ve savcı yardımcılığıyla ilgili düzenlemenin mayıs ayında Meclis’te görüşülmesinin beklendiğini belirten Bozdağ, “Kanun teklif etme ve yasalaştırma Meclis’imizin yetkisinde. Milletvekillerimiz bu konu üzerinde çalışıyorlar. Biz de onlara lojistik destek veriyoruz. Bu yasalaştığında da 1 Ocak 2023’te yeni sistemi devreye alacağız. Böylelikle daha nitelikli hakim ve savcı yetiştirme sistemini hukukumuza, yargımıza kazandırmış olacağız.” dedi.

Haber kaynak