Sahipli Hayvana Şiddetin TCK M. 151 Kapsamında Değerlendirilmesi

Av Gülşah GÖRÜR
Sarıçam Belediyesi Hukuk İşleri Müdürü
Adana Barosu Hayvan Hakları Komisyonu Başkanı

Ülkemizde hayvan hakları alanında geçerli olan yasa 2004 yılında yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunudur.

İlgili yasa ne yazık ki hayvana karşı şiddet, işkence ve kötü muamele karşısında Kabahatler Kanununa atıf yapmakta, bu eylemler mevcut yasada “Kabahat” olarak değerlendirilmekte ve cezai yaptırım olarak idari para cezasına tabi tutulmaktadır. Halihazırdaki yasal düzenlemede, hayvana yönelik şiddet karşısında hapis cezası mevcut değildir. Ancak bu noktada zaman zaman geleneksel ve sosyal medyada karşımıza çıkan “köpeğe tecavüz eden kişiye şu kadar hapis cezasına hükmedildi ” veya “kediye eziyet ederek öldüren kişi bu kadar hapis cezasına mahkum oldu” şeklindeki haberlerin yasal dayanağını inceleme zarureti hasıl olmuştur.

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununda, hayvanların hukuki statüsü “mal” olarak tanımlanmakta ve ancak sahipli hayvanlara yönelik şiddet, işkence ve her türlü kötü muamele “mala zarar verme” Türk Ceza Kanunu M. 151 suçundan işlem görmektedir. Burada korunan hak, sahipli hayvanın sahibinin mülkiyet hakkı olup, aslında söz konusu suçtan verilen cezanın hayvanın vücut bütünlüğüne yönelik bir eylemden dolayı verilmediğinin altını çizmek gerekmektedir. Bir kimsenin arabasına, evine ya da herhangi bir özel eşyasına zarar verilmesi ile hayvanına (malına) zarar verilmesi arasında yasaya göre maalesef bir fark yoktur. Hayvanların can taşıyan, acıyı, sevgiyi, korkuyu, her türlü duyguyu hissedilebilen varlıklar olduğunu biliyoruz. Ancak  ne yazık ki mevcut yasalar hayvanların yaşama hakkını hapis cezasını öngören bir  hukuki güvence altına almamıştır. 

Bu noktada konuyla ilgili geçen aylarda Adana mahkemelerince verilen bir kararı incelemek isterim. Adana’da hamile bir kediyi bir köpeğin önüne atmak suretiyle ölümüne sebep olunan olayda mal sahibinin şikayeti üzerine yerel mahkemece verilen kararda, sanıklar hakkında hapis cezasına hükmedilmiş, ve memnuniyet uyandırıcı bir şekilde TCK m 151’den cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşmıştır. Dosya içerisindeki güvenlik kayıtları hükme esas teşkil ederken, mahkemenin gerekçeli kararında  “Suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, kastın yoğunluğu” gibi hususlar gerekçe gösterilerek, “verilecek cezanın caydırıcı olması, sanıkların geçmiş ve kişilik özellikleri, daha önce işlenmiş farklı suçları ve suça meyilli kişilikleri göz önünde bulundurularak”  takdiri indirim sebepleri ile TCK m 62/1 uygulanmamıştır. İlgili mahkeme kararı, talep edilmesi halinde tarafımca talep sahibine ulaştırılabilir.

Okuma önerisi:  1973’TEKİ ŞİLİ ASKERÎ DARBESİ VE KÖTÜLÜĞÜN BAYAĞILIĞI

Ben bu yazıyı kaleme aldığım tarihlerde, tüm hayvanlara (sahipli sahipsiz hayvan ayrımı gözetmeksizin) şiddet, işkence ve kötü muamele uygulanması halinde, hapis cezasını öngören bir kanun teklifi (yani Yeni Hayvan Hakları Yasası) TBMM’de görüşülmektedir. 

Hayvanların yaşam hakkını bütünüyle güvence altına alan bir Hayvan Hakları Yasasının en kısa zamanda yürürlüğe girmesi dileğiyle…