İş Hukukunda Yeni Yaklaşımlar Sempozyumu-IV, İstanbul Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenmektedir.
Tarih:
13 Eylül 2019 Cuma, Saat: 9.15-16.30
Yer:
santralistanbul Kampüsü, E3-101
Konuşmacılar:
Prof. Dr. Kübra Doğan Yenisey – İstanbul Bilgi Üniversitesi Vekil Rektör
Prof. Dr. Gülsevil Alpagut – İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Dr. Öğr. Üyesi Gizem Sarıbay Öztürk – İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Fakültesi
Dr. Öğr. Üyesi Sevil Doğan – Manisa Celal Bayar Üniversitesi İİBF
Prof. Dr. Murat Engin – Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Arş. Gör. Hazal Tolu – Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Dr. Öğr. Üyesi İlke Gürsel – Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Mahmut Kabakcı – İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Fakültesi
Dr. Öğr. Üyesi Sedef Koç Tangün – Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi
QR kodu okutun, etkinliği size Facebook’tan hatırlatalım.
Konular:
İş hukukunda yeni arayışların tartışıldığı günümüzde yaşanan değişimlerin ülkemiz iş hukuku üzerindeki etkileri
İşverenin Adayları ve İşçileri Sosyal Medya Vasıtasıyla Araştırması
Dijitalleşmenin Çalışma Yaşamına Etkisi ve İşçinin Ulaşılamama Hakkı
Teknolojinin İş İlişkilerinin Sınıflandırılmasına Etkisi- Crowdwork Örneği
İşverenin İşletmesel Kararları ve Yargısal Denetimdeki Sınırlar
Vatansızlığın azaltılması mevzusu, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu tarafından 30.08.1961 tarihinde New York’ta kabul edilerek 13 Aralık 1975 tarihinde yürürlüğe giren Vatansızlığın Azaltılmasına Dair Sözleşmeye dayanmaktadır.
Vatandaşlığı bulunmayan kimsenin kalmaması temel amacını taşıyan Vatansızlığın Azaltılmasına Dair Sözleşme sayesinde, vatansızlık hallerinin önüne geçilerek vatandaşlık hakkını sağlama ve dünyada yaşayan herkesin bir vatandaşlığının olmasına imkan tanıma yönündeki çalışmalar uluslararası boyutta önem kazandı.
Öyle ki vatandaşlık hukukunun en önemli yönergelerinden biri biri, “herkesin bir vatandaşlığı olmalıdır” ilkesidir.
Vatansız kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalanların vatandaşlığının korunmasını teşvik etmek veya vatandaşlığı kaybetmeden dolayı vatansız kalacakların yeni bir vatandaşlık edinmesini sağlamak için son derece önemli kararlara yer verilen sözleşme 21 maddeden oluşmakta.
Söz konusu sözleşmede, vatansızlıkla sonuçlanabilecek durumlarda, kişilerin vatandaşlıktan mahrum edilmemesi temel ilkedir. Türkiye Cumhuriyeti, Vatansızlığın Azaltılmasına Dair Sözleşmeyi hâlâ onaylamamış olmasına rağmen 12.06.2009 tarihinde kabul edilen yeni Türk Vatandaşlığı Kanunu‘ndaki ilgili kurallar da “herkesin bir vatandaşlığının olması suretiyle vatansızlığın önlenmesi” ilkesine göre düzenlenmiştir.*
Konuyla ilgili daha ayrıntılı bir değerlendirme için Nimet Özbek Hadimoğlu ve Barış Teksoy’un Vatansızlığın Azaltılmasına Dair BM Sözleşmesi (1961) Karşısında Türk Vatandaşlığı Kanunu başlıklı makaleyi incelemenizi öneririz.
Osmanlı devletinin medeni kanunu olan, İslamî özel hukuk kurallarını içeren Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye‘nin orijinal basımı, Diyanet İşleri Başkanlığı Dinî Yayınlar Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildi. Orijinal haliyle ilk kez basılan Mecelle, ilahiyat fakültelerinin kütüphanelerine ve fıkıh alanında çalışma yapan akademisyenlere gönderilerek ilgililerin istifadesine sunulması amacıyla 2 cilt olarak 1000 adet basıldı.
İstanbul İl Müftülüğü Kütüphanesinde 16 defter şeklinde yıllarca muhafaza edilen Mecelle’de yer alan İslamî özel hukuk kuralları, başkanlığını Ahmet Cevdet Paşa’nın üstlendiği ilmî komisyon tarafından 1868 – 1876 yıllarında derlendi. Ahmet Cevdet Paşa ve ilmî komisyonda yer alan diğer üyelerin imzalarının yer aldığı Mecelle, Osmanlı devletinin son döneminde, 19. yüzyılda İslam hukukunun farklı mezheplerin yorumlanmasından kaynaklanan zafiyetleri ortadan kaldırmak üzere hazırlandı.
Ankara’da filmlere alınıp üzerinde gerekli tasnif, tanzim ve çalışmaların yapıldığı Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye, yazıldığı dilde orijinaline hiç dokunulmadan Arap alfabesiyle basıldı. Orijinal haliyle padişaha sunulan nüsha olması bakımından tarihi bir değeri olan çalışma; topluma hak, hukuk, tevzi konusunda ışık tutması açısından son derece değerli.
Türkiye Hukuk, hukuk alanında haftanın önemli gelişmelerini listelemeye devam ediyor. Geride bıraktığımız hafta, adli yıl açılış töreninin Cumhurbaşkanlığı külliyesinde yapılacak olmasının tartışmaları sıcaklığını korurken barolar, üç büyükşehir belediye başkanının görevden alınarak yerine kayyumların görevlendirilmesine tepki gösterdi. Haftanın en üzücü gelişmesi ise an be an kaydedilerek sosyal ağlarda paylaşılan Emine Bulut cinayetiydi.
Av. Mehmet Haşim Mısır Hayatını Kaybetti
Türkiye Barolar Birliği’nde önceki dönem Disiplin Kurulu Başkanlığı yapan, yine Türkiye Barolar Birliği Gaziantep delegesi olan Avukat Mehmet Haşim Mısır geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. 1948 Şanlıurfa doğumlu Mısır, 1970 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Gaziantep Barosuna kayıtlı olan Haşim Mısır, 1992-1994, 1994-1996 dönemlerinde Gaziantep Barosu Başkanlığı yaptı; 2001-2005, 2005-2009 yılları arasında Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu üyeliği görevini yürüttü.
Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Prof. Dr. Av. Metin Feyzioğlu, adli yıl açılış töreninin bu yıl Cumhurbaşkanlığı külliyesinde yapılmasıyla ilgili çıkan tartışmalarla ilgili “Mecbursunuz görüşmeye. Elimizdeki anayasa bu. Elimizdeki sistem bu. Bu Anayasayı ben yapmadım bu sistemi de ben getirmedim. Ama bu sistemin içerisinde bir meslek örgütünün başkanı olarak temsil ettiği meslektaşlarına ve o meslektaşlarının hizmet ettiği vatandaşlara en iyi şekilde hizmet etmek için çırpınıyoruz.” açıklamasında bulundu.
Aydın Barosu‘nun resmî internet sitesinde yeni adli yıl açılış töreniyle ilgili “Savunma makamı her anlamda imkansızlıklarla boğuşarak ayakta kalmaya ve bağımsızlığına halkın güvenmediği yargıdan adalet çıkarmaya çalışmaktadır. Bugüne kadar, bütün taleplerimize ve kurduğumuz diyaloglara rağmen, CMK tarifesi dahil olmak üzere bir tek sorunu bile çözülmeyen avukatların tuzu kuru değildir; bir yerlerde tuz kokmuştur. Gitmediğimiz yer diyalog toplantısı değil, Adli Yıl Açılış Töreni’nin yapılmaması gereken Yürütme Erki’nin Sarayı’dır.” açıklamalarına yer verildi.
Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediyelerinin belediye başkanları görevden alınarak, yerlerine bu illerin valilerinin kayyum olarak atanması üzerine 30 baro tarafından yapılan ortak basın bildirisinde “…barış içinde bir arada yaşama fikrini, demokratik hukukdevleti idealine olan inancı da tümden ortadan kaldıran bu hukuk dışı uygulamayı kabul etmiyoruz. OHAL uygulamalarının devamı olan bu hukuksuz uygulamadan vazgeçilerek, görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının derhal görevlerine iadesini talep ediyoruz.” ifadelerine yer verildi. Ortak bildiri Adana, Adıyaman, Ağrı, Ankara, Antalya, Artvin, Aydın, Batman, Bingöl, Bitlis, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Gaziantep, Hakkari, Hatay, İstanbul, İzmir, Kars-Ardahan, Mardin, Mersin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Tunceli, Van ve Yalova Barolarının imzasıyla yayımlandı.
Diyarbakır, Mardin ve Van’ın belediye başkanlarının görevden alınmasıyla ilgili görüşlerini dile getiren TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, “Vatandaş demokrasiye küserse bundan hepimiz sıkıntı çekeriz. Sandığa güvenmeliyiz. Demokrasiyi Türkiye’nin her santimetre karesinde eksiksiz hissedelim, yaşayalım. Suçsuzluk karinesini tüm vatandaşlarımız için geçerli hak olarak benimseyelim. Sözün özü; seçilmiş kişilerin idari işlemle görevden alınması ilk bakışta demokrasiyle bağdaşmıyor. Çok çok zorunlu halde bunu yapıyorsanız, hemen yargıya intikal ettirirsiniz.” ifadelerinde bulundu.
Türkiye Barolar Birliği, kayyum atamalarıyla ilgili resmî internet sitesinden basın açıklamasında bulundu. Açıklamada “Kamuoyu, seçilmelerinin üzerinden birkaç ay gibi kısa bir süre geçmiş olan ve YSK tarafından adaylıkları konusunda bir sakınca görülmeyen bu belediye başkanlarının hangi somut davranışlarının görevden uzaklaştırmayı gerektiren görev suçlarına vücut verdiği konusunda tatmin edici şekilde bilgilendirilmelidir.” ifadelerine yer verildi.
Şanlıurfa Barosu Kadın Hakları Komisyonu, Şanlıurfa Barosu CMK Uygulama Merkezi kayıtlarına dayanarak çocuk istismarıyla ilgili çarpıcı bir rapor hazırladı. Rapora göre 01.01.2018-21.08.2019 tarihleri arasında 12-16 yaş aralığındaki 378 çocuk, cinsel istismar kurbanı. Kurbanların 287’si kız, 91’i erkek çocuklardan oluşmakta.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Wikimedia Vakfı tarafından Türkiye’ye karşı dava başvurusu dosyasını hızlandırılmış prosedürle işleme aldı. Buna göre AİHM, Türk hükûmetine 31 Ekim 2019’a kadar süre vererek, Türkiye’de Wikipedia’ya (Vikipedi) getirilen erişim yasağının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile uyumlu olduğunu kanıtlamasını istedi.
5 Eylül günü müzayede ile satışa çıkarılacak Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisi için Şehir Plancıları Odası tarafından açılan davada, Ankara 4’üncü İdare Mahkemesi, “AOÇ arazilerinde ticaret ve konuta izin verilemez. Atatürk’ün şartlı bağışına aykırı işlem yapılamaz.” gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı verdi.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, eşi ve ailesine, “Sizi süründüreceğim” tehdidinde bulunan kocanın tehditkar sözlerini boşanma sebebi sayarak karısının kişilik haklarını zedelediğine hükmetti. Davalı kocanın manevi tazminat ödemesi gerektiğine karar verildi.
Türkiye, eski eşi Fedai Baran tarafından 10 yaşındaki kızı önünde Kırıkkale’de vahşice öldürülen Emine Bulut‘un olay anına ait görüntüleriyle sarsıldı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, olayla ilgili “Saldırıya tanık olan kızımız yakınlarının yanında ve Bakanlığımız psikologlarının gözetimindedir. Çocuğumuzun ve ailenin durumu olayın yaşandığı andan itibaren ekiplerimizce 7/24 takip edilmektedir. Cinayeti gerçekleştiren kişinin en ağır cezayı alması için Bakanlık Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğümüz kanalı ile de davaya müdahil olunacaktır.” açıklamasında bulundu.
Kamuoyu, Emine Bulut’un 10 yaşındaki kızının gözleri önünde vahşi bir cinayete kurban gitmesi kadar olay anını videoya kaydederek sosyal medyada yayımlanmasını da tartıştı. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı, “Toplumun veya bireyin üstün ve gözetilmesi gereken hukuki yararını korumak amacıyla kamu sağlığı ve kamu düzeni açısından sosyal medya ve medya kuruluşlarında yayınlanan olay anına ilişkin şiddet içerikli görüntülere Kırıkkale Sulh Ceza Hakimliği tarafından erişimin ve yayınlanmasının kısıtlanması kararı verilmiştir.” açıklamasında bulunarak söz konusu görüntülerle ilgili yayın yasağı getirdi.
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Emine Bulut’u canice öldüren eski kocanın cezasının gecikmeksizin verileceğine dair inancını dile getirdi.
15.İnsan Hakları Okulu, MAZLUMDER İstanbul Şubesi tarafından düzenlenmektedir.
Takvim:
Son başvuru tarihi: 23 Eylül 2019 Pazartesi
Mülakat tarihleri: 24 Eylül – 27 Eylül 2019 tarihleri arası
Etkinlik tarihleri: 5 Ekim – 9 Kasım 2019
Yer:
MAZLUMDER İstanbul Şube Binası Konferans Salonu (Molla Gürani Mah. Şehit Pilot Mahmut Nedim Sk. No: 5 Kat: 4 Fatih)
Etkinlik içeriği:
İnsan Hakları Okulu kapsamında insan hakları olgusunun tarihsel ve kavramsal analizi ile İnsan Haklarına ilişkin farklı teoriler ve eleştiriler işlenecektir. İnsan Hakları Okulu ile hak, hukuk, adalet, özgürlük gibi kavramlar ve İnsan Hakları olgusunun farklı yönleri üzerinde durularak bu alanlarda donanımlı insanların yetişmesi amaçlanmaktadır.
QR kodu okutun, etkinliği size Facebook’tan hatırlatalım.
Eğitmenler
Muharrem Balcı
Ali Öner
Abdurrahman Arslan
Tahsin Görgün
Bekir Berat Özipek
Kaya Kartal
Şadi Çarsancaklı
Semih Biten
Beytullah Yıldız
Yasin Dıvrak
Gökhan Türkoğlu
Kemal Şahin
Mehmet Okatan
Orhan Demir
Etkinlik ayrıntıları:
İnsan Hakları Okulu ücretsizdir.
Cumartesi günleri gerçekleştirilecek eğitimler toplam 26 saat dersten oluşmaktadır.
Ders saatleri sabah 10.00-12.00 ile öğlen 13.00–16.00 saatleri arasındadır.
Kontenjan 30 kişi ile sınırlıdır.
Yüzde seksen devam zorunluluğunu yerine getirenlere sertifika verilecektir.
Türkiye’de 32 vakıf üniversitesi bünyesinde hukuk fakültesi bulunmakta. Bu fakültelerin büyük çoğunluğu üniversite tercihleri sürecinde hukuk eğitimi almak isteyen öğrencilere yönelik reklam ve tanıtım çalışması yaptı. Öğrencilere sunulan imkanlar, hukuk eğitiminin ayrıntıları sıralandı. Türkiye Hukuk olarak vakıf üniversiteleri bünyesindeki hukuk fakültelerinin web sitelerini ve hukuk dekanlarının mesajlarını inceledik.
Genel izlenimimiz, vakıf üniversitelerinin devlet üniversitelerine göre internet sitelerine daha fazla özen gösterdiği. Ancak fakültelere özel web sayfası hem devlet hem vakıf üniversitelerinde ihmal edilmekte. Çok başarılı örnekler var ancak genel itibarıyla hukuk fakültelerinin internet sayfaları güncel değil, yeterli bilgiden yoksun. Vakıf üniversiteleri, tercih döneminde öğrencilerin kendilerini seçmesi için oldukça çaba gösterirken bazı hukuk fakültelerinin dekan mesajları bulunmamakta, bazı dekan mesajlarının da güncel olmadığı görülmekte.
Dekan mesajı yayımlamayan hukuk fakülteleri:
Vakıf üniversiteleri bünyesindeki hukuk fakültelerinin internet sayfaları incelendiğinde aşağıdaki dört fakültenin dekan mesajlarına yer verilmediği görülmekte:
Antalya Bilim Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Doğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Fotoğrafına yer verilen dekanlar:
Fakültenin web sayfasından dekanların mesajının yayımlanması belli kriterlere sahip olması şartıyla önemli. Mesajın, söz konusu dekanın güncel fotoğrafıyla birlikte paylaşılması da samimiyetin ve görünürlüğün iletilmesi açısından son derece gerekli. Önemli bir ayrıntı da sadece Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yücel Ertekin’in mesajının video şeklinde yayımlanması. Aşağıda, mesajıyla birlikte fotoğrafı da yayımlanan dekanları listeledik:
Prof. Dr. İsmail KAYAR – Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Aynur YONGALIK – Atılım Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Ayşe NUHOĞLU – Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Sadi ÇAYCI – Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Ömer ÖZKAN – Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Yusuf ÇALIŞKAN – İbn Haldun Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
En uzun ve en kısa mesajlar:
İnternet, daha kısa ve azın tüketildiği bir mecra artık. Uzun videoların daha az seyredilmesi gibi uzun yazılar da kısalara oranla daha az okunuyor. Hukuk fakültesi dekanlarının mesajlarını da sözcük sayısı açısından inceledik. Sözcük sayısına göre mesajı en uzun ve en kısa dekanlar şu isimler:
En uzun dekan mesajı: Prof. Dr. Naim DEMİREL – Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Vekili (715 kelime)
En kısa dekan mesajı: Prof. Dr. Evgen Gülçin ELÇİN – Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Vekili (135 kelime)
Dekan mesajlarının sözcük yoğunluğu
Peki, bünyelerindeki hukuk fakültelerinin internet sitelerinde dekanlar, hedef kitleye nasıl sesleniyor? Aşağıda, dekanların mesajında yer alan ilk ve son cümlelere yer verdik. Ayrıca tüm mesajda yer alan sözcüklerin yoğunluğunu görselleştirdik. Mesajların orijinaline ve tamamına, dekanların isimlerine eklenen bağlantıyla ulaşmak mümkün.
Prof. Dr. İsmail KAYAR’ın mesajının kelime yoğunluğu
Hukuk, hukukçu olmayanlar için kolay, hukuk eğitimi alanlar için zor bir alandır. Atılım Hukuk Kütüphanesi kapsamında öğrencilerimizin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik kitaplarımız, süreli yayınlarımız genişletilmeye çalışılmakta, bilgisayar ortamında sunulan hukuk veri tabanları ile ihtiyaçları olan kaynaklara ulaşmaları sağlanmaktadır.
*Yongalık’ın mesajında en sık kullanılan kelime: Hukuk
Prof. Dr. Ayşe NUHOĞLU’nun mesajının kelime yoğunluğu
Gerçek anlamda bir hukuk devletinin ihtiyaç duyduğu hukukçuları yetiştiriyoruz. Öğrencilerimizin iyi hukukçular olarak yetişip meslek hayatlarında başarılı olduklarını görmekten mutluluk ve kıvanç duyuyoruz.
*Nuhoğlu’nun mesajında en sık kullanılan kelime: Hukuk
Prof. Dr. Sadi ÇAYCI’nın mesajının kelime yoğunluğu
Hukuk Fakültelerinin temel işlevi, Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasal düzeninin hukuk yoluyla korunmasının güvencesi olmak üzere, yeterli sayıda ve nitelikli hukukçuların yetiştirilmesidir. İşte bu genel çerçevede, sadece sınav dönemlerinde değil, öğrenim sürenizin tamamında, tüm derslere ve uygulamalı çalışmalara devam ederek ve bilgi, görgü, sorgulama ve muhakeme yeteneğinizi geliştirme ve güçlendirme odaklı olarak, zamanınızı iyi – etkili yöneterek, kararlı, sabırlı ve düzenli bir şekilde çalışmanızı tavsiye ediyor, sağlık, mutluluk ve başarı dileklerimi sunuyorum.
*Çaycı’nın mesajında en sık kullanılan kelime: Hukuk
Prof. Dr. Evgen Gülçin ELÇİN’in mesajının kelime yoğunluğu
Amacımız, modern yaşamın gereklerini doğru algılayacak, hukuksal kurum ve kuralları farklı boyutlarıyla yorumlayabilecek, hukuk devleti kurallarını ve Cumhuriyet’in temel ilkelerini benimseyerek karşılaşılan hukuksal sorunlara en uygun çözüm yollarını geliştirebilecek, ulusal hukuk sistemimizin yanı sıra, hukukun evrensel kurallarını özümsemiş, yurt içinde veya yurt dışında çeşitli alanlarda görev üstlenebilecek nitelikli hukukçular yetiştirmektir.
*Elçin’in mesajında en sık kullanılan kelimeler: Hukuk, yanı sıra
Fakültemiz çağdaş ve uluslararası hukuk nosyonunu, öğrencilerimize vermek için çalışmaktadır. Oturmuş tam kadrolu öğretim üyeleri ve pratik çalışmalarıyla biz, müstakbel öğrencileri fakültemize bekliyoruz.
*Ertekin’in mesajı, video mesaj olarak yayımlandığı için kelime analizi yapılmadı.
Prof. Dr. Naim DEMİREL’in mesajındaki kelime yoğunluğu
Prof. Dr. Naim DEMİREL – Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Vekili
İçinden geçtiğimiz süreçte hukuk öğrenimine duyulan ihtiyaç ülkemiz ve geleceği için çok önemli bir noktaya gelmiştir. Öğrencilerimize lisans eğitiminden itibaren uzmanlaşabilecekleri yeni gelişmekte olan alanları göstermek, bu alanlarda sahip olacakları uzmanlıkları ile gerek kamu ve özel sektörde gerek akademik hayatta kendi emsalleri arasından sıyrılarak fark yaratabilmelerini temin etmek Hukuk Fakültemizin temel amaçlarındandır.
*Demirel’in mesajında en sık kullanılan kelime: Hukuk
Prof. Dr. Ömer ÖZKAN’ın mesajındaki kelime yoğunluğu
Yükseköğretim alanında bugüne kadar gerçekleştirdikleri ile haklı ve başarılı bir yer edinen Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hukuk Fakültesi, çağdaş hukuk eğitiminin uygulandığı, ulusal ve uluslararası alanda saygın, mezunlarının birden fazla yabancı dile hâkim olabildiği, verilen eğitimin kalitesi sebebiyle yabancı ülkelerde doğrudan barolara kabul edilen, kadrosu bakımından en iyi üniversiteler arasında ilk sıralarda yer alan ve gelenlerin ideallerini gerçekleştirdikleri bir konumda bulunmaktadır.Çağdaş bir eğitimde olması gereken düşünce sistemi ve araştırma yöntemleri, hukukla birleşerek geleceğin güçlü hukukçularının yetişmesine hizmet etmektedir.
*Özkan’ın mesajında en sık kullanılan kelime: Hukuk
Prof. Dr. Yusuf ÇALIŞKAN’ın 277 kelimelik mesajındaki kelime yoğunluğu
İbn Haldun Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin hedefi, hukuk ve adalet bilincinin toplumda yaygınlaştırılmasına hizmet edebilecek, ulusal ve uluslararası hukuk alanındaki gelişmeleri yorumlayıp değerlendirebilecek, fikri bağımsızlığa sahip, çok dilli, küresel rekabet ortamında başarı sağlayabilecek ve Türkiye’yi uluslararası alanda temsil edebilecek hukukçular yetiştirmektedir. Dürüst, adil, çalışkan ve çok yönlü iyi bir hukukçu olmak istiyorsanız, İbn Haldun Üniversitesi Hukuk Fakültesinde görüşmek üzere.
*Çalışkan’ın mesajında en sık kullanılan kelime: Hukuk
Dünyadaki en eski bilim dallarından birisi olan hukuk, her toplumda farklı şekillerde gelişmiş olmakla birlikte, toplumlar arasındaki ekonomik, siyasi ve kültürel etkileşimler ortak paydaları çoğaltmış, farklılıkları giderek azaltmıştır. Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde yürütülen, Ekonomi Hukuku Yüksek Lisans programı, Özel Hukuk ve Kamu Hukuku yüksek lisans ve doktora programları ile de hukuk alanındaki akademik çalışmalara katkıda bulunmaktadır.
İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi, sizlerin gelecekte Adalet Sistemimizin üç “sac ayağı” olan iddia, savunma ve yargı makamlarında görev yapıp, “adalet çarkının dişlileri”nden birisi olacağınızı düşünerek en iyi biçimde hukuk öğrenimi almanız için yapılandırılmış ve organize olmuştur. Adalet gibi yüce bir kavramın uygulamasına en iyi katkıda bulunacağınız temennisiyle, çalışma disiplini altında geçireceğiniz bir hukuk öğrenim hayatı ve üstün başarılar dilerim.
Hukuk eğitimi, yüzyıllara varan gelenekleri olan bir eğitim dalıdır; ve bu, bugün de tüm dünyada sürdürülür. BİLGİ Hukuk Fakültesi, Avrupa (Erasmus) ve ABD’nin önde gelen üniversiteleri ile imzaladığı onlarca değişim anlaşmaları sayesinde, öğrencilerinin hukuki bilgilerini uluslararası zeminde de sınamaları olanağını çok önemli bulmaktadır. İlaveten, BİLGİ’nin, Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı’nın bir üyesi olmasıyla, bu olanak dört kıtaya yayılmış bir uluslararası bilgi ve deneyim kapısının açılması anlamına gelmiştir.
Öncelikle Hukuk Fakültesi’ne kaydınızı yaptırarak hak ve adalet mesleğine yönelik eğitimin ilk adımlarını atmanız nedeniyle sizleri yürekten kutluyorum. Hukuk Fakültemizde geçireceğiniz eğitim süreci boyunca engin başarılar diler ve hepinize ülkeye yararlı hukukçular olacağınız inancıyla en iyi dileklerimi sunarım.
Hukuk Fakültesi, gerek bireyler gerekse bireylerle kamu otoritesi arasındaki hukuki ilişkileri düzenleyen kuralları, bu kuralların dayandığı hukuki ve felsefi temelleri öğreten, öğrenciye hukuk kurallarının uygulama mantığını ve becerisini kazandıran bir fakültedir. Her biri donanımlı birer hukukçu olarak çalışma hayatına atılan ilk mezunlarımızın hukuk dünyasında fakültemizi her platformda en iyi şekilde temsil edeceklerine yürekten inanıyoruz.
İstanbul Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin temel amacı; adalet, özgürlük, demokrasi ve insan hakları gibi kavramları içselleştirmiş, hukukun üstünlüğüne inanan, birden çok dile, kültüre ve hukuk sistemine hâkim, alanında uzman, entelektüel birikimi ile kendisini ortaya koyabilen yaratıcı hukukçular yetiştirmektir. Üniversitemiz bünyesinde günümüz koşulları ve Türkiye’nin Asya ülkeleriyle olan iktisadi ve siyasi ilişkileri dikkate alınarak İngilizce dışında ikinci bir yabancı dil öğrenme imkânı tanınmakta, bu kapsamda öğrencilerimizin seçimlik olarak dört sene boyunca devam eden Çince, Rusça, Arapça veya Almanca dillerini öğrenmeleri ve mezun olduklarında birden çok yabancı dil bilen kalifiye hukukçular olmalarına olanak sağlanmaktadır.
Hukuk Fakültemizin amacı, öğrencilerine hukukî düşünme ve muhakeme yeteneğini, mevcut ve muhtemel meselelere âdil çözümler üretebilme kabiliyetini ve topluma hizmet bilincini kazandırmaktır. Bu imkân ve kaynakları paylaşmanın mutluluğunu birlikte yaşamak için tercihinizi bizden yana kullanın istiyoruz.
İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin hedefi, değişen ve gelişen toplumsal ihtiyaçları da gözeterek, geleceğin adil, bilgili, yaratıcı ve çok yönlü hukukçularını yetiştirmek ve bu konuda ülkemizin küresel ölçekteki yerini daha yukarılara taşımaktır. Fakültemiz; öğrencilerinin dört yıllık lisans eğitiminin her aşamasında, yurt içi ve yurt dışındaki önemli kurumlarla tanışmalarını ve oralarda staj yapabilmelerini sağlayacak imkanlar sunmaktadır.
Hukuk Fakültelerindeki eğitim ve öğretimin ana konusu insan hak ve özgürlüklerini evrensel boyutlarda araştırma, inceleme ve bu özgürlüklerin düzenlenmesindeki sınırları öğretmedir. Hukuk Fakültemizin amacı, bir yandan ulusal ve uluslararası düzeyde donanımlı hukukçu yetiştirmek, diğer yandan ise, inceleme ve araştırmaları ile hukukumuzun gelişmesine katkıda bulunmaktadır.
Sürekli okuma ve araştırmayı göze alarak iyi bir hukukçu olma idealiyle Fakültemizi tercih eden siz değerli öğrencilerimizi kutluyorum. Özellikle şu durumu bilmenizi istiyorum; gerek Eğitim Öğretimdeki ciddiyetimiz gerekse pratiğe yönelik gayretlerimiz sonucu 2014-2015 yılından bu yana vermiş olduğumuz mezunlarımız bizi gururlandıracak şekilde Hakimlik Savcılık sınavlarında üstün başarı göstermişlerdir. Bu da Fakültemizin Hukuk Eğitimindeki farkındalığının açık delilidir.Darısı sizlerin başına.
Bakanlar Kurulu’nun 12.07.2010 tarihli ve 2010/723 sayılı kararı ile kurulan İzmir Ekonomi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne Mayıs-2012’de öğretime başlama izni verilmiştir. Dileğimiz hedefleri yüksek, kendini sürekli geliştiren, Dünya standartlarına ulaşma amacı ile araştıran, sorgulayan hukukçular olarak meslek hayatınızda büyük başarılara imza atmanızdır.
Hukuk kurallarının varlığı ve hukukun üstünlüğü ilkesi hukuk devleti olmanın vazgeçilmez öğelerindendir. Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi, hukuk eğitiminde en yüksek eğitim standartlarına ulaşmayı ve bu yolda çağdaş, en az bir yabancı dili mesleki anlamda kullanabilen, hem ulusal hem de yabancı hukuk dallarında bilgili hukukçular yetiştirmeyi kendine hedef olarak belirlemiştir.
Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 2003 yılında kuruldu. Ancak kısa sürede, hem hukuk öğretimi hem de hukuk alanındaki bilimsel araştırmalarda uluslararası tanınmışlığa sahip kurumlardan biri hale geldi. Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin ulusal ve uluslararası alanda edindiği haklı yeri pekiştirdiğini gözlemlemekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu değeri sürdürülebilir kılmak için çok çalışmaya devam edeceğiz. Hukukun, toplumsal gelişme ve daha adil bir dünya için taşıdığı değere duyduğumuz inançla…
Hukuk Fakültesi mezunlarının iş alanları oldukça geniştir. İlk mezunlarını 2013-2014 öğretim yılında veren fakültemizden 60 öğrenci, 2014-2015 öğretim yılında 101 öğrenci ve 2015-2016 öğretim yılında 171 öğrenci mezun olarak iş hayatına atılmıştır.
Ulusal ve uluslararası düzeyde, hukuk bilimi ile donanımlı nitelikli hukukçular yetiştirmeyi hedef edinen Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1997’de kurulmuştur. % 30 İngilizce öğrenim programıyla diğer ülke hukuk fakülteleri ile entegre olan Fakültemiz, bu yönüyle de öne çıkmaktadır.
İnsana ve özellikle özgürlük, eşitlik, adalet gibi temel değerlere doğrudan etki eden meslekler, özellikle ‘etik’ değerlerle yakından ilgilidir ve bu tür mesleklerin eğitiminde ‘etik’ değerlerin gözetilmesi özel bir önem taşır.Kaliteli, nitelikli ve saygın bir hukuk eğitimi almayı; nitelikli, adaletli ve hakkaniyet değerlerine saygılı hukukçu olmayı arzu eden tüm öğrencilerimizi Fakültemize davet ediyoruz.
Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi 07.01.2011 tarihinde, 2809 sayılı Kanunun ek 30. maddesine göre 2011/1315 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile kurulmuş, gerek kuruluş tarihi gerekse dinamik ve etkin öğretim üyeleriyle oldukça genç bir hukuk fakültesidir. Sevgili öğrencilerimize, şahsım, mensubu olmak ayrıcalığını yaşadığım Özyeğin Bilim Ailesi ve fakültemiz öğretim üyeleri adına, hoş geldiniz diyor, öğretim ve eğitim, mesleki ve özel yaşamlarında başarı, sağlık ve mutluluk diliyorum.
Hukuk, toplum düzenini ve adaleti sağlamak için toplumların oluştuğu andan itibaren var olan (ubi sociatas, ubi ius), uyulmadığı takdirde o toplumda kabul edilen otoritenin uygulayacağı yaptırımlarla güçlendirilmiş bulunan, sistemli ilkeler ve kurallar bütünüdür. Bir taraftan fakültemizin Türk hukuk fakülteleri arasında en az öğrenci alan fakültelerin başında gelmesi, diğer taraftan dinamik eğitim kadromuz, uzmanlaşmaya ve uygulamaya yönelik programımız, öğrencilerimize hukuk sistemlerine bütünsel bakma yanında, somut olaya hukuk normunu uygularken analitik düşünme ve hukuki değerlendirme yeteneğini kazandırmaktadır.
Yükseköğretim alanında bugüne kadar gerçekleştirdikleri ile haklı ve başarılı bir yer edinen Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, çağdaş hukuk eğitiminin uygulandığı, ulusal ve uluslararası alanda saygın, mezunlarının birden fazla yabancı dile hâkim olabildiği, verilen eğitimin kalitesi sebebiyle yabancı ülkelerde doğrudan barolara kabul edilen, kadrosu bakımından en iyi üniversiteler arasında ilk sıralarda yer alan ve gelenlerin ideallerini gerçekleştirdikleri bir konumda bulunmaktadır. Öğrenmenin, araştırmanın, Dünya’ya açılmanın tadına varmak ve hep birlikte daha güzel şeyler yapmak üzere…
Bu içerik, diğer hukuk fakültelerinin eklenmesiyle güncellenmeye devam etmektedir.
Kutadgu Bilig ve Adalet Paneli, Yusuf Has Hacib tarafından yazılışının 950. yıl dönümü dolayısıyla Türkiye Barolar Birliği ve UNESCO iş birliğiyle düzenlenmektedir. Etkinlik kapsamında Türkiye Barolar Birliği Hukuk Müzesi açılışı, Kutadgu Bilig film gösterimi, panel ve kokteyl düzenlenecektir.
Tarih:
9 Ekim 2019 Çarşamba, Saat: 13.30
Yer:
Av. Özdemir Özok Kongre ve Kültür Merkezi, Balgat – Ankara
QR kodu okutun, etkinliği size Facebook’tan hatırlatalım.
Konuşmacılar:
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu
UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Prpf. Dr. M. Öcal Oğuz
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ üyeliği suçlamasıyla Nisan 2019’da göz altı kararı çıkartılan Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Ali Demir hakkında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Genel Kurulu, soruşturma izni verdi.
Yargıtay, satın aldığı aracın pert kayıtlı olduğunu öğrenen vatandaşın tazminat davasını “almadan basit bir sorgu yaparak öğrenebilirdi” diyerek reddeden yerel mahkeme kararını “Davacı aracı satın alırken mevcut ayıbı bilmeyerek daha yüksek meblağ ödediğinden aradaki farkı isteme hakkına sahiptir” gerekçesiyle bozdu.
CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu’nun koordine edeceği ve 18 Ağustos’ta İstanbul’da gerçekleştirecek “Adil Yargılama Hakkı” konulu toplantıya TBMM’de grubu ve temsilcisi bulunan tüm partiler davet edildi.
Yargıtay, tedbir nafakası boşanma ilamının kesinleşmesinden sonra son bulacağından buna tedbir nafakasına ilişkin takipten kaynaklı olarak nafaka borçlusuna ceza verilmeyeceğine hükmetti.
İzmir Barosu, Yeni Adli Yıl Açılış Törenine katılmayacaklarını Baro Başkanı Av. Özkan YÜCEL’in imzası ve “Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılacak olan Yeni Adli Yıl Açılış Töreni’ne ilişkin Yargıtay’ın İzmir Barosu’na gönderdiği davet yazısına, Baromuzun cevabi yazısını paylaşıyoruz.” açıklamasıyla internet sitesinde duyurdu.
İstanbul Barosu, Yeni Adli Yıl Açılış Törenine katılmayacağını “Yargıtay Başkanlığı’nın Adli Yıl Açılış Töreni Davetine Yanıtımız” başlığıyla resmî internet sitesinden duyurdu. Ankara, Bursa, Adana, Mersin, Antalya, Şanlıurfa, Eskişehir, Kocaeli, Muğla, Aydın, Balıkesir, Van, Ordu, Hatay, Düzce, Kırklareli, Amasya, Muş, Denizli, Zonguldak Baroları da 2019 – 2020 Yargı Yılı açılış törenine katılmayacaklarını açıkladılar.
Türkiye Barolar Birliği (TBB) resmî internet sitesinde, Yargıtay Başkanlığı’nın Adli Yıl Töreni’ne davetin TBB Yönetim Kurulu’nda tüm yönleriyle görüşüldüğü ve törene katılım gösterileceği açıklandı. TBB Başkanı Metin Feyzioğlu’nun törende yapacağı açılış konuşması süresinin de 15 dakika olarak belirlendiği duyuruldu.
Anayasa Profesörü Burhan Kuzu, 2019 – 2020 Yargı Yılına katılmayacaklarını açıklayanlara Twitter hesabından tepki göstererek “Gelin siz de katılın” çağrısında bulundu.
Yargıtay Başkanlığı, 2019-2020 Adli Yıl Açılış Töreni davetine yönelik barolardan gelen ret cevaplarına ve kendisine yönelik bazı ithamlara yönelik basın açıklamasında bulundu. Yargıtay açıklamada “Yargıtay’ın siyasi etki altında olduğuna dair ithamlar ile başlayan bir dizi suçlamalar hiçbir insaf ve adalet ölçüsü ile bağdaşmamakta olup, üzüntüyle karşılanmıştır.” ifadelerine yer verdi.
Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Açılış Töreni ve Oryantasyon Programı, 23 Eylül 2019 Pazartesi günü 10.00 – 15.00 saatleri arasında Kırmızı Salonda yapılacak.
Konuşmacılar:
Prof. Dr. Feriha Bilge Tanrıbilir – Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Hamdi Mollamahmutoğlu – İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku ABD Başkanı
Doç. Dr. Gamze Turan Başara – Medeni Hukuk ABD Öğretim Üyesi
Dr. Öğr. Üyesi Eser Us – İdare Hukuku ABD Başkanı
Konular:
Açılış dersi
Hukuk fakültesine başlarken
Hukuk fakültesi öğrencilerinin hak ve sorumlulukları
Etkinlik ayrıntıları:
Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. sınıf öğrencilerinin oryantasyon programına katılımı zorunludur.
QR kodu okutun, etkinliği size Facebook’tan hatırlatalım.
Azerbaycan Cumhuriyeti’nde Tıp Hukukunda Ölümden Sorumluluk
Estetik Tıbbi Müdahalelerde Hukuki Sorumluluk
Tıp Hukukunda Mahkeme Yargılamalarında Bilirkişinin Rolü
Rinoplasti Uygulamalarından Doğan Cezai Sorumluluk
Yunanistan’da Sağlık Hukukunun Güncel Sorunları
Kosova’da 1972 Yılında Baş Gösteren Çiçek Hastalığı Salgını ve Yargının Tutumu
Rusya Federasyonu Ceza Kanunu’nda Sağlık Personelinin Ceza Hukuku Sorumluluğu
Alman Anayasa Mahkemesi’nin Al. CK prg. 217’de Düzenlenen‚ İntihara Ticari Amaçla Yardım Suçu‘yla İlgili Kararı
Hekimlerin Hasta Seçme Hakkının Ayırımcılık Yasağı Bakımından Değerlendirilmesi
Türkiye ve Dünya’da Taşıyıcı Annelik Konusunda Hukuki Gelişmeler
Sağlık Alanında Vücut Korsanlığı ve Ceza Hukuku sorumluluğu
Kadın Hastalıkları-Doğum Uzmanlarının Medikolegal Sorunları
Ceza Ehliyeti (Kusur Yenetenği) Değerlendirmesinde Adli Psikiyatri Bilirkişisi ile Hakim Arasındaki Görev Dağılımı
Dünya Sağlık Örgütü Çerçevesinde Uluslararası Örgüt Personelinin Statüsü
Anayasa Mahkemesi Kararları Işığında İstenmeyen Doğum
Kürtajda Yasal Süreler ve Eşin Rızası
Sağlıkçılar İçin Şiddet Eğitimi (Kurs)
Cinsel Suç Faillerine Yönelik Kastrasyon Uygulaması ve Türk Hukuku Açısından Değerlendirilmesi
Zorunlu Tedavilerin Tıp, Hukuk ve Etik Prensipleri Eşliğinde Değerlendirilmesi
Anterior Servikal Diskektomi Sonrası İatrojenik Rekürren Laringeal Sinir Yaralanmasına Bağlı Olarak Ortaya Çıkan Geçici Disfoni ve Dispne Yakınmaları: Yargıya İntikal Etmiş Bir Vakanın Analizi
Lomber Disk Hernisi Hastalarında Uygulanan Posterior Spinal Cerrahi Yaklaşım Sonrası Görülen İatrojenik Damar Yaralanması: Dünya Tıp Literatüründe 1969-2018 Yılları Arasında Yayınlanmış Olan Toplam 85 Vakanın Sistematik Analizi: “Komplikasyon” mu? “Malpraktis” mi?
Konjenital Santral Sinir Anomalisi Vakalarının Tanı ve Tedavisinde Karşılaşılan Çeşitli Hukuki Sorunlar ve Çözüm Önerileri Üzerine Bir Derleme
Etkinlik ayrıntıları:
Kongre katılım ücreti erken kayıt döneminde öğrenciler ve stajyer avukatlar için 800 TL, normal katılımcılar için 950 TL; 10 Temmuz 2019’dan itibaren öğrenciler ve stajyer avukatlar için 900 TL, normal katılımcılar için 1.100 TL