Ana Sayfa Blog Sayfa 139

İdare Hukuku ve İdari Yargı Uluslararası Sempozyumu

İdare Hukuku ve İdari Yargı Uluslararası Sempozyumu, İstanbul Ticaret Üniversitesi tarafından düzenlenmektedir.

Tarih:

24-26 Mayıs 2021 – 10.00

SEMPOZYUM PROGRAMI

1. GÜN – 24 MAYIS

10.00-12.00 – AÇILIŞ KONUŞMALARI:

  1. Prof. Dr. Turan YILDIRIM – Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı (Davetli Konuşmacı)
  2. Prof. Dr. Aydın GÜLAN – İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ord. Prof. Dr. Sıddık Sami Onar İdare Hukuku Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve İdare Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı (Davetli Konuşmacı)
  3. Prof. Dr. H. Amir ALİYEV – Bakü Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
  4. Prof. Dr. Asuman YILMAZ – İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
  5. Dr. Abidcan HAMİDOV – Buhara Devlet Üniversitesi Rektörü
  6. Prof. Dr. Yücel OĞURLU – İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı

12.00-13.30 – 1. OTURUM: GLOBAL – ULUSLARARASI – BÖLGESEL İDARE HUKUKU ÇALIŞMALARI

Moderatör: Prof. Dr. Melikşah Yasin  

Doç. Dr. Dmitrikova EkaterinaSt. Petersburg Devlet ÜniversitesiAvrasya Ekonomik Birliği Hukukunun Ulusal Makamlar Tarafından İdari ve Yargı İşlemlerinde Yeknesak Uygulanmasının SağlanmasıRusça
Dr. Öğr. Üyesi Jabi GulşanBakü Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesiİdare Hukuku ve KüreselleşmeAzerbaycan Türkçesi
Dr. Öğr. Üyesi Necip Taha GürYalova Üniversitesi Hukuk FakültesiKüresel İdare Hukuku Teorisini Salgın Üzerinden OkumakTürkçe
Arş. Gör. Muhammedali AktaşFatih Sultan Mehmet Vakıf ÜniversitesiGlobal İdare Hukuku ve Türk İdare Hukuku Bakımından ÖnemiTürkçe
Arş. Gör. Murat Can Gökdemirİstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk FakültesiUluslararası İdare Hukukunun Kapsamı ve Kavramın Kullanımındaki BelirsizliklerTürkçe
Bükre Şeyma Dönderİstanbul Ticaret Üniversitesi S.B.E. Doktora Öğrencisiİngiltere’de Fikri Mülkiyet Haklarının Korunmasında Görevli İdari Organlar ve Süreçİngilizce

14.00-15.00 – 2. OTURUM: İDARE HUKUKUNDA REFORM ARAYIŞLARI VE GELECEĞİ

Moderatör: Prof. Dr. Ramazan Çağlayan

Prof. Dr. Yücel Oğurluİstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk FakültesiYapay Zekanın İdare Hukuku ve İdari Yargıda Doğuracağı TartışmalarTürkçe
Dr. Öğr. Üyesi Ramil AslanovBakü Devlet ÜniversitesiModern Dönemde İdari Hukukun Gelişme Eğilimleri: Karşılaştırmalı AnalizAzerbaycan Türkçesi
Kıdemli Okutman Izzatullo ŞoevBuhara Devlet ÜniversitesiÖzbekistan’da İdari Reform: Sorunlar ve ÇözümlerRusça
Kıdemli Okutman Shirinov Anvar QanoatoviçBuhara Devlet ÜniversitesiHuman Development as Per Chronology of Dynamics of Administrative Reforms in Uzbekistanİngilizce
Araştımacı Turdiyev Bexruz SobiroviçBuhara Devlet ÜniversitesiThe Concept of Administrative Reform in Uzbekistan: Challenges and Plansİngilizce

15.30-16.30 – 3. OTURUM: İDARİ USUL HUKUKU

Moderatör: Prof. Dr. Yücel Oğurlu

Prof. Dr. Asmar AliyevaBakü Devlet Üniversitesi Hukuk FakültesiGümrük Suçlarıyla İlgili Davalarda İdari-Usul Mevzuatının Uygulanmasında Karşılaşılan Sorunlar: Uluslararası ve Ulusal Hukuk Temelinde Çözmenin YollarıAzerbaycan Türkçesi
Doç. Dr. Soledad Saginovna DyussebaliyevaAtyrau ÜniversitesiAdministrative Procedure Code of the Republic of Kazakhstan (2021): New Ideas, Value for Legal Practiceİngilizce
Dr. Myrzatayev Nurmuhamed DauletkeldieviçL.N. Gumilyov Avrasya Milli ÜniversitesiBir Kişinin İdari Kanun Gereğince Yasal Yardım Alma Hakkının Uygulanmasına Bazı Hususlar  Rusça
Kıdemli Okutman Gulamhuseyn Surkhay oğlu Alibeyli  Bakü Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesiİdari Talep TürleriAzerbaycan Türkçesi
Araştırmacı G.S. OmarovaBuhara Devlet ÜniversitesiHukuk Derslerinde Hukuki Terimlerin İncelenmesinde Didaktik Oyunların Kullanılması (İdare Hukuku Örneği Üzerine)Özbekçe

2. GÜN – 25 Mayıs:

10.00-11.00 -4. OTURUM: İDARİ YARGININ KONUSU OLMASI BAKIMINDAN İDARİ İŞLEM

Moderatör: Prof. Dr. Turan Yıldırım

Doç. Dr. Vasilyieva Anna FedotovnaSt. Petersburg Devlet Üniversitesiİdari İşlemlerin Yürütülmesi: Karşılaştırmalı Hukukî/Yasal DeğerlendirmeRusça
Dr. Öğr. Üyesi Kuryndin Pavel AleksandroviçSt. Petersburg Devlet Üniversitesiİdari İşlemlerin Duruşma Öncesi Temyizi: Karşılaştırmalı Hukuki DeğerlendirmeRusça
Arş. Gör. Nergis Kulaksızoğlu MercanDoğuş Üniversitesi Hukuk Fakültesiİngiltere’deki Rule of Law Anlayışı ve DİCE’nin İdare Hukuku EleştirisiTürkçe
Arş. Gör. Gözde ÜlkerErzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Hukuk FakültesiOrtaöğretim Başarı Puanına Uygulanacak Katsayının
Yarıya Düşürülmesi Kuralına İlişkin Bir Değerlendirme
Türkçe
Könül Maharramova Bakü Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Doktora ÖğrencisiAzerbaycan Cumhuriyeti İdari İşlemlerinde Hak Talebinde Bulunma İhtimali KonusuAzerbaycan Türkçesi

11.30-12.30 – 5. OTURUM: İDARE HUKUKU ‘İNSAN HAKLARI’ VE ANAYASA YARGISI

Moderatör: Prof. Dr. Asuman Yılmaz

Prof. Dr. Melikşah Yasinİstanbul Üniversitesi Hukuk FakültesiAnayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Kararlarında İspat Standardı KavramıTürkçe
Prof. Dr. Amir Aliyev, Gulnaz Rzayeva, Elmira QazvinovaBakü Devlet Üniversitesi Hukuk FakültesiKolluk Kuvvetlerinin Kanun Yapma Faaliyetinde, İnsan ve Vatandaş Hak ve Özgürlüklerin GarantisiRusça
Prof. Dr. Kapsalamov Kairat Zhaksylykovich, Doç. Dr. Kapsalamova Saule Serikpayevna, Doç. Dr. Osmanova Dinara Bakhtiyarovna  Turan-Astana Üniversitesi ve L.N. Gumilyov Avrasya Milli ÜniversitesiÇocuk Haklarının İdari ve Yasal Korunma Mekanizmalarının İyileştirilmesiKazakça
Doç. Dr. Mutlu KağıtçıoğluTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hukuk FakültesiBireysel Başvuru Kararlarında İdari Yargı Kararlarının Uygulanmaması SorunuTürkçe
Dr. Ş.İ Aliyev, N.A. MiziszadeBakü Hatai Bölge Mahkemesi Yargıcı,
Şirvan Ticaret Mahkemesi Başkanı
İdari İşlemler Sırasında İnsan Hak ve Özgürlüklerinin Korunmasının SağlanmasıAzerbaycan Türkçesi

13.00-14.00 – 6. OTURUM: İDARE HUKUKU

Moderatör: Prof. Dr. Bülent Kent

Doç. Dr. Şukurov Nasib Heybat oğluBakü Devlet Üniversitesi Hukuk FakültesiAnayasanın Yasal Korunmasında Yürütme Organlarının RolüAzerbaycan Türkçesi
Dr. Öğr. Üyesi Nurhan Yaprakİstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk FakültesiYapılaşma Faaliyetleri Çerçevesinde İdarenin Depremden Doğan SorumluluğuTürkçe
Dr. Öğr. Gör. Memduh Cemil Şirinİstanbul Üniversitesi Hukuk FakültesiAnayasaya Aykırı Kanun Maddesi Uygulamasından Doğan Devlet Sorumluluğu Üzerine Karşılaştırmalı Bir İncelemeTürkçe
Dr. Öğr. Görevlisi Seyithan KayaErzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, Adalet Meslek Yüksekokuluİl Genel Meclisi Kararlarının Kesinleşme Sürecinin DeğerlendirilmesiTürkçe
Arş. Gör. Kadir Can ÖzelHacettepe Üniversitesi Hukuk FakültesiSermayenin Küreselleşmesi ve 1999 Anayasa Değişikliği Bağlamında İmtiyaz Sözleşmelerinde Uluslararası Tahkim Türkçe

14.30-15.30-7. OTURUM: EKONOMİK İDARE HUKUKU

Moderatör: Dr. Öğr. Üyesi Nurhan Yaprak

Doç. Dr. Dinara OsmanovaL. N. Gumilyov Avrasya Milli ÜniversitesiKazakistan’da Yolsuzlukla Mücadele Stratejisi ve PolitikasıRusça
Dr. Hayrettin KurtHazine ve Maliye BakanlığıTürk Hukukunda “İç Dondurma” Rejimine İlişkin DeğerlendirmelerTürkçe
Arş. Gör. Zeynep Çelik Gülsevenİstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesiİdarenin Bankacılık Faaliyetinin İdare Hukuku Çerçevesinde Değerlendirilmesi Türkçe
Arş. Gör. Ali Fuat Geyikİnönü Üniversitesi Hukuk FakültesiBlok Zincir Teknolojisinin Yerel Yönetimlerde KullanılmasıTürkçe
Av. Cüneyt Ş. OğurluKültür Üniversitesi Doktora ÖğrencisiBlok Zincir Uygulamalarına Dair 2021 Yönetmeliğinin UygulanmasıTürkçe

16.00-17.00 – 8. OTURUM: İDARİ YARGILAMA HUKUKU – 1

Moderatör: Prof. Dr. Aydın Gülan

Prof. Dr. Selami Demirkolİstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi, Emekli Danıştay Üyesiİdari Yargılamada Hakim Duyarlılığı- Hakkaniyet Odaklı Yargılama Anlayışının Kurumsallaşma ÖnerisiTürkçe
Doç. Dr. Cenk Şahinİstanbul Üniversitesi Hukuk FakültesiTürk İdari Yargılama Hukuku İçtihadında Dava Açma Sürelerine İlişkin Yeni Yaklaşımlar ve Güncel SorunlarTürkçe
Dr. Öğr. Üyesi Hüseyn AskarovBakü Devlet ÜniversitesiAvukatın İdari Mahkeme Davalarına KatılımıAzerbaycan Türkçesi
Dr. Öğr. Üyesi Murat Buğra Tahtalıİnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalıİdari Yargıda Nevi Şahsına Münhasır Kanun Yolu: Kanun Yararına TemyizTürkçe
Dr. Emre Akbulut  İdarî Hakim, TBMM Başkan BaşmüşaviriTürk İdari Yargılama Hukukunda
Çelişkili Kararların Önlenmesi İçin Alınabilecek Ek Tedbirler
Türkçe

3. GÜN – 26 Mayıs:

10.00-11.00 – 9. OTURUM: İDARİ YARGILAMA HUKUKU – 2

Moderatör: Prof. Dr. Nur Kaman

Prof. Dr. Mustafa Avcı Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdari Yargıda Kanun YollarıTürkçe
Doç. Dr. Jordan DelevUluslararası Vizyon Üniversitesi Hukuk FakültesiAdministrative-Judicial Enforcement of Industrial Property Rights in the Republic of North Macedoniaİngilizce
Doç. Dr. Subhan Aliyev Farmayil oğluBakü Devlet Üniversitesiİdare Mahkemelerinin Faaliyetinin ÖzellikleriAzerbaycan Türkçesi
Dr. Öğr. Üyesi Yıldız Akel ÜnalDoğuş Üniversitesi Hukuk FakültesiNormative Force and Nullity of the Presidential Decision withdrawing Turkey from The Council of Europe Convention on Preventing and Combating Violence Against Women and Domestic Violence İngilizce

11.00-12.00 – KAPANIŞ VE DEĞERLENDİRME:

  1. Prof. Dr. Aydın GÜLAN – İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ord. Prof. Dr. Sıddık Sami Onar İdare Hukuku Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve İdare Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı
  2. Prof. Dr. Yücel OĞURLU– İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı

Kadın Hak ve Özgürlüklerinin Gelişimi

Bilindiği üzere yeryüzünde insanların varlığı ve devamı kadınlar ile sağlanmaktadır. Buna rağmen kadınların toplum içindeki yeri ve haklarına bakıldığında ilk çağlardan bu yana, yalnızca insan olmalarından dolayı eşit, özgür ve onurlu yaşama hakkına sahip olmaları gerekirken, bu haklar için mücadele etmek zorunda bırakılmışlardır. 

Geçmişten günümüze kadarki sürece bakıldığında toplumların benimsediği cinsiyet yaklaşımı zamanla yaşayış biçimlerine, gözettiği haklara, müziklerine, üretilen eserlere yansımıştır. Bu yaklaşımlar zamanla kurallaşarak töre ve kanun haline gelmiştir. Bakıldığında yanlış inanç öğretileri, töre, gelenek, ön yargı ve bazı örf ve adetler ile kadınlar; şahitlik, miras, mal edinme, yaşama hakkı, çalışma hakkı gibi birçok konuda geri planda bırakılmıştır. Kadınlar toplumun temelini oluşturan “aile” kavramını meydana getirmesine rağmen tarihi çağlardan bu yana hak ettiği değeri alamamıştır.

Bu süreç kız çocuklarına isim vermeyip, onları sayı ile adlandırmakla devam etse de yakın tarihlere bakıldığında kadının sosyal yaşamdaki yerinin ve etkinliğinin fark edilmesi gerileme sürecinin durmasına neden olmuş ve zamanla kadın hakları konusunda önemli adımlar atılmıştır. 

Bu adımların en anlamlılarından birisi şüphesiz 8 Mart 1857 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde bir tekstil fabrikasında yaklaşık 40 bin kadın işçinin, daha iyi koşullarda çalışmak için grev yapması ve bu grevin anlamının farkındalığına varılarak Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansında bugünün Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kabul edilmesidir.

Bu gelişmenin ardından işçi birlikleri hareketlenmiş, kadın örgütlenmeleri yaygınlaşmış ve kadın hareketleri daha geniş kitlelere yayılmıştır. Bu yayılım 17. yüzyıldan itibaren kendini göstermeye başlamış, günümüze dek süregelecek bir direniş ve arayışın temelini oluşturmuştur. 

Ülkemizde kadınların toplumsal cinsiyet eşitliği yolundaki mücadelesine baktığımızda, ilk Türk kadın hareketi olarak 28 Nisan 1913’de Halide Edip Adıvar tarafından kurulan Türkçe karşılığı Kadınların Durumunu Yükseltme Derneği gösterilir. Derneğin asıl amacı, kadının çalışma yaşamına ve toplumsal yaşama katılımının sağlanması, kadınları kısıtlayan geleneklere, eşitsizliğe, eğitimsizliğe karşı mücadele edilmesi ve bunlar için bir toplumsal inkılabın çıkarılmasıdır. (Kaynak: Çatlak Zemin – https://www.catlakzemin.com/28-nisan-1913-teali-i-nisvan-cemiyeti-kuruldu/)

Derneğin faaliyetleri çerçevesinde Tanzimat’tan günümüze kadar İslam aile hukukunda en çok tartışılan konu olan poligami (erkeğin aynı anda birden fazla kadınla evli olması hali) hakkında 1917 tarihli Hukuk-ı Aile Kararnamesi ile birtakım düzenlemeler yapılmıştır. Bu kararname ile çok eşli evlilik kadının rızasına bağlanmış, olması gereken anlamına gelmese dahi çok eşlilik kadının lehine görece daraltılmıştır. (https://www.birgun.net/haber/cok-eslilik-nasil-kaldirilmisti-318082)

Cumhuriyet dönemine gelindiğinde kadınların hak ve özgürlükleri, modernleşme hareketleriyle birlikte hızlanmış, çeşitli siyasal, sosyal ve ekonomik haklar tanınmıştır. Türkiye’de kadınlara seçme ve seçilme hakkının verildiği 5 Aralık, Kadın Hakları günü olarak kutlanmaktadır. Kadınların tüm dünyada daha insanca yaşama isteğini dile getirdikleri bir mücadele ve dayanışma günüdür.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kadınların her alanda ileri bir seviyede olmasını arzu ederek bütün dünya ülkelerinden önce 5 Aralık 1934 tarihinde Türk kadınına “Seçme ve Seçilme Hakkı” tanımıştır.

Seçme ve seçilme hakkına kadınlar Fransa’da 1944, İtalya’da 1945, Yunanistan’da 1952, Belçika’da 1960 ve İsviçre’de 1971 yılında kavuşmuşlardır.

Dünyanın birçok ülkesinde kadınlar, erkeklere göre daha az haklara sahiptir. Bu haksızlıklarla yüzleşen kadınların, kadın örgütleri aracılığı ile mücadeleci bir ruhla toplumlar nezdinde farkındalık oluşturarak zor da olsa bazı haklara sahip olmaları sağlanmıştır. Ancak halen daha bu haklar ulaşılması amaçlanan seviyeye gelmemiştir.

Kadın hakları, kadınların erkeklerle eşit şekilde sahip olduğu sosyoekonomik, siyasi ve yasal hakların tamamına verilen isimdir. Kadın hakları kavramı özellikle 19. yy’da büyük önem kazanmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra 1924 yılında Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun kabul edilmesiyle birlikte eğitim tek sistem altında toplanmış ve kadınlarla erkeklere eğitimde eşit imkanlar sunulmuştur. 1925 yılında Kıyafet Kanunu ve 1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile kadınların yasal statüsü değişmiş, mirasta kız ve erkek çocukların eşit pay almalarının sağlanması gibi kadına hem aile içinde hem de bir birey olarak eşit haklar tanınmıştır. 1930’da Umumi Hıfzısıhha Kanunu ile yapılan kadın ve çocukların korunmasına ilişkin ilk düzenleme yapılmıştır. Kadınlara 1930’da yerel (belediye) seçimlerde, 1933’te muhtarlık seçimlerinde, 1934’te genel seçimlerde seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır. 

Bu hakları elde etmek isteyen batılı kadın örgütleri özellikle İngiltere’deki kadınlar oldukça zor dönemlerden geçmişlerdir; açlık grevleri, işkenceler, fiziksel şiddet, toplum ve devlet baskısına maruz kalmışlardır. Ancak bu zorlu süreçler sonunda oy haklarını alabilmişlerdir. Dünyada ve Türkiye’de kadınların uğramış olduğu haksızlıklar sistemsel olarak devam etmiştir. Bu nedenle kadın sivil toplum kuruluşları dünyada ve Türkiye’de en iyi çalışan örgütler arasında yer almıştır.

Günümüze baktığımızda sahip olunan hakların korunması için verilen mücadeleler de hız kesmeden devam etmektedir. Nitekim kadına yönelik şiddet 21.yüzyılın en büyük problemlerinden biri olarak devam etmektedir. Bu kapsamda da kadınların tabiri caiz ise “tırnaklarıyla kazıyarak” mücadele vermesi gerekmiş, kadın sığınma evleri, dernekler kurulmuş; bilinçlendirme çalışmaları yapılarak gerek kamusal alanda gerekse de sosyal medyada konferanslar, seminerler verilmiş, kitaplar yazılmak suretiyle her alanda kitlesel hareketliliğe devam edilmiştir. 

Dünyadaki ve ülkemizdeki tüm bu gelişmeler göstermektedir ki, kadınlar geçmişten günümüze kadar, insan olmalarının vermiş olduğu haklar için birçok alanda mücadele vermiş, cinsiyet eşitliğini dengelemek adına çokça sahada faaliyet göstermiştir. 

Atatürk devrimlerinin en önemli gelişmelerinden biri olan kadınların toplum içinde erkekler ile eşit hak ve özgürlüklere sahip olması, ülkemizin en kutsal emaneti, öteleyemeyeceği nihai amacı olmalıdır.

Kadınların her ne kadar demokratik düzlemde eşit haklara sahip olması gerektiği üzerinde duruluyor ise de ne yazık ki tüm dünyada kadına yönelik şiddet son bulmamıştır. Kadına yönelik şiddet kadınlara, yalnızca kadın oldukları için uygulanan, cinsiyet eşitliğinin sağlanamamasından kaynaklanan, kadın bireylerin insan haklarını ihlal eden eylemlerdir. Bu ihlaller gelişmekte olan ülkelerde daha sık görülmekle birlikte, kadınlar dünyanın bütün ülkelerinde şiddet tehlikesi altında yaşamaktadır.

Kadın bedeninin karşı cinse göre fiziksel olarak daha güçsüz olması ve toplumun kadınlara biçtiği roller de kadınların şiddet görmesine zemin hazırlamaktadır. Toplumun bu konularda bilinçlendirmesi gerekmektedir. Birçok kişi haklarını bilmemekte ve bu nedenle mağduriyetleri artmaktadır.

Ayrıca medyada oldukça yanlış bir şekilde haber yapılan “Eğitimli Kadın” daha çok şiddete uğruyor ya da batılı ülkelerde şiddet daha yüksek gibi yanlış haberler yapılmaktadır. Doğrusu eğitimli ve bilinçli kadınların yasa yollarına başvurmaları ve haklarını bilmeleridir. Bu yüzden sesini çıkaramayan kadınların sesi olacak oluşumlara öncelik verilmeli ve kadın STK daha fazla desteklenmelidir.

“Her yerde kadınların uyanıp, ilerlemeleri başka hareketler gibi yavaş ve zincirleme bir hareket olmuştur. Bugün, bu saat, ben size böyle hitap ederken, siz beni dinlerken şüphesiz biz de tarih yapıyoruz demektir. Bu tarihçeyi torunlarımız bir konferans dolduracak kadar uzun ve iftiharla yaptıkları zaman bizim aciz, fakat hüsn-i niyet (iyi niyet) ve samimiyetle dolu bin müşkülatla elde edilen mücadelemizden de bahsedeceklerdir.” Halide Edip Adıvar

Köşe yazarları tarafından burada paylaşılan görüşler, turkiyehukuk.org’a değil, yazara aittir.

İnsan Hakları Eylem Planı ve Uygulama Takvimi

Uygulayıcılara yönelik yol haritası özelliği taşıyan İnsan Hakları Eylem Planı, 11 temel ilke, 9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyetten oluşmaktadır. Planın uygulama süreci 2 yıldır.

Temel İlkeler

Devletin tüm kurum ve kuruluşları, faaliyetlerini Anayasa ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan ve aşağıda belirtilen ilkeleri esas alarak yerine getirir. 

  1. İnsan, doğuştan sahip olduğu vazgeçilmez haklarıyla yaşar. Devletin temel amaç ve görevi, bu hakları korumak ve geliştirmektir. 
  2. İnsan onuru, bütün hakların özü olarak hukukun etkin koruması altındadır. 
  3. Dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebepler temelinde hiçbir ayrımcılık söz konusu olmaksızın herkes hukuk önünde eşittir.
  4. Kamu hizmetinin herkese eşit, tarafsız ve dürüst biçimde sunulması, bütün yönetsel faaliyetlerin temel özelliğidir. 
  5. Mevzuat, tereddüt doğurmayacak şekilde açık, net, anlaşılır ve öngörülebilir kurallar içerir, kamu otoriteleri bu kuralları hukuk güvenliği ilkesinden ödün vermeden hayata geçirir.
  6. Sözleşme özgürlüğüne, hukuki güvenlik ilkesi ve kazanılmış hakların korunması prensibine aykırı olarak hiçbir şekilde müdahale edilemez.
  7. Devlet, girişim ve çalışma hürriyetini rekabete dayalı serbest piyasa kuralları ile sosyal devlet ilkesi çerçevesinde korur ve geliştirir. 
  8. Adli ve idari işleyiş; masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı ve ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkelerini koruyan, gözeten ve güçlendiren bir yaklaşımı merkezine alır. 
  9. Hiç kimse eleştirisi veya düşünce açıklaması nedeniyle özgürlüğünden yoksun bırakılamaz. 
  10. Hukuk devleti, hak ve özgürlükler ile adaletin teminatı olarak her alanda tahkim edilir. 
  11. Haklarının ihlal edildiğini iddia eden herkes, etkili kanun yollarına zahmetsiz şekilde erişebilmelidir. Adalete erişim, hak ve özgürlüklere saygının merkezindedir. 

Amaçlar

  1. Daha Güçlü Bir İnsan Hakları Koruma Sistemi: Eylem Planında, hukuk devletinin tüm unsurlarıyla istikrar kazanması için güçlü, erişilebilir ve sonuç almaya elverişli bir insan hakları koruma sisteminin tesisi hedeflenmiştir.
    • İnsan Haklarına Dayalı Hukuk Devleti Anlayışının Güçlendirilmesi
    • İnsan Hakları Kurumlarının Etkinliğinin Artırılması
    • Mağdur Haklarının Korunması 
  2. Yargı Bağımsızlığı ve Adil Yargılanma Hakkının Güçlendirilmesi: Adil yargılanmanın en temel özelliği kararların gerekçesidir. Kişilerin hangi karara ne için muhatap olduğunu bilmesi ve anlaması vazgeçilmez bir esastır.
    • Yargının Bağımsızlığı ve Tarafsızlığının Güçlendirilmesi
    • Gerekçeli Karar Hakkının Güçlendirilmesi 
    • Masumiyet Karinesinin Uygulanmasına İlişkin Standartların Güçlendirilmesi 
    • Makul Sürede Yargılanma Hakkının Güçlendirilmesi 
    • İddia ve Savunmanın Eşitliği İlkesine İlişkin Standartların Geliştirilmesi 
    • Savunmanın Güçlendirilmesi ve Avukatlık Hizmetlerinde Kalitenin Artırılması 
    • Adalete Erişimin Güçlendirilmesi 
  3. Hukuki Öngörülebilirlik ve Şeffaflık: İdarenin işlemlerine karşı yapılan başvurularda bireylere hızla ve tatmin edici cevap verilmesi, bürokrasinin azaltılması ve idareden kaynaklanan sebeplerle hukuka aykırı olan işlemin maliyetinin kişilere yüklenmemesi gerekmektedir.
    • İdarenin İş ve İşlemlerinde Hukuki Öngörülebilirlik ve Şeffaflığın Güçlendirilmesi
    • Adli Süreçlerde Hukuki Öngörülebilirlik ve Şeffaflığın Güçlendirilmesi 
    • Yargının Etkililiği ve Kalitesinin Artırılması 
    • İhtisas Mahkemelerinin Güçlendirilmesi 
    • Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yollarının Etkinliğinin Artırılması ve Yaygınlaştırılması 
    • Bilirkişilik Sisteminin Kalitesinin Artırılması ve Öngörülebilirliğinin Sağlanması 
  4. İfade, Örgütlenme ve Din Özgürlüklerinin Korunması ve Geliştirilmesi: Eylem Planı, milletimizin ortak tarihinden, kültür ve medeniyetinden kaynaklanan çeşitliliği ve çoğulculuğu yaşatmak ve geliştirmek noktasındaki kararlılığı da sürdürmektedir.
    • İfade ve Basın Özgürlüğüne İlişkin Standartların Yükseltilmesi 
    • Toplantı ve Örgütlenme Hakkının Güçlendirilmesi 
    • Din ve Vicdan Özgürlüğünün En Geniş Anlamda Sağlanması 
    • Nefret Söylemi ve Ayrımcılıkla Mücadelede Etkinliğin Artırılması 
  5. Kişi Özgürlüğü ve Güvenliğinin Güçlendirilmesi: Eylem Planı, tutuklamanın istisnai bir koruma tedbiri olarak uygulanmasını sağlamaya yönelik faaliyetler öngörmüştür. Bu kapsamda öncelikle, tutuklamada itiraz ve savunma hakkının güçlendirilmesi hedeflenmiştir.
    • Kişi Özgürlüğü ve Güvenliğine İlişkin Standartların Yükseltilmesi 
    • Adli Kontrol Tedbirlerinin Uygulanmasına İlişkin Standartların Yükseltilmesi 
    • Uygulamadan Kaynaklı Aksaklıklar Nedeniyle Kişi Özgürlüğünün Kısıtlanmasının Önlenmesi 
  6. Kişinin Maddi ve Manevi Bütünlüğü ile Özel Hayatının Güvence Altına Alınması: Bireylerin maddi ve manevi varlığı ile onur ve haysiyetini korumak, onların toplum içinde saygın birer yurttaş olarak yaşamlarını sürdürmelerini temin etmek devletin en önemli varlık sebebidir.
    • İşkence ve Kötü Muameleye Sıfır Tolerans Politikasının Titizlikle Uygulanmaya Devam Edilmesi 
    • Soruşturmaların Etkili Bir Şekilde Yürütülmesinin Sağlanması 
    • Aile İçi Şiddet ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadelenin Etkinliğinin Artırılması 
    • Adli İşlemler ve Süreçlerde Bireylerin Onur ve Haysiyetleri ile Özel Hayatlarının Korunması 
    • Cezaların İnfazında Bireylerin Onur ve Haysiyetleri ile Özel Hayatlarının Korunması 
    • İnsan Hayatının Korunması Amacıyla Gerekli Tedbirlerin Alınması 
    • Kişisel Verilerin İşlenmesinde Özel Hayatın Korunması 
  7. Mülkiyet Hakkının Daha Etkin Korunması: Eylem Planı, mülkiyet hakkının dokunulmazlığını idareye de hatırlatıcı bir üslupla ele almış bulunmaktadır. Belge, mülkiyet hakkının güçlendirilmesine yönelik siyasi iradeyi arkasına alarak uygulamadan kaynaklanan sorunlara da çözüm önermektedir.
    • Kamulaştırma Uygulamalarından Kaynaklı Mülkiyet Hakkı İhlallerinin Önlenmesi 
    • İcra Takibi ve Yargılama Süreçlerinden Kaynaklı Mülkiyet Hakkı İhlallerinin Önlenmesi 
    • İmar Uygulamalarından Kaynaklı Mülkiyet Hakkı İhlallerinin Önlenmesi 
    • İdari Uygulamalardan Kaynaklı Mülkiyet Hakkı İhlallerinin Önlenmesi 
  8. Kırılgan Kesimlerin Korunması ve Toplumsal Refahın Güçlendirilmesi: İnsan hakları disiplini içerisinde sürekli gelişen bir diğer kavram ise gençlik haklarıdır. Ayrıca sağlıklı ve yaşanabilir çevre, toplum sağlığı ve bilişim gibi alanlarda da insan haklarının korunması ve güçlendirilmesi hedeflenmektedir.
    • Çocukların Fiziksel ve Ruhsal Gelişimlerinin Desteklenmesi 
    • Çocuk Adalet Sistemine Duyarlı İnfaz Uygulamalarının Geliştirilmesi 
    • Gençlerin Haklarının Korunması ve Geliştirilmesi 
    • Engelli ve Yaşlıların Kamu Hizmetlerine Erişimlerinin Kolaylaştırılması 
    • Uluslararası Koruma ve Geçici Koruma Kapsamındaki Yabancıların Rehabilitasyonu ve Adalete Erişimlerinin Güçlendirilmesi 
    • İnsan Ticaretiyle Etkili Şekilde Mücadele Edilmesi 
    • Sağlıklı ve Yaşanabilir Çevrenin Korunması 
    • Gıda ve Su Güvencesinin Sağlanması 
    • Toplum Sağlığının Korunması ve Sağlık Hizmetlerine Erişimin Kolaylaştırılması 
    • Dijital Ortamda ve Yapay Zekâ Uygulamaları Karşısında İnsan Haklarının Korunması 
  9. İnsan Hakları Konusunda Üst Düzey İdari ve Toplumsal Farkındalık: İnsan hakları alanında farkındalığın üst düzeyde tutulmasıyla, idarede ve toplumda hak ve özgürlüklere ilişkin duyarlılığın sadece kuvvetlenmesi değil, aynı zamanda kalıcı olması amaçlanmaktadır.
    • Kamu Görevlilerinin İnsan Hakları Farkındalığının Artırılması 
    • Hâkim, Savcı ve Avukatların İnsan Hakları Farkındalığının Artırılması 
    • Kamuoyunun İnsan Hakları Farkındalığının Artırılması 
    • İnsan Hakları Eğitiminin Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması 
    • Hukuk Eğitiminin Kalitesinin Artırılması 
    • Uluslararası İnsan Hakları Mekanizmaları ile İşbirliğinin Geliştirilmesi 

Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan ayrıntılı İnsan Hakları Eylem Planı ve Uygulama Takvimine aşağıdan ulaşılabilir.

3042021071917Insan-Haklari-Eylem-Plani-ve-Uygulama-Takvimi

Dr. Karamanlıoğlu: Kripto Paralar Ödeme Aracı Olmadan Kullanılamaz

Erciyes Üniversitesi Nizam ve Adalet Kulübü’nün yayınında “Kripto Paraların Hukuki Niteliği” konuşuldu. Çevrim içi katılan Dr. Öğr. Üyesi Argun Karamanlıoğlu, kripto paraların hukuki boyutuyla ilgili önemli bilgiler aktardı.

Hukuk, Gelişmeleri Gördükten Sonra Düzenleme Yapar

Kripto paraların bazı yenilikleri içerdiğini belirten Argun Karamanlıoğlu, bu tarz durumlarda ilk olarak mevcut mevzuatlarla açıklanıp açıklanmayacağına bakılacağını ifade etti. Karamanlıoğlu “Ortaya çıkan yeni bir kavram mevzuatlarla açıklanamıyorsa yeni teoriler geliştirilmeye ve o kavramın artık ekonomik veya sosyal hayattaki yerini korumasına bağlı olarak mevzuat aşamasına geçiliyor. Bilgi teknolojileri alanında çalışanların kripto paralar yeni çıktığı zaman akıllı sözleşmelerle birlikte dünyayı değiştireceği şeklinde bir yaklaşımları vardı. Ama buna da ihtiyatlı yaklaşmak gerekiyor. Çünkü hukuk bir üst yapı kurumu. Hukuk; ekonomik, siyasi ve siyasal gelişmeleri gördükten sonra sonradan düzenliyor. Bu her zaman için böyle. Sadece kripto paralara özgü bir şey değil.” dedi.

Zamanla Para Daha Kolay Varlığa Dönüştü

Tarih boyunca paranın çeşitli süreçlerden geçtiğinin altını çizen Karamanlıoğlu, günümüzde kullanılışlı bir hale geldiğini ifade etti. Karamanlıoğlu “İlk etapta adından da anlaşılacağı üzere elektronik bir para olup olmadığı akla gelebiliyor. Paranın Türk hukuku, İsviçre veya Alman hukukunda, Borçlar Hukukunda paranın doğrudan herhangi bir tanımı yok. Çünkü para kavramı değişken bir kavram. Yasa koyucular, değişken olduğu için tanımlamaktan kaçınıyorlar. Paranın da tarihi bir süreci var. İlk başta trampa vardı. Daha sonra doğrudan altın ya da değerli maden olarak para niteliğinde kullanılıyordu. Altını taşımak zor ve masraflı olduğundan tağşiş denilen gümüşle altın karıştırıldı. Oradan bakıldığında kıymetli evrak ve poliçe doğdu. Yavaş yavaş kağıt ve madeni paraya geçildi. Sadece paranın niteliğinde değil ekonominin arka planında da değişiklik oldu. Artık devletlerin bastığı paraların arkalarında mutlaka her bir paranın karşılığı olarak belli miktarda altın bulunması zorunluluğu kalktı. Bu gelişmelerle birlikte para daha az masraflı, daha güvenli. Taşıması ve kullanması daha kolay bir varlığa dönüştü.” açıklamasında bulundu. 

Kripto Paralar Ödeme Aracı Olmadan Kullanılamaz

Paranın doğrudan yasal bir tanımının pek çok hukuk düzeninde olmadığının altını çizen Karamanlıoğlu, bankacılık mevzuatında tanıma yakın bazı ifadelerin yer aldığını ifade etti. Karamanlıoğlu, “Para aslında ekonomik bir kavram. Ödeme aracı, değişim aracı olması lazım. Bir tasarruf aracı olması lazım. Ancak bu özellikleri taşıyan varlıklar para değeri kabul edilebiliyor. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından çıkarılan yönetmeliğinin ilgili hükmüne baktığımızda paranın ödeme aracı olarak kullanılmaması yönünde düzenleme var. Bu nedenle Türk hukuku açısından ödeme niteliği taşımadığı için kripto paralar zaten para niteliği taşıyamaz. Bir varlığın ödeme aracı olarak kabul edilebilmesi için bunun tereddütsüz biçimde toplumun yaygın kesiminde ödeme aracı olarak kabul etmesi gerekiyor. Yasaklayıcı yönetmelik hükmü olmasa dahi genel olarak tüm dünyada kabul edilen kripto paraların henüz hukuken para olarak kabul edilmeyeceğidir. Çünkü yeterli ölçüde kabul noktasında hala eksiklikler var.” şeklinde konuştu.

Fikri Mülkiyet Hakkı Oluşturmaz

Kripto paraların blokzincirler üzerinde bir değeri olduğunu belirten Karamanlıoğlu “Kripto paralar belki bir yazılım, bir eser olarak değerlendirilebilir. Ama o blokzincir içerisindeki veri, data, değer, başlı başına bir fikri mülkiyet hakkı oluşturmayacaktır. Hem Türk doktrininde hem de yabancı doktrinde kabul edilen şey doğrudan bir alacak hakkı teşkil etmediğidir. Daha doğrusu başlı başına mutlak veya nispi bir hak konusu olmadığı.” ifadelerini kullandı.   

Av. Türkekul: Yayıncılığın Temelinde Basın Özgürlüğü Var

Avukat Hakları Grubu’nun çevrim içi yayınında “Radyo ve Televizyon Hukuku” ele alındı. Yayına konuşmacı olarak katılan Erdem Türkekul internet yayınları, telif hakları ve reklam düzenlemelerinin hukuki boyutuyla ilgili önemli bilgiler verdi.

Ülkemizde Pek Çok Yayıncı Var

Radyo ve televizyon yayınlarıyla ilgili yasal düzenlemeler hakkında bilgi veren Av. Erdem Türkekul “6112 Sayılı radyo televizyon kuruluşlarıyla ilgili bir kanun var. Bu kanun ve ikincil düzenlemelerle bütün alan düzenleniyor. Kanun aslında başka durumları da düzenliyor. İsteğe bağlı yayın hizmeti var. Onları da düzenliyor. Televizyon hizmeti bizim ülkemizde dünyaya göre çok eşi benzeri olmayan pek çok yayıncı kuruluşun olduğu bir dünya. Ulusal yayın kuruluşları çok fazla. Yerel, bölgesel kanallar var. Kablolu yayınlar ya da uydudan yayın yapan kanallar mevcut. Tüm bunların hepsini topladığınızda yüzlerce yayın kuruluşu var.” dedi.

İsteğe Bağlı Yayınlar RTÜK Kontrolüne Girdi 

İnternet üzerinden yapılan yayınlarla ilgili yasal düzenleme getirildiğini belirten Türkekul “Kanunumuza 2018’de bir madde geldi ve internetteki bütün yayınları kapsayacak şekilde radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetleri RTÜK’ün kontrolüne girdi. Ama şu an kanunun ve ilgili yönetmeliğin ifadeleri çok geniş. Dolayısıyla istenen bir çok kanalı 6112’ye tabi kılmamız mümkün. Bugün itibarıyla kanun geniş ve uygulanabilir hale geldi.” ifadelerini kullandı.

Yayıncılık Alanı Geniş Bir Alanı Kapsamakta

Av. Türkekul, radyo ve televizyon yayınlarının pek çok hukuki alanla bağlantısı olduğunun altını çizdi. Türkekul “Yayıncılık, hemen hemen her konuyu kapsar. Geniş bir çerçevede olduğunu söylemek mümkün. Yayıncılığın temelinde iletişim özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü vardır. Haber dediğinizde kişilik haklarının ihlali söz konusu olur. Buradaki Anayasal iki hakkın karşılıklı çarpışması söz konusu olur. Televizyonlar ve radyolarda yayınlarda yer vermiş oldukları eserlerle ilgili mutlaka telif hakları yönünden bir ilişkileri olur.” şeklinde konuştu.

Meslek Birliklerinin Yüksek Telif Bedelleri Sorun Yaratıyor

Televizyon kanallarının telif bedelleri için ödeme yaptığını ifade eden Türkekul, ödemelerinin eser sahiplerine değil mesleki kuruluşlara yapıldığını ifade etti. Televizyonlar kendi yayınlarında yer vermiş oldukları müzik eserleriyle ilgili hem eser sahipleriyle hem icracı sanatçılarla hem de yapımcılarla sözleşme yapmaları gerekir. Fakat binlerce kişiyle sözleşme yapılması doğal olarak uzun süreceği için meslek birlikleri üzerinden anlaşma yapılır. Meslek birliklerinin talep etmiş oldukları bedeller de yayıncılar açısından ciddi bir gider kalemi oluşturur.” diyerek telif hakları konusunda yaşanan ekonomik sorunlardan söz etti.

RTÜK’ün Reklamla İlgili Yapılan Hatalara Tahammülü Yok

Yayıncıların reklam gelirlerinde uyması gereken kurallar olduğunu, bu kurallara uyulmaması halinde cezai yaptırımların olduğunu ifade eden Türkekul, konuşmasının devamında şunları söyledi: 

Yayıncı kuruluşların reklamla ilgili ilginç bir durumu var. Türkiye’de reklamla ilgili düzenlemeler bütün mecralar için uygulanır ve aynıdır. Bu genel düzenlemelerin ötesinde 6112’de bazı düzenlemeler vardır. Hem reklamın süresiyle ilgili içeriğe yönelik de bazı ürünlerin reklamının televizyonda yapılamaması, bazılarının kısıtlı yapılması, çocuklarla ilgili reklamların çok daha kısıtlı yapılıyor olması, bazı ürünlerin tanıtımında tanıtıcı bilgilerin daha kısıtlı olması gibi ayrıntılı düzenlemeler vardır. Yayıncı kuruluş reklamla ilgili bir hata yaptığında hem Reklam Kurulu’nun kendi mevzuatı çerçevesinde vereceği cezayla karşılaşır. Hem de aynı reklamdan dolayı RTÜK’ün verdiği cezayla karşılaşır.

İsteğe Bağlı Yayınlar Televizyonun Yerini Alacak

Televizyon ve radyonun yerini ilerleyen süreçte internet yayınlarının alacağını belirten Türkekul, “2019 Nisan ayında Türkiye’de televizyon izleme saati ortalama 4.5 saat. Bu dünyaya göre çok yüksek bir sayı. Fakat 2020’de bu sayı 6 saate çıkmış durumda. Böyle olduğu için televizyonlar reklam pastasının yüzde 50’sinden fazlasını alıyorlar. Bu da dünya geneline bakıldığında çok yüksek bir oran. Ama bu böyle gitmiyor olacak. Televizyondan ziyade artık isteğe bağlı yayın hizmetleri, internetteki platformlar bunların yerini alacak. Bu değişim dünyada hızla gerçekleşiyor. Bu değişim bizde de gerçekleşiyor ama televizyon yerini koruyor.” dedi.

Kamu Denetçiliği ve Vergi Ombudsmanlığı Eğitimi

Düzenleyen

Avukatlık ve Staj Akademisi ve Ankara Barosu tarafından Kamu Denetçiliği Kurumunun Tanıtılması, Kuruma Başvuru Usulü, Başvurunun Yargı Denetimine Etkisi ve Vergi Ombudsmanlığı” eğitimi düzenlenmekte.

Tarih 

Eğitim 20-21-22 Mayıs 2021 tarihinde düzenlenecektir.

Yer

Eğitim online olarak gerçekleştirilecektir.

Eğitmenler

  • Zehra Odyakmaz
  • Oğuzhan Güzel
  • Serkan Ağar

Ayrıntılı Bilgi

0312 416 72 33

Eğitim duyuru sayfası

Yeni Çıkan Hukuk Kitaplar Nisan 2021

Her ay hukukçular tarafından alanında uzman oldukları konularda kitaplar yayımlanmakta ve kullanıcıların faydasına sunulmakta. Türkiye Hukuk olarak, geçtiğimiz yıl Ağustos ayında başlattığımız yeni yayımlanan hukuk kitaplarını listelemeye devam ediyoruz.

Hukuk öğrencilerine kitap önerileri açısından da önemli olan bu listede, sadece ilk kez yayımlanan eserlere yer verdik. Nisan ayında 1. baskısını yapan hukuk kitaplarının listesini aşağıda bulabilirsiniz.

İnsan Hakları Sorunu Olarak Kozmopolitan Haklı Savaş Teorisi

  • Hazırlayan: Hasan Serdar Hoş
  • Yayınevi: On İki Levha Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 360

Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararları

  • Hazırlayanlar: Ömrüncegül İçöz Koyuncuoğlu, Melis Ulusel, Tuğçe Bozkurt
  • Yayınevi: On İki Levha Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 129

Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk Suçları

  • Hazırlayan: Uğur Arslan
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 832

Çocuk Hukuku

  • Hazırlayan: Ömer Uğur Gençcan
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 1644

Hizmet Tespiti Davaları

  • Hazırlayan: Sezai Öztürk
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 1483

Taşıyıcının Yük ve Gecikme Zararlarından Doğan Sorumluluğunu Ortadan Kaldıran Özel Haller

  • Hazırlayan: Zeynep Damla Işık
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 97

Futbolda Finansal Fair Play

  • Hazırlayanlar: Murat Balcı, Sinem Turan, Büşra Lena Misir
  • Yayınevi: Adalet Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 443

Uluslararası Vergi Planlaması ve Türkiye Uygulamaları

  • Hazırlayan: Muharrem Çakır
  • Yayınevi: Adalet Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 240

Hukuki Açıdan Planlı Eskitme

  • Hazırlayan: Merve Ayşegül Kulular İbrahim
  • Yayınevi: Adalet Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 328

Viyana Satım Antlaşması Çerçevesinde Sözleşmeden Dönme

  • Hazırlayan: Refia Nur Yağmur
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 329

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları Işığında Kamulaştırmasız El Atma

  • Hazırlayan: Yasemin Ünğan
  • Yayınevi: Legal Kitabevi
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 175

Kripto Para Birimleri ve Türk Hukukunda Düzenlenmesi

  • Hazırlayan: Deniz Alp İmamoğlu
  • Yayınevi:  Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 168

Yaşam Hakkı ile İşkence ve Kötü Muamele Yasağı Kapsamında Cezasızlık Sorunu

  • Hazırlayan: Yaşam Hakkı ile İşkence ve Kötü Muamele Yasağı Kapsamında Cezasızlık Sorunu
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 192

Sermaye Piyasası Araçları

  • Hazırlayan: Ali İhsan Karacan, Esra Erişir Karacan
  • Yayınevi: Legal Kitabevi
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 495

Hukuk Fakültesinde Bir Şekilde Mutlu Olmak

  • Hazırlayan: Kathryne M. Young
  • Yayınevi: Lykeion Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 383

TBK ve CISG Uyarınca Taşınır Satımında Ayıplı İfa Halinde Satıcının Sorumlu Olduğu Maddi Zarar

  • Hazırlayan: Bahar Öcal Apaydın
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 397

Fazla Çalışmanın İspatı

  • Hazırlayan: Ayşenur Aydoğdu Günalp
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 132

Sebepsiz Zenginleşmede İade Borcu

  • Hazırlayan: Muhammed Alparslan Budak
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 144

İlâmlı İcrada İcranın Durdurulması(İcranın Geri Bırakılması – İİK m. 36)

  • Hazırlayan: Tahsin Mavzer
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları 
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 262

İmar Planlarının Hukuki Rejimi

  • Hazırlayan: Serdar Yılmaz
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 800

Dolaylı Faillik

  • Hazırlayan: Özgün Özyüksel
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 320

Emlak Komisyon Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar

  • Hazırlayan: Necat Kurak
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 402

Türk Ceza Kanunu’nda Çevreye Karşı Suçlar

  • Hazırlayan: Volkan Maviş
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 422

Kooperatiflerin Hukuki Niteliği

  • Hazırlayan: Yusuf Mollaoğlu
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 232

Teknik ve Hukuki Yönleriyle Akıllı Sözleşmeler

  • Hazırlayan: Damla Beril Çubukçu
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları 
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 147

Anonim Şirkete Sermaye Koyma Borcu ve Yerine Getirilmemesinin Hukuki Sonuçları

  • Hazırlayan: Ece Kaya
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 250

Haksız Fiilde Zararın Tazmini

  • Hazırlayan: Muhammed Alparslan Budak
  • Yayınevi: Filiz Kitabevi
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 93

Türk Miras Hukuku

  • Hazırlayan: İbrahim Kaplan
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 74

Medeni Usul Hukukunda Dava Ehliyeti

  • Hazırlayan: Emel Şeyda Elgün
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 393

Türk Hukuku ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Bağlamında Kölelik, Kulluk ve Zorla Çalıştırma Yasağı

  • Hazırlayan: Ogün Usta
  • Yayınevi: On İki Levha Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 461

Gelişen Teknolojiler ve Hukuk II : Yapay Zeka

  • Hazırlayanlar: Eylem Aksoy Retornaz, Osman Gazi Güçlütürk
  • Yayınevi: On İki Levha Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 397

Türkiye’de Siyasi Partilerin Milletvekili Adaylarını Belirleme Yöntemleri ve Parti İçi Demokrasi İlişkisi

  • Hazırlayan: Eftal Gürel
  • Yayınevi: On İki Levha Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 223

Siber Uzay ve Uluslararasi Hukuk

  • Hazırlayan: Semin Töner Şen
  • Yayınevi: On İki Levha Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 295

İşveren Rehberi 4.0

  • Hazırlayan: Mehmet Bulut
  • Yayınevi: Platon Hukuk
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 340

Ceza Hukuku Pratik Çalışmaları

  • Hazırlayanlar: Murat Balcı, Hüseyin Aydın, Ömer Özmen Baştürk, Emre Oğuz Meriç, Muhammet Bilal Akyüz
  • Yayınevi: Platon Hukuk
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 288

İş Hukukunda İhtiyari Arabuluculuk

  • Hazırlayan: Neyir Şeyda Musal
  • Yayınevi: Platon Hukuk
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 210

Avukatlık Kanunu ve İlgili Mevzuat

  • Hazırlayan: Yayın Kurulu
  • Yayınevi: Bilge Kitabevi
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 268

Sorun Var mı?

  • Hazırlayan: Ergün Kazanır
  • Yayınevi: Platon Hukuk
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 208

Kamu İhale Hukuku Notları II

  • Hazırlayanlar: Seyyid Ahmet Hakkakul, Çetin Arslan, Eren Toprak
  • Yayınevi: Aristo Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 214

1. Borçlar Hukuku Kongresi

  • Hazırlayan: Hakan Tokbaş
  • Yayınevi: Aristo Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 617

1879 Tarihli Usül-i Muhakeme-i Hukukukiyye Kanun-u Muvakkati’nin Modern Usul Hukukuna Etkileri

  • Hazırlayan: Yavuz Özkan
  • Yayınevi: Filiz Kitabevi
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 285

Makaleler-Tebliğler (2001-2020)

  • Hazırlayan: Burak Özen
  • Yayınevi: On İki Levha Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 694

Çalışanların Pay Sahipliği Yoluyla Anonim Şirketlere Katılımı

  • Hazırlayan: Kadir Baş
  • Yayınevi: On İki Levha Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 407

Kişisel Verilerin Korunması Hukuku Açısından Mobil Uygulamalarda Konum Gizliliği

  • Hazırlayan: Dilara Tekinoğlu
  • Yayınevi: On İki Levha Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 117

Newsletter 2020

  • Hazırlayan: Ercüment Erdem
  • Yayınevi: On İki Levha Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 533

Hukuk Postası 2020

  • Hazırlayan: Ercüment Erdem
  • Yayınevi: On İki Levha Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 518

Gümrük Mevzuatı

  • Hazırlayan: Hakan Üzeltürk
  • Yayınevi: Legal Kitabevi
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 500

Robotlar, Yapay Zeka ve Ceza Hukuku

  • Hazırlayan: Pınar Bacaksız, Seda Yağmur Sümer
  • Yayınevi: Adalet Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 294

Kurumlar Vergisi Kanunu Kapsamında Şirketlerde Birleşme ve Devir

  • Hazırlayan: Dilara Karlı
  • Yayınevi: Adalet Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı

Mal Ortaklığı Rejiminin Sona Ermesi ve Tasfiyesi

  • Hazırlayan: Ayşegül Kaya
  • Yayınevi: Adalet Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 181

İdare Hukuku Boyutlarıyla Türkiye Varlık Fonu

  • Hazırlayan: Vahit Mert Körpe
  • Yayınevi: Adalet Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 221

Etik Adalet Sosyal Umut

  • Hazırlayan: Sezal Çınar Özkan
  • Yayınevi: Beta Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı

Beden Muayenesi ve Vücuttan Örnek Alınması

  • Hazırlayan: Yunus Emre Bağlar
  • Yayınevi: Adalet Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 222

Kızlık Zarı Dikiminin Tıp Hukuku Bakımından Değerlendirilmesi

  • Hazırlayan: Ayşenur Ekinci
  • Yayınevi: Adalet Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 111

Yeni Kamu Yönetişimi

  • Hazırlayan: Çağrı Çolak
  • Yayınevi: Astana Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 223

Masumiyet Karinesini Genişleten Bir İlke Olarak Lekelenmeme Hakkı

  • Hazırlayan: Atilla Tanrıvermiş
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 519

Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması

  • Hazırlayan: Neşe Caymaz
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 158

Veri Sorumlusu ve Veri İşleyen Arasındaki Sorumluluk Paylaşımı

  • Hazırlayan: Nur Buğçe Bakırel
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 119

Türkiye’deki Hukuk Profesyonellerinin Ötanaziye Bakış Açısı

  • Hazırlayan: Özge Gülmez
  • Yayınevi: Ekim Basım Yayın
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 172

İlkçağ Siyaset Teorisi

  • Hazırlayan: Doğan Kütükçü
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 472

Arsa Payı ve Kentsel Dönüşüm Sürecine Yansımaları

  • Hazırlayan: Nergis Durmazgezer
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 127

Ticari İşletmeye Özgülenen Malvarlığı

  • Hazırlayan: Sümeyye Erkalan Coşkunsu
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 122

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Suçu

  • Hazırlayan: Aslı Selvi Akpınar
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 154

Tapu Sicilinin Düzeltilmesi Davası

  • Hazırlayan: Ayşe Kaya Saydam
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 182

Emlak Danışmanlığı (Taşınmaz Simsarlığı) Hukuku

  • Hazırlayan: Mürsel Yiğit
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 146

Ticari Defterlerin İspat Gücü

  • Hazırlayan: Alinur Dengiz
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 200

Konkordatonun Hüküm ve Sonuçları

  • Hazırlayan: Münir Kaman
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 157

Ayrımcılık Yasağı Kapsamında Cinsiyet ve Cinsel Yönelim

  • Hazırlayan: Burçak Keleş
  • Yayınevi: On İki Levha Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 126

Şirketler Hukuku Şirketlerde Yapı Değişikliği

  • Hazırlayan: İbrahim Kaplan
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 162

İhalenin Feshi

  • Hazırlayan: Ömer Çon
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 183

Uluslararası Hukukta Kişilik Kavramı ve Uluslararası Örgütlerin Hukuki Kişiliğinin Sonuçları

  • Hazırlayan: Nergiz Emir
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 217

Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmelerinde Bağımsız Bölüm Alan Üçüncü Kişilerin Hukuki Durumları

  • Hazırlayan: Ali Avcı
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 376

Türk Borçlar Hukuku Özel Hükümler Sözleşmeler

  • Hazırlayan: İbrahim Kaplan
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 210

Hırsızlık Suçu

  • Hazırlayan: Ege Ediş
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 156

Suların Hukuki Durumu

  • Hazırlayan: Yakup Kılıç
  • Yayınevi: Yetkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 191

Cinsel Dokunulmazlığa Karşı İşlenen Suçlar

  • Hazırlayan: Remzi Demir
  • Yayınevi: Adalet Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 336

Ceza Hukukunda Fail ve Mağdur

  • Hazırlayan: Eylem Baş
  • Yayınevi: Seçkin Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 906

Ses ve Görüntü Kayıtların Delil Olma Niteliği

  • Hazırlayan: Suat Çalışkan
  • Yayınevi: Platon Hukuk
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 79

Ceza Muhakemesinde Eski Hale Getirme ve Yok Hükmünde Uygulaması

  • Hazırlayan: Suat Çalışkan
  • Yayınevi:  Platon Hukuk
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 53

Sarkıntılık Suçu ve Yargıtay Uygulaması

  • Hazırlayan: Suat Çalışkan
  • Yayınevi: Platon Hukuk
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 92

Ceza Muhakemesinde Şüpheden Sanık Faydalanır İlkesinin Uygulanması

  • Hazırlayan: Suat Çalışkan
  • Yayınevi: Platon Hukuk
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 85

Ceza Davalarında Görevli Mahkeme

  • Hazırlayan: Suat Çalışkan
  • Yayınevi: Platon Hukuk
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 82

Türkiye’de Vergi İdaresinin Tahsil Yetkisi ve Sınırları

  • Hazırlayan: Betül Hayrullahoğlu
  • Yayınevi: On İki Levha Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 391

Nişanın Sona Ermesinin Hüküm ve Sonuçları

  • Hazırlayan: Coşkun Çaldağ
  • Yayınevi: On İki Levha Yayınları
  • Basım Tarihi: Nisan 2020 – 1.Baskı
  • Sayfa Sayısı: 134

Av. Nevin Can: Müvekkil Özel Hissettirilmeli

Avukat Hakları Grubu İzmir’in çevrim içi yayınında “Avukatlıkta Etkili Konuşma” konusu ele alındı. Yayına katılan Av. Nevin Can, etkili konuşmanın ve hitabetin önemine vurgu yaptı. 

Etkili Hitabet için Dinlemek Gerek

Hitabet ve güzel konuşmak için karşı tarafı dinlemek gerektiğini belirten Av. Nevin Can “Avukat çok konuşur, iyi konuşur, çenesi düşüktür gibi algılar ve beklentiler var. Ama avukatlık mesleği psikologlar gibi daha çok dinlemeye dayanıyor. Dinlemeden öğrenemiyoruz. Öğrenemeden de konuşmamız, etkili konuşmamız mümkün değil. Dinlemek bir karakter, kişilik meselesi. Aynı zamanda geliştirilebilir bir beceri. Bizden beklenen iyi konuşma, iyi hitabet. Ama bunun temeli dinlemekten geçiyor” dedi.

Hayatta Her An Bir Sunum

Av. Can, etkili konuşmanın günlük hayatın içinde de önemli bir yeri olduğunun altını çizdi. Mesleki gelişim için sürekli aktif olunması gerektiğini vurgulayan Can “Biz avukat olarak sadece mahkemelerde görev almıyoruz. Müvekkillerimizle görüşüyoruz. Sivil toplum kuruluşlarında yer alıyoruz. Hayatımızın her anında aslında birer sunum yapıyoruz. Müvekkillerimizle yaptığımız her görüşme bir sunumdur. Avukat olduğumuz için bu yeteneğe de sahip olmamız gerekir. Hukuk sistemimizde davalar dilekçe üzerinden ilerliyor. Ama ceza davalarında sözlü olarak savunmamızı yapıyoruz. Bugün dikkat ederseniz sürekli mesleki alanda kendimizi geliştirmek için sunum yada seminerler veriyor ya da katılıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Önce Ufkumuzu Genişletmeliyiz

“Yazabilmek için bilgiye ulaşmak gerekiyor” diyen Can, okumanın, araştırmanın bir bütün olduğunu ifade etti. Can “Sadece mesleki kaynaklardan beslenerek değil her şeyden,  romandan, biyografiden, araştırmalardan yararlanabiliriz. İyi yazabilmek için de sözcük dağarcığımızın çok zengin olması gerekiyor. Ama bunların hepsi geliştirilebilir konular. Okumadan, ufkumuzu genişletmeden ne yazabilir ne de güzel konuşabiliriz.” şeklinde konuştu. 

Tatlı Dil, Güleryüz İletişimin Önemli Faktörleri

İlk iletişim anının bir selamlamayla başlayabileceğini ve izlenimlerin çok önemli olduğunu vurgulayan Nevin Can “Her şey bir merhaba ile başlar. Selamlaşma ritüeli son derece önemlidir. İlk 90 saniyede karşımızdaki kişi hakkında bilgi ya da ön yargı sahibi oluyoruz. Daha sonra bu önyargıları kırmak zor olabiliyor. Bu neden insanlarla bir araya geldiğimizde güler yüzle karşılamak iletişimde birinci kural. Tatlı dil bir başka kural. Olumsuz konuşmamak, şikâyet etmemek gerek.” diyerek iletişimin seyrini etkileyen faktörlerin önemini vurguladı. 

Özgüven Yoksa Hitabet Eksik Kalır

Etkili konuşmanın sonradan öğrenilerek geliştirilebileceğini söyleyen Can, hitabetin yanı sıra mutlaka kişinin özgüveninin de olması gerektiğini ifade etti. Can “Hitabet, güzel konuşma geliştirilebilir şeylerdir. Bazı insanlar doğuştan yetenekli olabilirler. Düşünürler, yazarlar, oyuncular, sanatçılar var. Her kesimden insanlar bu yeteneklerini zamanla geliştiriyorlar. Var olan bir yetenek zamanla geliştirilebileceği gibi hiç olmayan bir yetenek oluşturulabilir ve sonrasında geliştirilebilir. İstediğiniz kadar çalışın. Özgüveniniz olmazsa her şey eksik kalır. Bu konuda ne kadar çok tecrübe edinirseniz daha iyi konuşursunuz.” dedi.

Müvekkilin Sorunu Özeldir

Müvekkille avukat arasında kurulacak ilişkinin özel olması gerektiğini belirten Can “Müvekkilimiz bizimle görüştüğünde onun durumu, sorunu, kendisi özeldir. Özel hissettirilmelidir. Onu tanıdığımızı, gördüğümüzü, sorununu anladığımızı hissettiğinde çok daha rahat bir şekilde güven tesis edilecek. Müvekkille çok daha sağlıklı bir iletişim kurulacaktır. Bu iletişimi tüm vücudumuzla, beden dilimizle, ses tonumuzla bunu vermemiz lazım.” diyerek hitabetin yanı sıra beden dilinin de müvekkille kurulacak olan iletişimdeki rolüne değindi.

Hukuk Gündemi 2021/19

Geride bıraktığımız 10-16 Mayıs haftasında hukuk dünyasının öne çıkan konularını özetlediğimiz Hukuk Gündemi’nde Filistin ve Doğu Türkistan’da işlenen insanlık suçları ön plana çıktı.

#10Mayıs Pazartesi

Anayasa Mahkemesi, 23 Eylül 2012 – 31 Mart 2021 tarihlerini kapsayan Bireysel Başvuru İstatistiklerini paylaştı.

Avukat Hakları Grubu’nun “Covid19 ve Kapanma Ekonomisi Gölgesinde Genç Avukatlar” konusunun ele alındığı çevrim içi yayınına katılan genç avukatlar, salgın sürecinde yaşadıkları zorlukları anlattı.

#11Mayıs Salı

Türkiye Adalet Akademisi, hâkim ve savcı adaylarına yönelik eğitim müfredatına Kişisel Gelişim Uygulamaları kapsamında “Kararların Dili” dersini eklendi. Dersleri Gazi Üniversitesi TÖMER Başkanı Prof.Dr. Nezir Temur, Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Durmuş ve AB Eğitim Dairesi Başkanlığı Daire Başkanı Murat Erol anlatacak.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, İsrail’in, Mescidi Aksa’da sivil halka yönelik saldırılarıyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada “İsrail’in bu saldırıları Birleşmiş Milletler’in Kudüs’e yönelik aldığı kararlara, Cenevre Sözleşmeleri’ne ve İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’ne aykırı olduğu gibi Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Roma Statüsü uyarınca da insanlığa karşı suçtur.” ifadelerini kullandı. 

Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasının 10. yılı dolayısıyla “…kadına yönelik şiddeti insan hakkı ihlali ve ayrımcılık olarak kabul eden İstanbul Sözleşmesinin yürürlükte kalması ve uygulanması için tüm gücümüzle mücadelemizi sürdüreceğimizi ve halen yürürlükte olan İstanbul Sözleşmesinin tüm hükümlülüklerinin uygulanması için çalışmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla sunarız.” açıklamasında bulundu.

#12Mayıs Çarşamba

76 baro, İsrail’in Mescid-i Aksa’ya saldırısı ve Filistin halkına yönelik şiddetini kınadıkları basın açıklaması yayımladı.

İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanmasının 10. yılında barolar ortak bir açıklama yaparak İstanbul Sözleşmesinden Vazgeçmiyoruz mesajı verdi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, e-duruşma’nın İstanbul Çağlayan ve Anadolu Adliyelerindeki tüm hukuk mahkemelerinde aktif hale getirildiğini açıkladı.

Süper Lig kulüplerine hukuki danışmanlık yapması için İtalyan hukuk firmasıyla sözleşme imzalayan Türkiye Futbol Federasyonu hakkında, Avukatlık Kanunu’nun ilgili maddelerine aykırı davranıldığı gerekçesiyle Ankara Barosu tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.

#13Mayıs Perşembe

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yönelik saldırılarına ilişkin, “Tüm insanlığın, vicdanı olan herkesin, hukuk ve insanlıkla bağdaşmayan tavırlarla ilgili sesini yükseltmesi, uluslararası mekanizmaların, tüm kurumların bu hukuk dışılığa son vermek için hareket etmesi insanlık adına hepimizin ortak beklentisidir. Küresel bir adaletsizlik ve zulüm var.” açıklamasında bulundu.

Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen e-görüş projesinin pilot olarak uygulandığı ceza infaz kurumlarındaki suça sürüklenen çocuklar ve kadınlar başta olmak üzere hükümlü ve tutuklular, bayramda aileleriyle görüntülü olarak görüştü. Proje, dezavantajlı gruplardan sayılan çocuk ve kadın hükümlü-tutukluların bulundukları 16 kurumda uygulanmaya başlandı. 

#15Mayıs Cumartesi

71 Baro Başkanı, Çin hükûmetinin Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerine yönelik zulüm ve insan hakları ihlallerine karşı ortak çağrıda bulunarak uluslararası kamuoyunu Doğu Türkistan Uygur halkı için harekete geçmeye çağırdı.

Pandemide Mesleğe Başlayan Genç Avukatlar Sorunlarını Anlattı

Avukat Hakları Grubu’nun çevrim içi yayınında “Covid19 ve Kapanma Ekonomisi Gölgesinde Genç Avukatlar” konuşuldu. Yayına katılan genç avukatlar, pandemi sürecinde yaşadıkları zorluklardan bahsetti.

Pandemi, Kıdemine Bakılmaksızın Herkesi Zorluyor

Yayına katılan Av. Yağmur Kerimoğlu, ofisini pandeminin başladığı ayda açtığı için sıkıntılar yaşadığını belirtti. Kerimoğlu “Bu durum insanı psikolojik olarak zorluyor. ‘Acaba mesleği yapamayacak mıyım? Bildiklerimi yapmadan unutur muyum?’ gibi şeyleri düşünüyor. Kıdemi benden daha yüksek olmasına rağmen zorluk yaşayan çok fazla meslektaşım var. Herkes ciddi anlamda ekonomik bir buhran yaşıyor.” dedi.

Ruhsat Bekleyen Avukat İstenmiyor

Yayına katılan bir diğer genç avukat Zeynep Koçaklı, stajına pandemide başladığını ifade etti. Koçaklı, staj sonrasında kimsenin ruhsat bekleyen bir avukatı istemediğinin altını çizdi. Koçaklı “Ben staj sonrası da çalışmaya devam ettim. Ama çok fazla tercih edilmiyor. Araftaki avukatı kimse istemiyor. Çünkü yasal bir statümüz yok. Pandemiden dolayı da ruhsat süreci uzuyor. İstanbul Barosu, Türkiye Barolar Birliği toplanmıyor. Ruhsatlarımız Adalet Bakanlığı’na gitti. Tam kapanma süreci başladı. Böyle olunca bizim araf sürecimiz uzuyor. Ekonomik anlamda baya yorucu bir şey. Bağlı bulunduğun ofiste de statünden dolayı istenmiyorsun” ifadelerini kullandı. 

Hâkimler, İmza Atıp Gitmemizi İstedi

Stajyer Avukat Enes İpek ise pandemi sürecinde yaptığı stajın oldukça yorucu olduğunu, adliye stajının verimsiz geçtiğini belirtti. İpek “Hâkimlerin çoğu duruşma salonlarına kısıtlı sayıda kişi alınacağını söyleyip gelmememizi söylediler. Yalnızca imza atmamız istendi. Avukat yanında staj ararken bekletenler oldu. Olumlu geçen görüşmeler, pandeminin kötüye gitmesiyle olumsuz oldu. Bu sürecin tamamı yorucuydu” şeklinde konuştu. 

“Adliye stajı sırasında mübaşir katıldığım duruşmalardan çıkarıyordu” diyen İpek mesleki tecrübe edinme noktasında çok yetersiz kaldığını aktardı. İpek “Diğer avukatlar duruşma salonunda kendi duruşmalarını beklediği için yer kalmıyor. Mahkemelerde avukatlar nasıl savunma yapıyor, ticaret mahkemelerinde, ceza mahkemelerinde sistemin nasıl işlediğini görme noktasında çok tecrübesiz kaldım. Öğrenciliğimde de buna dair bir pratiğim olmadı.” dedi.

Bankolarda Yoğunluk Gerekçe Gösteriliyor

Adliyelerde bulunan dairelere banko sisteminin dahil olmasının işlemleri çok yavaşlattığını belirten Enes İpek “Atılgan olan avukat ya da stajyer avukat işini yaptırabiliyordu. Şu an bankolarda hiçbir şekilde iş yapılamıyor. Çağlayan Adliyesi’ndeki bazı dairelerin önünde uzun kuyruklar görebilirsiniz. Ben o kuyrukların bir yerinde mutlaka varım. Kafamı uzatıp içeri baktığımda içerisinin boş olduğunu görüyorum. Sıra bana geldiğinde yoğunluk olduğunu ve içeriye kimseyi almadığını söylüyorlar. Bankolar geldikten sonra iş yapmak daha da zorlaştı.” diye konuştu. 

Pandemi Bahane Oldu

Zeynep Koçaklı, adliyelerde ertelenen işler için ‘İş yapmamanın bahanesi’ olarak pandeminin gösterildiğini belirtti. Koçaklı “Bu çok üzücü bir şey. İşlerimizi ilerletemiyoruz. Müvekkile karşı mahcup oluyoruz. Ama diğer tarafa da bir şey diyemiyoruz. Gerçekten çok zor.” diyerek pandemi sürecinde adliyelerde aksayan işlerin avukat müvekkil ilişkisini zedelediğini vurguladı.