Ana Sayfa Blog Sayfa 188

Adalet Bakanı Gül’den “Hukuk ve Adalet” dersi

2019 – 2020 eğitim öğretim yılının ilk Hukuk ve Adalet dersi, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül tarafından verildi.

Eryaman Kooperatifler Birliği Ortaokulu’nda Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ve Ankara Valisi Vasip Şahin ile derse giren Adalet Bakanı Gül, öğrencilere hak, hukuk, adalet kavramları hakkında bilgi verdi.

“Hazreti Ömer’in adaleti” konulu ilk derste ortaokul öğrencilerinin hâkim, savcı ve avukatların hangi görevleri yaptıklarıyla ilgili sorularını yanıtlayan Abdulhamit Gül, adaletli olmanın ve hukukun hangi meslekte olursa olsun ileride hepsine lazım olacağının altını çizdi.

2013 – 2014 eğitim öğretim yılından itibaren ortaokullarda seçmeli olarak verilmeye başlanan “hukuk ve adalet” derslerinin önemini “Tüm ilişkilerin merkezinde herkesin bir hakkı ve o hakka saygılı olma sorumluluğumuz var. Hukuk ve Adalet dersini de bu ilişkilerin belirlenmesi, kendimize iyi bir rota çizilmesi için çok önemli bir başlık olduğu için Milli Eğitim Bakanlığımız planına, programına aldı ve sizin gibi gençlerin Hukuk ve Adalet dersini seçmesine imkan tanıdı. İster mühendis, ister avukat, ister öğretmen, ister iş adamı olun her şeyin başı hukuk ve adalet.” sözleriyle vurgulan Gül, öğrencilere “hukuk” ve “adalet”ten ne anladıklarını da sordu.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün ilk dersinden notlar:

Adalet Bakanı Gül’ün girdiği “Hukuk ve adalet” dersinden öne çıkan satırlar şu şekilde:

  • Hukuk ve adalet duygusunun genç yaşlarda kazanılması çok önemli.
  • Arkadaş ve öğretmenlere karşı saygılı olmak, hayvanlara ve doğaya iyi davranmak da hak-hukuk kavramlarının içine girer.
  • Hukukun olmaması toplumda büyük sorunlara yol açar.
  • Gençler, toplumda hukukun, adaletin daha da güçlü olmasına katkı sağlayacak.

Dipnot:

Hukuk ve Adalet dersi; Adalet Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle 2013 – 2014 eğitim öğretim yılında ortaokullarda 6. ve 7. sınıflarda seçmeli ders olarak verilmeye başladı. 2018 – 2019 eğitim öğretim yılında 8. sınıfların da almaya başladığı dersi, 126 bin 847 öğrenci seçti.

İki bakanlığın ortaklaşa çalışmasıyla 2018 – 2019 eğitim öğretim yılında Hukuk ve Adalet ders kitabı yenilendi. Ders kitabı, 4 ünite ve 32 bölümden ve görsel unsurlardan oluşmakta.

Konkordato Hukuku Eğitim Programı

Düzenleyen:

Konkordato Hukuku Eğitim Programı, Hukuki Mücadele Derneği tarafından düzenlenmektedir.

Tarih:

22 Eylül 2019 Pazar, Saat: 09.30 – 16.30

Yer:

İlkiz sokak No:1 Çankaya – Ankara

Eğitim konuları:

  • Konkordato talebi
  • Geçici mühlet – Kesin mühlet
  • Mühletin sonuçları – kaldırılması
  • Alacaklıları bildirme ve alacaklılar toplantısı
  • Konkordatonun mahkemede incelenmesi (Tasdik yargılaması)
  • Konkordatonun tasdiki, tasdik edilmemesi, feshi
QR kodu okutun, etkinliği size Facebook’tan hatırlatalım.

Eğitmen:

  • Dr. Hakan Hasırcı – Yaşar Üniversitesi

Etkinlik ayrıntıları:

  • Eğitim ücreti Hukuki Mücadele Derneği üyeleri ile stajyer avukatlar için 100 TL, avukatlar 150 TL’dir.
  • Toplam eğitim süresi 6 saattir.
  • Program sonunda katılım belgesi verilecektir.

İletişim:

  • 0536 613 00 82

İcra İflas Hukuku Eğitim Programı

Düzenleyen:

İcra İflas Hukuku Eğitim Programı, Hukuki Mücadele Derneği tarafından düzenlenmektedir.

Tarih:

21 Eylül 2019, Saat: 09.30 – 16.30

Yer:

İlkiz sokak No:1 Çankaya – Ankara

Eğitim konuları:

  • Genel haciz yoluyla takipler, takibin kesinleşmesi
  • Haciz – satış ve paranın ödenmesi (Paylaştırılması)
  • Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipler
  • Kiralanan taşınmazın tahliyesi yoluyla takipler
  • İlamlı icra takipleri
  • Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipler
QR kodu okutun, etkinliği size Facebook’tan hatırlatalım.

Eğitmen:

  • Dr. Hakan Hasırcı – Yaşar Üniversitesi

Etkinlik ayrıntıları:

  • Eğitim ücreti Hukuki Mücadele Derneği üyeleri ile stajyer avukatlar için 100 TL, avukatlar 150 TL’dir.
  • Toplam eğitim süresi 6 saattir.
  • Program sonunda katılım belgesi verilecektir.

İletişim:

  • 0530 310 93 37

Hukuk Felsefesi Atölyesi

Düzenleyen:

” Cicero – Yasalar Üzerine” konusunun ele alınacağı Hukuk Felsefesi Atölyesi, Ankara Us Atölyesi tarafından düzenlenmektedir.

Tarih:

15 Eylül 2019 Pazar, Saat: 19.00

Yer:

Ankara Us Atölyesi, Meşrutiyet Mah. Konur 2 Sok. No: 36 Kızılay Çankaya

Katılımcı:

  • Yusuf Hatipoğlu
QR kodu okutun, etkinliği size Facebook’tan hatırlatalım.

Etkinlik ayrıntıları:

  • Etkinliğe katılım ücretsizdir.

İletişim:

  • 0542 418 28 58

Prof. Dr. Durmuş Tezcan kimdir?

15 Mayıs 1947 Silifke’de doğan Durmuş Tezcan, 169 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. 1969-1970 yılları arasında İstanbul Üniversitesinde doktora öğrenimine başlayan Tezcan, 1971 yılında Adalet Bakanlığının yurt dışı doktora sınavını kazanarak Brüksel Üniversitesi Hukuk Fakültesine gitti. Belçika Yargıtayı I. Başkanı Prof. Dr. Robert Legros’nun yönetiminde 25 Mayıs 1976 tarihinde doktorasını tamamlayarak, oy birliğiyle Uluslararası Ceza Hukuku Uzman Doktoru unvanını aldı.

Tezcan, Yardımcı Doçent unvanını 1982 yılında, Doçent unvanını 8 Ekim 1984 tarihinde Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde, Profesör unvanını ise 1990 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesinde aldı.

1976-1980 yılları arasında Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünde Müşavir olarak, 1986 – 1991 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcılığı görevi yapan Prof. Dr. Durmuş Tezcan, 1986-1998 yılları arasında DEÜHF’de Ceza Hukuku ve Ceza Usul Hukuku ile İdare Hukuku ABD Başkanlığı, 1991-2004 yılları arasında DEÜHF’de Kamu Hukuku Bölüm Başkanlığı, 2003-2004 yıllarında DEÜ Hukuk Fakültesi Adalet Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü görevlerini üstlendi.

Prof. Dr. Durmuş Tezcan‘ın aldığı diğer görevler sırasıyla şu şekilde:

  • Polatlı Cumhuriyet Savcı Yardımcısı iken 1980 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Ceza Hukuku Kürsüsünün açtığı sınavı kazanarak 1981 yılında doktor asistan ve 1982’de aynı fakültede Ceza ve Ceza Usul Hukuku yardımcı doçenti oldu.
  • 1984’te Ceza ve Ceza Usul Hukuku doçenti oldu.
  • 1990’da Ceza ve Ceza Usul Hukuku profesörlüğüne yükseldi.
  • 1991 yılında Fransız Hükûmeti tarafından kendisine Akademik Hizmetler Sınıfından Şövalyelik (Chevalier del’Ordre des Palmes Académiques) nişan ve beraatı verildi.
  • T.C. Anayasası’nın Fransızcaya tercümesinde görev aldı.
  • 1982 yılında Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki Çeviri Komisyonunda çalışmalarda bulundu.
  • 1984-1985 yıllarında Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesinde, geçici görevle Ceza Hukuku ve Uluslararası Kamu Hukuku (Devletler Umumi Hukuku) derslerini verdi, aynı zamanda bu fakültenin dekan yardımcılığı görevini de üstlendi.
  • 1985 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine, T.C. Hükûmeti tarafından önerilen üç hâkim adayından biri oldu ve 1983-1984 yıllarında, beş devletin daha önce Türkiye’ye karşı yaptıkları devlet başvurusu nedeniyle, dostane çözüm yolları üzerinde çalışan grup içinde yer alarak çalışmalarda bulundu.
  • 1983-1986 yılları arasında Polis Enstitüsünde, ardından Polis Akademisinde Ceza Özel Hukuku ve Ceza Usul Hukuku dersleri verdi.
  • 1986 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesindeki öğretim üyeliği görevini sürdürürken, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyeliğine atandı.
  • Fransız Hükûmetinin davetlisi olarak 1988 yılında iki ay süreyle Nancy ve Bordeaux Üniversiteleri gibi çeşitli üniversitelerde incelemelerde bulunup konferanslar verdi.
  • 1989-1999 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesiyle iş birliği anlaşması bulunan Bordeaux I Üniversitesi Hukuk Fakültesinde ocak aylarında misafir öğretim üyesi olarak doktora sınıfında Uluslararası Ceza Hukuku dersiyle birlikte Uluslararası Kamu Hukuku (Devletler Umumi Hukuku) ve İdare Hukuku alanlarında bazı konferanslar verdi.
  • 2547 sayılı Kanun 38. maddesi çerçevesinde 1996 – 1998 yılları arasında Dışişleri Bakanlığında hukuk danışmanı sıfatıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde, bazı davalarda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin avukatlık görevini yaptı.
  • Adalet Bakanlığının oluşturduğu Ceza ve Ceza Usul Kanunları Reform Komisyonlarında 1996-2001 yılları arasında üye olarak görev aldı.
  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesindeki iki davada T.C. Hükûmeti tarafından ad hoc hâkim olarak görevlendirildi.
  • 2004 Ocak ayında T.C. Hükûmetini uluslararası mahkemeler nezdinde savunmuş hukukçular kontejanı yedek üyeliğinden, Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu asil üyeliğine seçildi.
  • Kasım 2004’te öğretim üyesi olarak çalışmaya başladığı İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesinde 2006 Haziran – Ekim 2008 yılları arasında Mali ve Ekonomik Hukuk Bölümü Başkanlığı görevini yürüttü.
  • İstanbul Kültür Üniversitesi Adalet Meslek Yüksekokulu ile Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı Avrupa Topluluğu Uluslararası Ekonomik İlişkiler Araştırma ve Uygulama Merkezinin (ATMER) kurucuları arasında yer aldı; İKÜ Adalet MSY’nun kuruluşundan bu yana Müdürlük görevini yürüttü.
  • Prof. Dr. Durmuş Tezcan, Ekim 2008’den beri İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Başkanlığı görevini yürütmektedir.

The Institute of Electrical Engineers (Londra, İngiltere), Turkish Chamber of Electrical Engineers (Ankara), North Cyprus Chamber of Electrical Engineers (Lefkoşa), ve The Institute of Electrical & Electronics Engineers (New York, ABD) bilimsel kuruluşlarına üyeliği bulunan Prof. Dr. Durmuş Tezcan, 1993 yılında İslam Ülkeleri Oşinografi Merkezi hukuk danışmanları grubuna dahil edildi. Uluslararası Ceza Hukuku Derneği’nin (Association Internationale de Droit Pénal) ve onun Türkiye şubesi olan Türk Ceza Hukuku Derneğinin kurucu üyesi olan Tezcan, akademik kariyeri boyunca iki yüze yakın bilimsel makale ile yirmiyi aşkın bilimsel kitaba imza attı.

Prof. Dr. Durmuş Tezcan, mesleki dayanışma amacıyla 1984 yılından beri önce Ankara Barosuna, İzmir’e atandıktan sonra da İzmir Barosuna kayıtlıdır.

Panel: Ceza Muhakemesi Hukukunda Güncel Gelişmeler

Düzenleyen:

Prof. Dr. Durmuş Tezcan Armağanı Takdim Töreni ve Ceza Muhakemesi Hukukunda Güncel Gelişmeler Paneli, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenmektedir.

Tarih:

16 Eylül 2019 – Saat: 13.00 – 17.30

Yer:

Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü – DESEM Bordo Salon

Konuşmacılar:

  • Prof. Dr. Durmuş Tezcan – İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi
  • Prof. Dr. Feridun Yenisey – Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi
  • Prof. Dr. Köksal Bayraktar – Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi
QR kodu okutun, etkinliği size Facebook’tan hatırlatalım

Konular:

  • Ceza Muhakemesi Hukukunda Güncel Gelişmeler
  • Ceza Muhakemesi Hukukunda İspata İlişkin Güncel Tartışmalar
  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İçtihatları Çerçevesinde Tutuklama

Panel Programı

Uluslararası İfade Özgürlüğü ve Medya Çalıştayı

Düzenleyen:

Uluslararası İfade Özgürlüğü ve Medya Çalıştayı, İzmir Barosu ve İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenmektedir.

Tarih:

21 – 22 Eylül 2019

Yer:

İzmir Sanat-Fuar Alanı

Katılımcılar:

  • Mustafa Özuslu – İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili
  • Av. Özkan Yücel – İzmir Barosu Başkanı
  • Erol Önderoğlu – Sınır Tanımayan Gazeteciler
  • Rosa Curling – İngiltere ve Galler Barosu İnsan Hakları Komitesi
  • Rebecca Vincent – Sınır Tanımayan Gazeteciler
  • Milena Büyüm – Uluslararası Af Örgütü
  • Av. Perihan Çağrışım Kayadelen – İzmir Barosu
  • Av. Gökhan Ahi – İstanbul Barosu
  • Gökçe Gökçen – CHP Genel Başkan Yardımcısı
  • Şevket Uyanık – Korsan Parti
  • Doç. Dr. Hanifi Kurt – İzmir Dayanışma Akademisi
  • Jodie Ginsberg – Sansür Endeksi
  • Av. Tora Pekin – İstanbul Barosu
  • Ayşe Düzkan – Gazeteci
  • Av. Evren Çıldır – İzmir Barosu
  • Sinan Gökçen – Civil Rights Defenders Türkiye Koordinatörü
  • Utku Zirığ – Gazeteci
QR kodu okutun, etkinliği size Facebook’tan hatırlatalım.

Konular:

  • Uluslararası hukukta ifade ve basın özgürlüğü
  • Dünyada ve Türkiye’de internet ve medya yasakları
  • Türkiye’de basın özgürlüğü ve tutuklu gazeteciler
  • Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğü ihlallerine karşı yeni stratejiler
  • Özgür internet için alternatif arayışlar
  • İfade özgürlüğünü yerelde kurmak

İletişim:

  • info@izmirbarosu.org.tr
  • 0232 463 00 14

Çalıştay Programı

Demokratik Vatandaşlık ve Demokratik Değerlerin Eğitimle Desteklenmesi Uluslararası Konferansı

Düzenleyen:

Demokratik Vatandaşlık ve Demokratik Değerlerin Eğitimle Desteklenmesi Uluslararası Konferansı; Friedrich Naumann Vakfı, Eğitim Reformu Girişimi ve European Liberal Forum iş birliğiyle düzenlenmektedir.

Konferans takvimi:

  • Katılım için son başvuru tarihi: 20 Eylül 2019 Cuma
  • Sempozyum tarihi: 27 Eylül 2019 Cuma, Saat: 09.30 – 17.00

Yer:

Yapı Kredi Kültür Sanat Merkezi

Konuşmacılar:

  • Airis Meier, Eğitim ve Kültür Politika Danışmanı (ALDE), ELF Yönetim Kurulu Üyesi (tbc)
  • Hans-Georg Fleck, Tükiye Ofisi Daimi Temsilcisi, Friedrich Naumann Vakfı
  • Aslıhan Özdemir, Program Yöneticisi, Avrupa Konseyi (Türkiye’de demokratik vatrandaşlık projesi)
  • Tülin Şener Kılınç, Öğretim Üyesi, Ankara Üniversitesi
  • Lana Jurko, Yönetici, Network of Education Policy Center
  • Nevşin Mengü, Gazeteci, Deutsche Welle
  • Sezen Bayhan, Öğretim Üyesi, Boğaziçi Üniversitesi
  • Işık Tüzün, Başkan, Eğitim Reformu Girişi
  • Suna Aydemir, Öğretim Üyesi, Türk Alman Üniversitesi
  • Umay Aktaş Salman, Araştırmacı, Eğitim Reformu Girişimi
  • Eddy Habben Jansen, Direktör, ProDemos, Hollanda
  • Marcus Otto, Araştırmacı, Georg Eckert Institute, Almanya
  • Marie Carlson, Araştırmacı, Gothenburg Üniversitesi, İsveç
  • Melda Akbaş, Program Yöneticisi, Ashoka
  • David Kerr, Öğretmen Eğitimi Birimi Başkanı, Reading Üniversitesi, İngiltere
  • Regis Malet, Kıdemli Üye, l’Institut Universitaire de France, Fransa
  • Burak Ülman, Başka Bir Okul Mümkün, Türkiye
  • Işık Tüzün, Başkan, Eğitim Reformu Girişi
QR kodu okutun, etkinliği size Facebook’tan hatırlatalım.

Konular:

  • Neden Demokratik Vatandaşlık için Eğitim?
  • Türkiye Eğitim Sisteminde Demokratik Değerler ve Demokratik Vatandaşlık – Müfredat, Kitaplar ve Sınıf Ortamı
  • Demokratik Değerlerin ve Demokratik Vatandaşlığın Eğitim Yoluyla Desteklenmesi Farklı Örnekler: Edinimler, Problemler ve Zorluklar
  • Demokratik Değerlerin ve Demokratik Vatandaşlığın Eğitim Yoluyla Desteklenmesi Farklı Örnekler: Edinimler, Problemler ve Zorluklar

Kayıt / Katılım:

  • Konferansa katılım, başta eğitim alanında çalışan paydaşlara, öğretmenlere, yöneticilere, sivil toplum kuruluşlarına ve bu konuyla ilgilenen herkese açık ve ücretsizdir.
  • Katılım başvurusu

Konferans Programı

Demokratik-Vatandaşlık-ve-Demokratik-Değerlerin-Eğitimle-Desteklenmesi-Uluslararası-Konferansı

22. Uluslararası İnsan Hakları Akademisi Yaz Çalıştayı

Düzenleyen:

22.Uluslararası İnsan Hakları Akademisi Yaz Çalıştayı, İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından düzenlenmektedir.

Tarih:

9-16 Eylül 2019

Yer:

İzmir – Çeşme

Katılımcılar:

  • Dr. Bahar Akıngüç Günver – İstanbul Kültür Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı
  • Prof. Dr. Erhan Güzel – İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü
  • Prof. Dr. Dr. h.c. mult. Bahri Öztürk – İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
  • Vuslat Dirim – Yargıtay 13. Ceza Dairesi Başkanı ve Yargıtay İnsan Hakları Komisyonu Başkanı
  • Dr. Taylan Barın – Anayasa Mahkemesi raportörü
  • Hikmet Kanık – Yargıtay Üyesi
  • Prof. Dr. Dr. h.c. mult. Albin Eser – Freiburg Max-Planck Enstitüsü Onursal Müdürü
  • Prof. Dr. Klaus Tolksdorf – Federal Almanya Yargıtay Onursal Başkanı
  • Prof. Dr. Dr. h.c. Helmut Goerlich – Almanya Leipzig Üniversitesi
  • Prof. Dr. Dr. h.c. Walter Gropp – Almanya Giessen Üniversitesi
  • Prof. Dr. Michael Nagel Almanya Leibniz Üniversitesi
  • Prof. Dr. Prof. h. c. Arndt Sinn – Osnabrück Üniversitesi Avrupa ve Uluslararası Ceza Hukuku Çalışmaları Merkezi Müdürü
  • Prof. Dr. Akos Farkas – Miskolc Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
  • Dr. Dr. h.c. Silvia Tellenbach – Max-Planck Uluslararası Karşılaştırmalı Hukuk Enstitüsünün Türkiye sorumlusu
  • Prof. Dr. sc. Zlata Durdevic – Zagreb Üniversitesi
QR kodu okutun, etkinliği size Facebook’tan hatırlatalım

Ele alınacak konular:

  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AHİM) Kararları ışığında Türk ve uluslararası hukukta en yeni gelişmeler
  • Adil Yargılanma Hakkı
  • İfade Özgürlüğü
  • Özel Hayat ve Aile Hayatının Korunması

İletişim:

  • (0212) 498 41 41

Feyzioğlu: Demirel yargı reformunu bizim evde mi açıkladı?

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Av. Metin Feyzioğlu, Erzurum Barosu ziyaretinde yaptığı basın toplantısında yeni adli yıl açılış töreninin Beştepe yapılmasına dair eleştiriler ve bazı baroların olağanüstü genel kurul çağrısıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Feyzioğlu’nun basın toplantısından öne çıkan satırlar şu şekilde:

Mesele yargı bağımsızlığı değil

Ecevit yargı reformunu açıklarken Yargıtay’da mı açıkladı? Başbakanlık’ta açıkladı. Süleyman Demirel yargı reformunu bizim evde mi açıkladı? Başbakanlık’ta açıktı. Bugün başbakanlık yok. Millete en üst seviyede taahhüt verme görev sorumluluğunda olan Cumhurbaşkanı açıkladı. Oraya da bazı arkadaşlar gelmedi. Onlar için mesele yargı bağımsızlığı değil, Cumhurbaşkanı’na gidip gitmemek meselesidir.

Kadın şiddetini Alman Şansölyesi’ne değil Cumhurbaşkanlığı’na götüreceksiniz.

Cumhurbaşkanlığı sistemini benimseyebilirsiniz. Parlamenter hükûmet olsun diyebilirsiniz. Anayasa’ya ilişkin olması gereken noktasında itirazlarınız olabilir. Ama şimdi bu Anayasa yürürlüktedir. Buna göre faaliyet gösteriyoruz. Yargı reformu belgesi açıklanırken külliye diye “Biz Cumhurbaşkanı’na gitmeyiz.” dediğiniz anda başka bir şey oluyor. “Ben devletle iş konuşmam.” diyorsunuz. Ama biz bu devletin içinde iş yapmak durumundayız.

Türkiye’nin şu anda hükûmet merkezi orasıdır. Ben yapmadım, siz yapmadınız. Anayasa değişti, hükûmet merkezi böyle oldu. Biz de kamu kurumu niteliğinde meslek örgütü olarak oraya gidiyoruz. İstanbul Belediye Başkanı randevu istiyor, oraya gidiyor. Ankara Belediye Başkanı, işi varsa oraya gidecek. Devletle iş yapmak zorundaysanız örneği kadına şiddeti önlemeye çalışıyorsanız bunu Alman Şansölyesi’ne, Berlin’e değil Ankara’ya Cumhurbaşkanlığı’na götüreceksiniz. “Ben oraya gitmem.” dediğinizde samimi olmak lazım.

Biz de adli yıl açılış töreni başka yerde yapılsın istedik

Adli yıl açılışı sebebiyle gelmeyen kıymetli meslektaşlarımı anlıyorum, olabilir biz de başka yerde yapılsın istedik. Oraya gitmenin bu millete ve bu meseleye getirisi nedir? Gitmemenin zararı nedir? Dedik ki aramızda “Gidip doğrudan doğruya Sayın Cumhurbaşkanı’na, Meclis Başkanına, Bakanlara, yüksek yargının mensuplarına orada anlatmalıyız.”. Fena mı oldu? Çözüm daha da hızlandı.

Yargı Reformu Strateji Belgesini gölgelemeyin

“Biz ne yapmışız?” diye sordum arkadaşlarıma. Biz ne yaptık, hangi suçu işledik ki aramızda bazı sevgili arkadaşlarımız böyle bir tepki gösteriyor? Biz şunu yapmışız: On bin değil, yüz bin değil sadece bir kalemde iki yüz elli bin iş imkanı yaratıyoruz genç avukatlara. Bu yargı reformu strateji belgesinde var? Yargıtay Başkanımız da kürsüye çıktığında “Birlik başkanının cümlesine katılıyorum.” dedi.

“Biz ne yaptık?” dedim. Avukatlarımıza iş imkanı buluyoruz. Bundan niye rahatsız olunuyor, kim rahatsız olabilir? 47 bin meslektaşım beş yılın altında, bunların işi yok. Ben çekiyorum bunun derdini, her gün bu dert bize yansıyor, başkanlarıma yansıyor. Bu ülkenin baro başkanlarına yansıyor. Biz buna çözüm buluyoruz. Yargı reformu strateji belgesinin sadece avukatlara çözüm sunduğunu vatandaşlarımız sanmasın. Bu belgeyi açıklayan konuşmamızda izah ettiğimiz üzere avukatın sorunun çözen her adım vatandaşın da sorununu çözüyor.

25 bin avukat, kölelik şartlarında çalıştırılıyor

25 bin stajyer avukat var. Kölelik şartlarında çalıştırılıyor. Hepsine ücretli çalışma imkanı, sigortalı olma imkanı getiriyoruz. Peki sınav? Dünyanın neresinde avukatlık mesleğine sınavsız giriş kaldı? Türkiye’de bunu toptan çözüyoruz. Hukuk mesleklerine girişte bir baraj getiriyoruz. Bu muazzam bir şey, bu konuda tam bir konsensüs sağlandı.

Peki bundan 3 ay önce genel kurul yaptık, 3 ayda ne değişti de genel kurul isteniyor? Yargı reformu strateji belgesi somutlaştı, avukatların ve vatandaşlarımızın adalete ilişkin haklı şikayetlerini çözüme bağlayacak yol haritası ortaya kondu ve ilk kanunlaşacak paket yazıldı. 3 ayda değişen bu. O zaman bize düşen gündemimizi sadece buna odaklamak yani çözüme odaklamak. Biz soruna çözüm bulmaya çalışıyoruz. Her çözüme sorun bulanlardan olmadık, sorunlara çözüm bulanlardanız üstümüze düşeni yapmaya devam edeceğiz. Başka hiçbir gündemimiz yok bizim.

Arkadaşlardan da istirhamım bunu gölgeleyecek, engelleyecek hiçbir şey yapmayın. Yürüyelim, ucuna geldik, yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik. Bu güzel ortamı baltalamak, gölgelemek emin olun genç avukatlara, stajyer avukatlara, cezaevlerinde adliyelerde adalet bekleyen yüz binlerce insanımıza haksızlık olur. Gelin bunu birlikte çıkartalım.

Kamuoyunu kendi iç sorunlarımızla meşgul etmeye gerek yok. Bu konular bizim iç sorunumuz kamuoyunun sorunu değil.

Hukuk devleti, sloganla olmaz

Hukuk devleti sloganla olmaz. Hukuk devleti parlak yıldızı vatandaşın eline verebilirsek gerçekleşir. Bunu da diyalogla yapacağız. Kapıyı çalarsınız,  sorunları söylersiniz, dinlenmezsiniz, “Böyle bir sorun yok.” denir. O zaman hep birlikte protesto edelim. Kapıyı çalarsınız, “Buyur gel, sorunları anlat.” denir, anlatırsınız. Biz kapı çaldık açılmadı mı? İki sene önce devlet kapısı vatandaşa kapanamaz demiştik, o kapı bize açıldı. Bize açık, herkese açık, bizim vatandaşımıza açık.

El birliğiyle bütün bu sorunları çözüm yoluna sokacak yargı reformu strateji belgesini hayata geçiriyoruz. Özgürlükleri güvence altına alacak düzenlemeleri getiriyoruz. Avukatın günlük sorunlarını çözümler düzenleme ile hayata geçiyor. “Ekim ayında Meclis açılır açılmaz birinci önceliği olmalıdır.” dedi Sayın Cumhurbaşkanı. Şimdi size soruyorum biz avukatların bin tane sorununu çözmek için, stajyer avukatların sorunun çözmek için, 82 milyon vatandaşın sorununu çözmek için Alman Şansölyesiyle mi görüşmeliyiz? O zaman İngiliz Başbakanına mı gitseydim? Elbette Türkiye’yi kim yönetiyorsa ona gittik, gideceğiz. Gittiğimizde hüsnü kabul gördük.

Türkiye Barolar Birliği sürekli kurultay peşinde koşan yapı değildir. Türkiye Barolar Birliği hizmet peşinde koşan bir yapıdır. Başka yapılarla karıştırılmazsa iyi olur.