Ana Sayfa Blog Sayfa 190

Akademik Özgürlük Yaz Okulu

Düzenleyen:

Akademik Özgürlük Yaz Okulu, İnsan Hakları Okulu tarafından düzenlenmektedir.

Tarih:

  • Son başvuru tarihi: 19 Ağustos Pazartesi
  • Yaz Okulu tarihleri: 23-27 Eylül 2019

Yer:

İzmir

Etkinlik içeriği:

Yaz okuluna katılacak her alandan genç araştırmacılar ve akademisyenlerle birlikte akademik özgürlük, sözü edilen temeller üzerinden tartışmaya çalışılacak ve nasıl bir akademi istendiği sorusuna cevap aranacak.

Konular:

  • Siyaset bilimi
  • Hukuk
  • Evrim kuramı
  • Tiyatro
  • Her alanda akademik özgürlüğün temel bir hak ve ilke olarak önemini tartışan seminer
  • Kavram atölyeleri

Etkinlik ayrıntıları:

  • Katılımcı sayısı 30 kişiyle sınırlı.
  • Başvurular Türkiye’de ikamet eden yüksek lisans ve doktora öğrencilerine açık.
  • Yol ve konaklama İnsan Hakları Okulu tarafından karşılanacak.
  • Başvuruları değerlendirme sürecinde niyet mektubu önem arz etmektedir. Niyet mektubu için belirlenen soruya 250 kelimeyi geçmeyecek bir yanıt beklenmektedir.

İletişim / Başvuru

QR kodu okutun, etkinliği size Facebook’tan hatırlatalım.

Hukuk derslerine verimli çalışma önerileri

Her lisans programı gibi hukuk fakültesinde okumak da çoğunlukla “zor” olarak nitelendirilir. Hukuk tercihi yapmak istemeyenlerin öne sürdüğü sebeplerin başında hukuk kitaplarının kalınlığı ve derslerin zorluğu gelmekte. Ancak düzenli ve verimli çalışıldığı, özellikle de “ders, derste dinlenildiği” zaman altından kalkılamayacak ders, başarılamayacak sınav yok. Gözünüzde büyüttüğünüz hukuk derslerini verimli bir şekilde çalışmanız için size 10 önerimiz var:

Görselleştirin

Hukuk, ağır sözel ifadelerden oluşur. Konu başlıkları çok fazladır, hele ki işin içine yasalar, maddeler girerse konular daha karmaşık bir yapı halini alabilmekte. Bu sebeple hangi hukuk dersine çalışacaksanız ona kuşbakışı bakarak genel resmi görün. Bunun için de şemalaştırma yöntemine gidin. Gerekirse ezber gerektiğini düşündüğünüz konuları hatırlamanızı kolaylaştıracak resimler çizin. Bu konuda hayal gücünüzü kullanmaktan çekinmeyin.

Parçalara bölün

Parçalara bölerek yutmak bütünü yutmaya çalışmaktan her zaman daha kolaydır. Hukuk derslerini konu başlıklarına, o konu başlıklarını da alt başlıklara ayırarak şemalaştırma yöntemi gözünüzde örümcek ağı gibi duran derslerin sadeleşmesini sağlayacaktır. Dersleri bir bütün halinde öğrenmeye çalışmak yerine şemalar üzerinden ana konulara öncelik vererek çalışmanız işinizi kolaylaştıracaktır. Parçalara böldüğünüz konuları, önem ve öncelik sırasına göre de derecelendirerek çalışma planınızı oluşturabilirsiniz.

Renklendirin

Dersi hangi kaynaktan çalışıyorsanız metinleri öncelikle öykü okur gibi okumanızı öneririz. Bu yöntem, gözünüzde büyüttüğünüz ve anlaşılmasının zor olduğunu düşündüğünüz hukuk konularına karşı ön yargınızı kıracaktır. İkinci okumanızı makale okur gibi yapın. Bu okuma sırasında renk tercihi size kalmış bir fosforlu kalemle önemli olduğunu düşündüğünüz satırları çizin. Bu, bir anlamda özetleminin ilk adımıdır. Tekrar o sayfaya döndüğünüzde bütün bir sayfayı değil sadece altı çizili satırları okuyarak zamandan da tasarruf sağlamış olursunuz. Satırları kalemle işaretlemek hoşunuza gitmiyorsa küçük renkli yapışkan kağıtlar ile de önemli bölümleri işaretleyebilir, not kâğıtlarına o bölümün niçin önemli olduğuna dair kısa notlar ekleyebilirsiniz.

Notlar çıkarın

Yukarıda ilk özetlemeyi yaptığınızı belirtmiştik. Fosforlu kalemle işaretlediğiniz satırlara tekrar dönün ve o bölümleri dikkatlice okuyarak ya ayrı bir deftere ya da sayfaların üzerine yapıştıracağınız renkli kâğıtlar üzerine notlar çıkarın. Önerimiz, her ders için ayrı bir özet defterinizin olması ki onlarca kitabı açıp oradaki notlarınızı arayıp bulmak çok daha zor olacaktır. Özet notlarınızın yanında hangi kitabın kaçıncı sayfasından alındığına dair hatırlatıcı bilgiler eklemeyi de unutmayın. Çünkü asıl olan kaynağın kendisidir, özetiniz değil.

Mevzuattan yararlanın

Asıl olan özetiniz değil kaynağın kendisidir dedik. Ders kitaplarınız da elbette önemli birer kaynak ancak söz konusu olan kanunlar, yasalar ise Mevzuat Bilgi Sistemi e-Mevzuat gibi muazzam bir kaynak her zaman elinizin altında olmalı. Çalıştığınız dersin konusuna göre e-Mevzuat’ta arama yaptırın ve bilgileri sürekli teyit edin.

Özeti özet yapan tekrardır

Çoğu ders gibi hukuk dersleri de nankördür, tekrar edilmediğinde kolaylıkla unutulur. Konuları hafızanıza daha iyi yerleştirebilmek için özetlerinizi sık sık tekrar etmenizde fayda var. Bu tekrarları hem okuyarak hem de sesli olarak hikâye gibi anlatarak yapın. Hikâyeleştirmeyi biraz daha açalım:

Hikâyeleştirin

Hukuk derslerini çalışırken yapılan hataların başında bilgileri ezberlemek gelir. Oysa konuları ezberlemek yerine hikâyeleştirmek, bilgilerin akılda kalıcılığını daha çok sağlar. Notlar çıkararak özetlediğiniz konuları, eğer çok karmaşık bir yapıya sahipse, olay örgüsü içerisinde bir hikâyeye dönüştürmeniz işiniz son derece kolaylaştıracaktır.

Dersi anlatan hoca olun

Konuları şemalaştırıp görselleştirdiniz; önemli yerleri işaretleyip özetlediniz, notlarınız üzerinden hikâyleştirdiniz ve aslında yorucu gibi görünse de keyifli bir süreci tamamladınız. Peki, bitti mi? O dersi hallettiniz mi? Elbette ki hayır. Şimdi sıra o dersin hocası olmakta. Çalıştığınız konuyla ilgili şu ana kadar geldiğiniz noktada elinizdeki görselleri, şemaları, özetleri, hikâyeleri kullanarak bunları sanki karşınızda öğrencileriniz varmış gibi onlara anlatın. İsterseniz boş duvara, isterseniz de saksıdaki çiçeklere konuyu anlatın, hatta kendinizi videoya çekip kameraya anlatın. Ama mutlaka o dersin hocası gibi bu konuyu hayali de olsa birilerine aktarmaya çalışın. Özetlediğiniz ve notlar çıkardığınız konuyu, kendi cümlelerinizle birilerine anlatmaya çalışmak bilgilerin kalıcılığını sağlamlaştıracaktır. Sadece bununla da yetinmeyin, karşınızda zeki ve sorgulayıcı öğrenciler olduğunu düşünerek bu konu hakkında hangi soruları sorarlardı diye tahmin yürütmeye çalışın. Ve söz konusu dersle ilgili gelmesi muhtemel soruları hemen not edin. Bu sorular, ilgili dersle ilgili gireceğiniz sınavda karşılaşabileceğiniz soruların aslında bir ön habercisi. Hatta belki de tam da sınav sorusu.

Amerika’yı yeniden keşfetmeyin

Hukuk derslerini çalışırken epey yoruldunuz, haklısınız. Bu sebeple Amerika’yı yeniden keşfederek daha çok yorulmanıza gerek yok. Anlamadığınız, anlamakta zorlandığınız ya da çok karmaşık gelen hukuk derslerinde bir uzmana, bir üst sınıftaki arkadaşınıza ya da bir avukata danışmaktan çekinmeyin. Bilgisine başvurulan herkes, seve seve size yardımcı olacaktır. Daha önce bu konuları çalışmış biri, tecrübelerini sizinle paylaşmakla kalmayacak söz konusu dersi daha pratik nasıl çalışabileceğinize dair size yol da gösterecektir. Bunu kolaylaştırmanın bir yolunu daha biliyoruz:

Bonus: Whatsapp grubu kurun

Whatsapp grupları aslında o kadar da geyik yapılan eğlenceli bir o kadar da sıkıcı değil. Neden mobil teknolojiyi, derslerinize olumlu katkı sağlayacak şekilde kullanmayı denemiyorsunuz? Çalışırken zorlandığınız, desteğe ihtiyacınızın olduğunu düşündüğünüz hukuk dersiyle ilgili bir Whatsapp grubu kurabilir ve gruba o dersle ilgili bilgisine güvendiğiniz arkadaşlarınızı ekleyebilirsiniz. Tabii ki o kişilerden izin alarak ve sınavlar bittikten sonra grubu sileceğinize söz vererek. Aynı dersin sınavına hazırlananların aynı Whatsapp grubunda olması bilgi paylaşımı ve konuların tartışılarak derinlemesine öğrenilmesi açısından faydalı olabilir. Fakat dikkatinizin dağılmaması için grupta ders dışı konuların konuşulmaması şartını koyun ve grup bildirimlerini kapatın. Türkiye Hukuk editörleri, sık kullanılmasa da bu gibi durumlarda Whatsapp yerine Telegram’ın kullanılmasını önermekte. Sebebi ise Whatsapp’ın aksine Telegram’da cep telefonu numarasının görünmemesi ve böylece birbirini tanımayan kişilerin ortak amaçla kurulmuş Telegram grubuna gönül rahatlığıyla dahil olabilmesi.

Prof. Dr. Hayri Domaniç Kimdir?

Hayri Domaniç; 21 Haziran 1923 tarihinde Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde doğdu, 4 Temmuz 2010 tarihinde 87 yaşında vefat etti. 1864 yılındaki Büyük Çerkez sürgününde Kabardey bölgesinden Anadolu’ya sürülerek Uzunyayla’ya yerleşen Dumenış adlı Adığe ailesine mensup olan Domaniç, Sevgi Bilsay Domaniç ile evli ve iki çocuk babasıydı.

Pınarbaşı İlkokulunu bitiren 1945 yılında Galatasaray Lisesinden mezun olan Domaniç, aynı yıl İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine girdi. 1949 yılında mezun olduğu fakültenin İcra ve İflas Hukuku kürsüsüne 1951 yılında asistan oldu. Aynı kürsüde 1954 yılında doktorasını tamamlayan Hayri Domaniç, 1956 yılında aynı fakültenin Kara Ticareti Hukuku kürsüsüne geçti. 1958 yılında doçent, 1967 yılında profesör unvanlarını aldı. 1958 yılında emekli olduktan sonra avukatlık mesleğini icra etmeye devam etti.

İstanbul’daki Kafkas Kültür Derneğinde 1950’li yıllarda yöneticilik ve başkanlık görevlerinde bulundu; 1962-1963 yıllarında Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Yüksek Okulunda, 1968 – 1971 yılları arasında Özel Şişli İktisadi ve Ticari İlimler Yüksek Okulunda ticaret hukuku dersleri verdi.

Almanca, Çerkezce, Fransızca, İngilizce ve Latince bilen Prof. Dr. Hayri Domaniç, başta dört ciltlik Türk Ticaret Kanunu kitabı olmak üzere hukuk alanında on altı önemli esere imza attı.

Prof. Dr. Hayri Domaniç’in Eserleri:

  • Anonim Şirketlerin Kuruluşundan Doğan Hukuki Mes’uliyet (1964)
  • Hukukta Kaziyye-i Muhkeme ve Nisbi Kuvveti (1964)
  • Adi, Kolektif ve Komandit Şirketler (1965)
  • Kıymetli Evrak Hukuku (1969)
  • Ticaret Hukukunun Umumi Esasları (1970)
  • Notlu-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu ve İlgili Mevzuat (Ersin Çamoğlu ile, 1977)
  • Anonim Şirketler (1978)
  • Karşılıksız Çek (1983)
  • Türk Ticaret Kanunu Şerhi (4 Cilt 1988-90)

2019 Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Sınavı İlanı

“2019 Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Sınavı” 24 Kasım 2019 tarihinde yapılacak. Adalet Bakanlığı, ayrıca beş bin arabulucunun daha alınacağı yeni sınavın 26 Temmuz 2020 tarihinde yapılacağını da duyurdu.

24 Kasım 2019 tarihinde yapılacak Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Sınavına başvurular 19 Ağustos 2019 – 02 Eylül 2019 tarihleri arasında alınacak.

2019 Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Sınavı İlanı ayrıntıları şu şekilde:

adalet-bakanligi-arabuluculuk-sinavi

Uzay Hukuku ve Politikası Konferansı

Düzenleyen:

Uzay Hukuku ve Politikası Konferansı; TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü, Türkiye Uzay Ajansı ve Asya-Pasifik Uzay İşbirliği Örgütü (APSCO) ortak organizasyonu ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) desteğiyle düzenlenmektedir.

Etkinlik takvimi:

  • Son başvuru tarihi: 09 Ağustos 2019
  • Konferans tarihi: 23-26 Eylül 2019

Yer:

İTÜ Ayazağa Kampüsünde bulunan Süleyman Demirel Kültür ve Kongre Merkezi

Etkinliğin içeriği:

  • Uzay faaliyetlerine dair hukuki ve idari konular
  • BM Dış Uzay anlaşmaları ve prensiplerine dair anlayışın geliştirilmesi, kabul ve uygulamanın desteklenmesi
  • Ulusal uzay mevzuatı ve politikaları hakkında bilgi alışverişinin, ulusal uzay aktivitelerinde yer alan profesyoneller arasında geliştirilmesi
  • Uzay hukukunun ekonomik ve sosyal kalkınmada, uzay-kaynaklı verinin ise sürdürülebilir kalkınma konusunda katkılarının ele alınması
  • Uluslararası uzay hukuku alanındaki eğilimlerin ve bunların sonucu olarak ortaya çıkan zorlukların değerlendirilmesi
  • Uzayın barışçıl amaçlarla kullanımı alanında bölgesel ve uluslararası işbirliğini arttırıcı mekanizmaların ele alınması
  • Uzay hukuku alanındaki üniversite seviyesindeki çalışmaların ve programların ulusal uzmanlık ve kapasite geliştirme açısından değerlendirilmesi
  • Uluslararası uzay hukukunun, devletlerin farklılaşmış ulusal çıkarlarını dengeleyen, potansiyel hukuksal modeller ortaya koyabileceği özgün alanların tartışılması

Katılımcılar:

Konferansa yaklaşık 200 kişilik uluslararası bir uzman grubunun katılması beklenmekte olup, bu uzmanlar arasında BM üyesi ülkelerin uzay alanında çalışan üst düzey idareci ve hukukçuları yer almaktadır. Bunun yanında, yine ülkelerindeki kapasite geliştirilme faaliyetlerinde aktif yer alan ve politika belirlemede etkin rol alan birçok akademisyenin de katılımı beklenmektedir:

  • Ulusal uzay ajansları ve devlet kurumlarından karar vericiler ve politika yapıcılar
  • Uzay alanından uzmanlar
  • Özel sektör temsilcileri
  • Akademik camiadan uzay aktivitelerinde yer alan araştırmacı ve öğrencilerden oluşan
QR kodu okutun, etkinliği size Facebook’tan hatırlatalım.

Taslak konular:

  • Dış uzayın sorumlu, barışçıl ve güvenli kullanımının desteklenmesi
  • Dış uzay aktivitelerinin uzun dönem sürdürülebilirliği
  • Dış uzayın hukuki rejimi ve küresel idare
  • Dış uzay faaliyetlerine dair ulusal hukuk ve çerçeve politikalar
  • Uzaktan algılama verisinin Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşmak üzere paylaşılmasında örnek uygulamalar
  • Uzay Hukuku ve Politikası alanında kapasite geliştirmenin desteklenmesi

Etkinlik ayrıntıları:

Konferans dili İngilizce olacaktır.

İletişim / Başvuru:

24 Maddede Nafaka Çalıştayı Sonuç Bildirgesi

Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu (TÜBAKKOM) tarafından 54 baro ve baroların Kadın Hakları Merkezi’nden 120 avukatın katılımıyla 13 Temmuz 2019 tarihinde Ankara’daki Avukat Özdemir Özok Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen Nafaka Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi açıklandı.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu‘nun açılış konuşmasında “Türkiye Barolar Birliği’nin resmî duruşu ve görüşü bu çalıştaya bağlı olarak çıkacak.” dediği Nafaka Çalıştayı’nın sonuç bildirgesinden çıkardığımız 24 ana başlık şu şekilde:

  1. Fonlar kurulması veya sosyal yardımlar yapılması nafakanın alternatifi değildir.
  2. Nafaka konusunda cinsiyet açısından nötr görünen bir düzenleme değişikliği orantısız biçimde kadınlar aleyhine sonuçlar doğuracağı için ayrımcıdır.
  3. Nafaka hakkına yapılacak müdahaleler ağırlıklı biçimde kadınları olumsuz etkileyeceği için kadınlar aleyhine dolaylı ayrımcılık oluşturur ve CEDAW hükümlerine, taraf olduğumuz İstanbul Sözleşmesine aykırı düşer.
  4. Şiddet döngüsünden kurtulamayan kadınlar üzerinde yoksulluk nafakası üzerinden mali anlamda baskı ve tehdit yaratmak, şiddetle mücadeleyi etkisiz hale getirmek, dahası şiddetle mücadeledeki pozitif yükümlülükleri ihlal etmek anlamına gelir.
  5. Yoksulluğa rağmen, nafakaya hükmedilip hükmedilmeyeceği ve yoksulluğun bitip bitmeyeceği bilinmeden, önceden nafakanın süresinin belirlenmesi konusunda takdir yetkisi tanımak kadınlar aleyhine dolaylı ayrımcı bir tutumdur.
  6. Genel olarak nafaka borcu, bakma veya dayanışma yükümlülüğüne dayanır, bir yaptırım değildir.
  7. Nafaka yükümlülüğü, hangi ilişkiden kaynaklanırsa kaynaklansın kusurdan bağımsızdır.
  8. Nafakanın temelinde hukuka aykırı fiil değil; bakma veya dayanışma yükümlülüğü vardır.
  9. Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olma ve daha ağır kusurlu olmama şartlarına bağlıdır.
  10. İleri sürülenin aksine sadece yoksulluk nafakası değil, yardım nafakası da süresizdir.
  11. Sadece yoksulluk nafakası zamanaşımı süresine tabidir, diğerleri her zaman istenebilir.
  12. Yoksulluk nafakası bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu için nafaka yükümlüsünün görece geçici bir süre için ödemeden güçsüzlüğe düşmesi halinde nafakanın kaldırılması nafakanın bir daha istenememesine, bağlanmamasına yol açacaktır.
  13. Şartsız destek olma borcu yükleyen mevcut evlilik birliği veya çocuklar için geniş takdir yetkisi tanınmıştır, şarta bağlı dayanışma yükümlülüğü yönünden sınırlı takdir yetkisi tanınmıştır.
  14. Yoksulluk nafakasında korunacak bir kamusal menfaat yoktur, dolayısıyla geniş bir takdir yetkisi gerektiren olgu da yoktur.
  15. Nafaka miktarları ve artırım tutarları çok düşük belirlenmekte ve günlük ihtiyaçları karşılamamaktadır, takdir yetkisi kadınlar aleyhine kullanılmaktadır.
  16. Nafakanın artırımı için açılan davalar iki yıl veya daha uzun sürmektedir, hak arama özgürlüğü ihlal edilmektedir.
  17. Nafaka borcu sebebiyle yıllarca hapiste kalmak tümüyle gerçek dışı bir iddiadır.
  18. Şiddete karşı koruyucu/önleyici tedbir kararlarına karşı direnç göstermek ile nafaka kararına karşı direnç göstermek arasında zihniyet açısından bir fark yoktur.
  19. Kadın yoksulluğunun yasal, yargısal, politik, ekonomik sebepleri vardır.
  20. Yoksulluk nafakası düzenlemesinde cinsiyet ayırımı yapılmamıştır. Kadın veya erkek eş boşanmakla yoksulluğa düşecekse ve kusuru diğer taraftan daha fazla olmamak şartıyla diğer eşten yoksulluk nafakası isteyebilir (Madde 175).
  21. Yoksulluk nafakasının daha çok kadınlara veriliyor olmasının nedeni kadınların ekonomik olarak güçsüz bırakılmaları, bağımlı kılınmaları ve boşanmakla yoksulluğa düşecek olmalarıdır.
  22. Yoksulluk nafakası ömür boyu değildir. Türk Medeni Kanunu’nda yoksulluk nafakasının sona ermesi, kaldırılması ve indirilmesi şartları belirlenmiştir (Madde 176).
  23. Anayasa Mahkemesi kararları ve Yargıtay içtihatlarıyla yoksulluk nafakasının ölüm veya evlilik ile kendiliğinden sona erinceye ya da mahkeme kararıyla kaldırılıncaya kadar süresiz olması gerektiği karara bağlanmıştır.
  24. Nafakanın süreli hale getirilmesi kadının mağduriyetini artıracak ve onu şiddet gördüğü ve mutsuz olduğu bir evliliğe katlanmak zorunda bırakacaktır.

TÜBAKKOM tarafından gerçekleştirilen Nafaka Çalıştayı Sonuç Bildirgesi’nin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Yaşlandırma Uygulaması FaceApp’ın Gerçek Yüzü*

Son günlerde tanıdığımız birçok kişinin sosyal medyada yaşlı fotoğraflarıyla karşılaştık. İlk kez 2017 yılında Wireless Lab adındaki Rus şirketi tarafından yayımlanan FaceApp en büyük patlamasını geçen günlerde yaşadı. Birçok ünlü ve fenomenin de kendi yaşlandırılmış fotoğraflarını paylaşmasıyla birlikte uygulamanın popülaritesi daha da arttı. Bu ay hem iOS hem de Android cihazlarda en popüler uygulamalar arasında ilk sırayı aldı. Forbes raporuna göre 9 Temmuz ve 19 Temmuz tarihleri arasında Wireless Lab şirketi, FaceApp uygulaması üzerinden 1 milyon dolar ciro elde etti. Bu gelir ise, firmanın günümüze dek elde ettiği toplam gelirin yaklaşık yüzde 10’una tekabül ediyor.

Kişisel verilerimiz kopyalanıyor

Uygulamanın bu kadar popüler olmasının hemen ardından ise gizlilik politikası ve hizmet kullanım şartları konuşulmaya başladı. Günümüzde milyonlarca indirmeye ulaşan bu uygulamanın en önemli riskini ise kişisel veriler oluşturuyor. Birçok uygulamada olduğu gibi FaceApp da kullanıcılardan birçok yetki/izin istiyor. Toplanan kullanıcı verileri başta reklam verme amaçlı olmak üzere pek çok alanda kullanılabiliyor.

Kullanıcılar uygulamayı kurarken cihazın kamerasına erişme, fotoğraf ve video galerilerine erişme, cihaz içeriğini görüntüleme gibi birçok izni de vermiş oluyor. Uygulama şirketleri, topladıkları bu verileri üçüncü taraflara satıyor. FaceApp, verilerinizi uygulamayı kullanarak vermiş olduğunuz izin ile paylaşabilir, görüntüleyebilir ve kullanabilir hale geliyor. Siz uygulamadaki verilerinizi silseniz bile FaceApp’in bu verileri depolama hakkına sahip oluyor.

Uygulamanın hizmet kullanım şartlarında geçen bir ifade:

FaceApp’a sunduğunuz içerikle; şu anda bilinen veya daha sonra geliştirilen tüm medya biçimlerinde ve kanallarında tarafınıza tazminat ödemeden kullanıcı içeriğinizle bağlantılı olarak benzerlik barındıran herhangi bir ad, soyad kullanılarak, içeriğinizin çoğaltılması, değiştirilmesi, uyarlanması, yayımlanması, tercüme edilmesi ve türevi işlemler yapılması suretiyle, dağıtılması, halka açık bir şekilde gösterilmesi için kalıcı, geri alınamaz, münhasır olmayan, telif hakkı olmayan, dünya çapında, tamamen ücretli, devredilemez, alt lisanslanabilir bir lisans vermektesiniz.

General Data Protection Regulation ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile birlikte kişisel verilerin, işlenmesi ve depolanması ağır yaptırımlarla kontrol altında tutulmaya çalışılıyor olsa da bu belirsiz ve açık uçlu sözleşme koşullarına sahip olan FaceApp’ın yürürlükteki veri kurallarının yanı sıra temel bir insan hakkı olan mahremiyetin korunmasına dair hükümler ile de çeliştiği açıkça ortada.

FaceApp’tan geri adım

İngiliz veri koruma kurumu ICO’dan (Information Commissioner’s Office) bir yetkili; FaceApp hakkındaki endişelerin farkında olduklarını, kullanıcıların kişisel verilerinin nasıl kullanılacağından emin olmadığı müddetçe bu tarz hizmetleri kullanmaması gerektiğini ifade etti.

Geçen günlerde ABD Senatosundaki Demokratların lideri Chuck Schumer da, konuyla ilgili yaptığı açıklamada FBI ve Federal Ticaret Komisyonu’na çağrı yaparak programın ‘ulusal güvenlik ve veri gizliliğine yönelik tehlike oluşturduğunu’ söyledi ve soruşturmada bulunulmasını istedi.

Uygulamanın üreticisi ve CEO’su Yaroslav Goncharov, Forbes’a verdiği röportajda FaceApp’in gelen istekler üzerine kullanıcıların verilerini sildiğini ancak gelişmiş gizlilik politikası ve yeni geliştirmelerle daha fazla şeffaflık sunulacağını söyledi.

Ücretsiz ise ürün sizsiniz demektir

Facebook’un, birçok kullanıcının verilerini sattığı Cambridge Analytica skandalından sonra hiçbir uygulamaya güvenmememiz gerektiğini bir kez daha hatırlamamız gerekmektedir. Ayrıca geçen yıl yine sosyal medyada popüler olan Get Contact uygulamasını da unutmamalıyız. Kullanıcıların sosyal medyada merak duygularıyla hareket ederek eğlenmek amacıyla kullandıkları bu uygulamaların aslında şirketler tarafından verilere erişim sağlamalarını ne kadar da kolay hale getirdiğini, kendi verilerimizin yanı sıra çevremizde bulunan kişilerin kişisel verilerinin de bu gibi uygulamalar aracılığıyla kolayca kötü amaçlı kişi ve şirketlerin eline geçebileceğini unutmamalıyız.

Gelişen teknoloji yüz tanıma sistemlerini ön plana çıkarmaktadır. Akıllı telefonların ekran kilidini açmak ve uygulamalara erişmek, internet bankacılığı faaliyetlerini gerçekleştirmek, sanal ortamlara giriş sağlamak için kullanılan yüz tanıma sistemi ilerde hiç şüphesiz daha aktif hale gelecek. Kişisel fotoğraflarıma erişim sağlansa bile bana bir zarar gelmez düşüncesinden sıyrılıp bu gibi durumlara karşı daha dikkatli olunmalıdır. Ücret ödemiyorsanız ürün sizsiniz sözü de her zaman aklımızın bir köşesinde yer edinmelidir.

Safa Bayköse | İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi


Kaynakça:

  • 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu
  • Directive 95/46/EC of the European Parliament and of the Council of 24 October 1995 on the protection of individuals with regard to the processing of personal data and on the free movement of such data
  • https://www.theguardian.com/technology/2019/jul/18/faceapp-row-uk-watchdog-monitoringprivacy- concerns?CMP=Share_iOSApp_Other
  • https://pazarlamasyon.com/faceapp-uygulamasini-10-gunde-6-5-milyon-kisi-indirdi/
  • https://www.evrensel.net/haber/383194/faceappe-yuklediginiz-fotografinizi-billboardda-goru rseniz-sasirmayin
  • https://www.webtekno.com/yaslandirma-uygulamasi-faceapp-kullanici-lisansi-h72572.html
  • https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya/2019/07/18/yaslandirma-uygulamasi-faceapp-icin-fbi a-sorusturma-cagrisi/
  • https://www.sanalhukuk.net/buzdaginin-gorunen-yuzu-faceapp-guvenilir-mi/
  • https://www.ulusal.com.tr/bilim-teknoloji/btkdan-getcontact-aciklamasi-h197743.html

*Bu içerik, Türkiye Hukuk’un FaceApp uygulamasıyla ilgili makale çağrısı üzerine hazırlanmıştır.

Türkiye Hukuksal Teknolojiler Buluşması

Düzenleyen:

Türkiye Hukuksal Teknolojiler Buluşması, Docmenty tarafından düzenlenmektedir.

Tarih:

06 Ağustos 2019 Salı, Saat: 18.00 – 22.00

Yer:

Koç Üniversitesi Girişimcilik Araştırma Merkezi (KWORKS) 19 Mayıs, Golden Plaza, 19 Mayıs Cd. No:3 Kat:1 Şişli/İstanbul

Konuşmacılar:

  • Doç. Dr. Memduh Aslan – Stepara Estra Kurucusu
  • Av. Ceyda Cimilli Akaydın
  • Erhan Tahminciler – Leafinbox Kurucusu

Konular:

  • Elektronik Para Uygulamalı Örneği ve Elektronik Para Hukuku
  • Elektronik İmza Uygulamalı Örneği ve Elektronik İmza Hukuku
QR kodu okutun, etkinliği size Facebook’tan hatırlatalım.

Etkinlik ayrıntıları:

  • Etkinliğe katılım ücretsiz ve herkese açıktır.
  • Katılım belgesi / sertifika verilmemekte.

İletişim:

  • 0537 840 03 21

Profilleme Uygulamaları Kapsamında Kişisel Verilerin Korunması

Düzenleyen:

Profilleme Uygulamaları Kapsamında Kişisel Verilerin Korunması konulu seminer Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından Çarşamba Seminerleri kapsamında düzenlenmektedir.

Tarih:

31 Temmuz 2019 Çarşamba, Saat: 14.00

Yer:

Kişisel Verileri Koruma Kurumu Konferans Salonu

Konuşmacı:

  • Arş. Gör. Şehriban İpek Aşıkoğlu
QR Kodu okutun, etkinlikleri size Facebook’tan hatırlatalım.

Etkinlik ayrıntıları:

  • Seminere katılım ücretsiz.
  • Katılım belgesi / sertifika verilmemekte
  • Katılım için önceden kayda gerek yoktur.

Hukuk Fakülteleri Akademisyen Sayıları

Hukuk fakültelerinin puanları, öğrenci kontenjanları, yerleşke konumları, öğrencilere sundukları sosyal, kültürel ve sağlık imkanları kadar akademisyen sayıları da son derece önemli. Hukuk fakültesi tercih ederken de hangi profesörleri bünyesinde barındırdığı, kaç akademisyene sahip olduğu da dikkatlice incelenmeli.

YÖK Atlas’taki 2018 verilerine göre devlet üniversiteleri bünyesindeki hukuk fakültelerinin akademisyen sayılarının daha yüksek olduğu görülmekte. Bazı vakıf üniversitesi hukuk fakülteleri ise eğitim kadrosunda çok önemli hukukçulara yer verirken dışarıdan misafir akademisyenlerle de çalışabilmekte.

Hukuk fakültesi tercih ederken üniversite yerleşkesinin özellikleri, sundukları imkanlar ve burs oranlarının yanında akademisyen sayılarını da önemsiyorsanız aşağıdaki veriler, geleceğiniz için yapacağınız tercihte belirleyici olacaktır.

Devlet Üniversiteleri Bünyesindeki Hukuk Fakültelerinin Akademisyen Sayıları:

Devlet üniversitelerinin hukuk fakülteleri akademisyen sayılarına bakıldığında en çok profesör ve doktor öğretim üyesinin İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde olduğu görülmekte. Doçent seviyesinde akademisyen sıralamasında ise Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ilk sırada gelmekte.

En Fazla Profesör Bulunan 5 Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesi

  1. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 40 Profesör
  2. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 31 Profesör
  3. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 24
  4. Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 16
  5. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 13

En Fazla Doçent Bulunan 5 Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesi

  1. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 19 Doçent
  2. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 17 Doçent
  3. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 16 Doçent
  4. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 10 Doçent
  5. Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 9 Doçent

En Fazla Doktor Öğretim Üyesi Bulunan 5 Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesi

  1. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 46 Doktor Öğretim Üyesi
  2. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 34 Doktor Öğretim Üyesi
  3. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 28 Doktor Öğretim Üyesi
  4. Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 21 Doktor Öğretim Üyesi
  5. Bursa Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 19 Doktor Öğretim Üyesi

Tercihlerinizi yaparken hukuk fakültesi taban puanları listesini de incelemenizi öneririz.

Devlet Üniversiteleri Hukuk Fakültelerinin Toplam Akademisyen Sayıları:

Devlet-Üniversiteleri-Hukuk-Fakülteleri-Akademisyen-Sayıları-2018

Vakıf Üniversiteleri Bünyesindeki Hukuk Fakültelerinin Akademisyen Sayıları:

Vakıf üniversitelerinin hukuk fakülteleri, devlet üniversiteleri ile karşılaştırıldığında akademisyen sayısı bakımdan geride kalmakta. Vakıf üniversiteleri, YÖK’ün 2018 verilerine göre kendi aralarında kıyaslandığında en fazla akademisyenin İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesinde olduğu görülmekte. Vakıf üniversiteleri arasında en çok profesör ise İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesinde bulunmakta.

En Fazla Profesör Bulunan 5 Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi

  1. İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 17 Profesör
  2. Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 13 Profesör
  3. İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 11 Profesör
  4. Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 9 Profesör
  5. İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi, MEF Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 8 Profesör

En Fazla Doçent Bulunan 5 Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi

  1. Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 8 Doçent
  2. İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 5 Doçent
  3. Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Antalya Bilim Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 4 Doçent
  4. Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi, MEF Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 3 Doçent
  5. İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi, İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ufuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 2 Doçent

En Fazla Doktor Öğretim Üyesi Bulunan 5 Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi

  1. İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 22 Doktor Öğretim Üyesi
  2. İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 19 Doktor Öğretim Üyesi
  3. Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 18 Doktor Öğretim Üyesi
  4. Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 16 Doktor Öğretim Üyesi
  5. Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi: 15 Doktor Öğretim Üyesi

Vakıf Üniversiteleri Hukuk Fakültelerinin Toplam Akademisyen Sayıları:

Vakıf-Üniversiteleri-Hukuk-Fakülteleri-Akademisyen-Sayıları-2018