Av. Kazım Yiğit Akalın:Barışçıl Bir Gösteri Demokrasinin Gereğidir

Avukat Hakları Grubu’nun çevrim içi yayınında “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Düzenleme Hakkı ile bu kapsamda Yakalama, Gözaltı ve İfade Usulleri” konusu konuşuldu. Av. Prof. Dr. Mehmet Köksal ve Av. Gül Banu Kırtok’un moderatörlüğünü yaptığı yayına katılan Av. Kazım Yiğit Akalın, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile ilgili yaşanan sorunlara değindi.

Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı’nın şiddet içermedikçe özgür olması gerektiğini belirterek konuşmasına başlayan Av. Kazım Yiğit Akalın, gerek Türk hukukunda gerekse İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde bu konu hakkında benzer tanımların yapıldığını ifade etti. Akalın “Barışçıl bir gösteri, hiçbir izne tabii olmaksızın yapılmalıdır. Özgürdür. Sınırsızdır. Çoğulcu demokrasinin gereğidir.” dedi.

Polis Kanuna Uygun Gösteriyi Dış Müdahalelerden Korumakla Yükümlü

Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde polisin yasaklama yetkisinin bulunmadığının altını çizen Akalın, gösteri yapmak isteyenlere ilişkin ne zaman müdahalede bulunabileceğini anlattı. Akalın “Polis, kanuna aykırı bir gösteriyi dağıtmakla yükümlüdür. AİHM 2020 Şubat ayında bu konuda “Avrupa İnsan Hakları İçtihadı Hakkında Rehber Kitlesel Protestolar” başlıklı bir rapor yayımladı. Bu raporda ‘Polis, o toplantının düzenli, dışarıdan müdahale olmayacak şekilde tertibini sağlamak zorundadır.’ diyor. Yani toplantıyı yapanları korumak zorunda. O gösterinin güzel bir şekilde yapılması için için yükümlülük altındadır.” şeklinde konuştu.

Av. Akalın gösteri yapılmayacak alanları da sıraladı. “Parklarda, mabetlerde, kamu hizmeti görülen yerler ve bunların eklentisinde yapılması aykırı” diyen Akalın “Hiç kimse E-5’in ortasında bütün trafiği kesip ben burada yürüyorum diyemez, dememeli. Belli durumlarda ona bile gidilebilir ama her durumda değil. Her durumun özelliğine, vahametine o gösteri yürüyüşünün nedenlerine bakmak gerekir. Gösteride silah olması yasak. Bildiri yapılması gerekli ama içtihatlar uyarınca gerekirse şart bile değil. Parklarda ve mabetlerde yasak ama olayın özüne baktığımızda oralarda dahi serbest olabilir. Bunun dışında şiddet içermediği sürece hiçbir sıkıntı yok” ifadelerini kullandı.

Okuma önerisi:  Av. Hülya Gülbahar: İstanbul Sözleşmesi Kanunla Yürürlükten Kaldırılabilir

Zor Kullanımı Orantısız Olmamalı

Kanuna aykırı bir toplantı sırasında polisin neler yapabileceğini aktaran Akalın, “Konunun özüne de dokunmadan sınırlanması gerekiyor. Polis elbette Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu (PVSK), Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK ) ve elbette Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında buna ilişkin önlemlerini almalıdır. Ne yapar? Mevcut toplantı ve gösterinin dağılması konusunda uyarı verir. Uyarı sonucu grup dağılmazsa buna karşı pasif değil aktif bir direniş olursa zor kullanabilir. Zor kullanması orantılı olmalıdır.” diyerek gösteri yapmak isteyenlere şiddet uygulanmaması konusunda hassas olunması gerektiğini belirtti.

Suçüstü Durumlarda Yapılan Yakalamadır

Polisin bazı durumlarda bir kişiyi yakalamak için gözaltına alabildiğini de söyleyen Akalın “Polisin suçüstü halinde yaptığı şey yakalamadır. Yakalandıktan sonra savcıdan gözaltı kararı alınabiliyor. Bir kişinin suç işlediğini görüp alması yakalamadır. Tutuklama değildir. Bir kişinin birini döverken polisin onu alması yakalamadır. Bu durum suçüstü halidir, yapabilir.” değerlendirmesinde bulundu.