Sözleşme, Türkiye Cumhuriyeti tarafından Sözleşme’ye ilişkin yapılan üç beyan ve bir çekinceyi de kapsamaktadır. Sözleşme, 16 Aralık 1966’da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararıyla kabul edilmiş ve 23 Mart 1976’da yürürlüğe girmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin, Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme’ye taraf olması, Türk hukuk sistemi açısından büyük önem taşımaktadır. Zira bu sözleşme, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası bir anlaşma olarak, ülkedeki insan hakları ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi için bir çerçeve sunar. Türkiye’nin yaptığı beyanlar ve çekince, bu Sözleşme’yi kendi Anayasası, hukuki ve idari düzeni ile uyumlu bir şekilde uygulama niyetini göstermektedir. Bu durum, uluslararası hukukun yerel hukuka entegrasyonu açısından kritik bir örnektir.
Sözleşme, herkesin yaşama hakkı, işkence yasağı, kölelik ve zorla çalıştırma yasağı gibi temel hak ve özgürlükleri koruma altına alır. Ayrıca, hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı, düşünce, vicdan, din ve ifade özgürlüğü gibi demokratik ilkeleri de güvence altına almaktadır. Sözleşmenin uygulanması, Türkiye’de ve tüm dünyada demokratik değerlerin ve insan haklarının gelişimine katkıda bulunmaktadır.





