Modern Hukukun Temellerini Atan Hukuk Çınarı Ebül’ula Mardin

Osmanlı’nın son dönemleriyle Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında hukuk alanına damga vuran hukuk insanı ve akademisyen Ebül’ula Mardin, 9 Ağustos 1881 tarihinde Arnavutluk’un İskodra kentinde dünyaya geldi. Ömrünü hukukun ışığında şekillendirdiği toplumların adalet sistemlerine adayan Mardin, hem akademik başarıları hem hukuki katkılarıyla Türk hukukunun öncü isimlerinden oldu.


Akademik Hayatı ve Hukuk Tutkusu

Dedesi Yusuf Sıtkı Efendi, Mardin kadısı olan Mardin, aileden gelen derin ilim geleneğiyle büyüdü. Bir yakınının işini halletmek için fakülteye gittiğinde dersine denk geldiği İbrahim Hakkı Paşa’nın hitabetinden etkilenerek hukuk okumaya karar veren Mardin’e, hukuk kariyeri için babası şu şartları öne sürdü: Savcı olmasın, başkalarını itham etmekle ömrünü harcamaması için. Avukat olmasın, başkalarının dertlerini üzerine almaması için. Hakimlik yapabilir, fakat ancak talep edilirse. Babasının bu tavrı, Mardin’in hukuk yolculuğundaki etik ve vicdan temelini oluşturdu.

İdari ve Siyasi Kariyeri

1903 yılında İstanbul Hukuk Mektebini birincilikle bitiren Mardin, mezuniyetinin ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde öğretim üyeliği görevine başladı. Akademik kariyerinin yanında idari ve siyasi alanlarda da çalışan, 1914-1919 yılları arasında Niğde’de idari görevlerde bulunan Mardin, 1920’de Mardin mebusu olarak Osmanlı Mebusan Meclisinde yer aldı. Bu dönemde hem hukuki bilgi birikimini hem de toplumsal adalet anlayışını, yasama çalışmalarına yansıttı.

Medeni Hukuk Alanındaki Katkıları

1933 Üniversite Reformu döneminde, medeni hukuku İslami yaklaşımla anlattığı gerekçesiyle bazı öğrencileri tarafından şikâyet edilmesine rağmen Atatürk, bu eleştirilere karşı Ebül’ula Mardin’in yanında durarak onun hukuk alanındaki derinliğini ve dehasını takdir etti. Medeni hukuk alanında uzmanlaşan, hukuk eğitiminde modernleşme ve laikleşme çabalarının savunucularından olan Mardin, 1951’de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden ordinaryüs profesör ünvanıyla emekli oldu. Akademik hayatı boyunca yazdığı 17 eserle hukuk literatürünü zenginleştiren Mardin, özellikle Mecelle’nin külli kaideleri üzerine yaptığı vurgular ve medeni hukuku İslami terminolojiyle açıklama yeteneğiyle tanındı.

Adalete ve etik değerlere bağlılığın bir simgesi olarak 1957 yılında hayata veda eden Ebül’ula Mardin ardında, hukukun uygulanması ve öğretimine dair derin bilgi mirası bıraktı. Onun yetiştirip etkilediği hukukçular, modern Türk hukuk sisteminin temel taşlarını oluşturdu. Bugün Beşiktaş’ta bir sokak ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki Amfi 1, onun adını taşıyarak bu değerli hukuk çınarının hatırasını yaşatmaktadır.