Av. Ayça Aktolga Öztürk:Kripto Varlıklar Para Değildir

İstanbul Barosu Banka ve Finans Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Ayça Aktolga Öztürk

İstanbul Barosu tarafından “Lojistikte Teknolojik Gelişmeler ve Hukuk” başlıklı bir çevrim içi yayın düzenlendi. Yayına katılan İstanbul Barosu Banka ve Finans Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Ayça Aktolga Öztürk kripto para / Blockchain konusunun lojistik sektörüne yansımaları hakkında önemli bilgiler verdi. 

Kripto Paralar Borçlanma Aracı Değildir

Av. Ayça Aktolga Öztürk, kripto paraların ülkemizde herhangi bir yasal zemininin olmadığını ve borçlanma aracı olarak görülmediğini belirtti. Öztürk “Ülkemizde Blockchain teknolojileri ya da kripto parayı düzenleyen herhangi bir yasa, idari bir otorite, resmi kurum kararı bulunmuyor. Kripto para, dijital olarak işlem gören kriptografik olarak sınıflandırılan, arkasında herhangi bir devlet, kamu otoritesi ya da özel sektör olmayan, alternatif, geleneksel yöntemlerin dışında bir dijital değerdir. Kripto varlık denildiğinde bu bir para mıdır? Hayır bir para değildir. Zaten BDDK’nın elektronik para olmadığı yönünde açıklaması var. Peki kripto para bir menkul kıymet ya da borçlanma aracı mıdır? Hayır değildir. Zira bir menkul kıymet olması için kesinlikle arkasında bir pay olması, borçlanma aracı olması için sahibine bir hak veya alacaklılık hakkı vermesi gerekir. Dünyada bazı örnekleri olsa da genel olarak baktığımızda hisse senedi veya borçlanma aracıdır diyemeyiz” dedi.

Bilgi ve Veri Değişimine Blok Zincir Deniliyor

En bilinen kripto paranın Bitcoin olduğunu belirten Öztürk, aynı zamanda Blockchain teknolojisinin en önemli çıktısı olduğunun altını çizdi. Blockchain teknolojisinin tek çıktısının Bitcoin olmadığını da vurgulayan Av. Öztürk “Blok Zincir teknolojisi dağıtık bir defter yapısından yola çıkarak merkeziyetçi veya merkeziyetçi olmayan şekilde ikiye ayrılır. Lojistik sektörü devreye girdiğinde çeşitli kamu otoriteleri ve bankaların da dahil olmasıyla birlikte kapalı ağlar söz konusu olacaktır. Blok zincir teknolojisi, eşler arası bilgi ve veri değişimini sağlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Okuma önerisi:  Av. Hülya Gülbahar: İstanbul Sözleşmesi Kanunla Yürürlükten Kaldırılabilir

Tüm Veriler Blok Zincir Teknolojisinde Yer Alır

Av. Öztürk, Blok Zincir teknolojisinde her işlem için ayrı kurumlara gidilmesine gerek olmadığını ifade etti. Öztürk “Herkes kendi verisinin sahibidir. Herkes belirli bir nodu, belirli bir defteri tutar. Bu defter herkeste vardır. Diyelim ki x bankasında sizin bir kaydınız var. Y bankasında da bir kaydınız var. Bunların hepsi ayrı ayrı kayıtlar. Ama Blok Zincir teknolojisinde x node’da bütün sistemin kayıtları vardır. Y node’da bütün sistemin kayıtları vardır. Herkes defteri kebiri baştan sona tutar. Herkes defteri kebire mutabık olur. Defteri kebir, bütün nodlarda tek tek tutulur.” diye konuştu.

Blok Zincir Sayesinde İşlemler Hızlandı

Öztürk, Blok Zincir teknolojisi sayesinde pek çok evrak ve dosyanın dakikalar içerisinde hazır hale geldiğini ve tüm tarafların bunu görebildiğini belirtti. Öztürk ayrıca bu ağda takibin doğru yapıldığını ve şeffaf olduğunu ifade etti. Öztürk “Alıcı ve satıcı, tarafların bankaları, muhabir banka, a ve b ülkelerindeki gümrük idareleri, ürünün orjinalliğini kontrol eden bütün partiler bu Blok Zincir ağının bir parçası. Buraya girdiğiniz her veri, bu ağda kalıyor ve çeşitli algoritmalarla eşlenerek saklandığı için mevcut teknolojik imkanlarda dışarı sızmasını beklemiyoruz. Herkes bu girdileri görüp doğruluğundan da emin olduğu için normalde çok uzun sürecek bir işlem çok kısa, hızlı bir şekilde sonuçlanmış oluyor. Blok Zincir teknolojilerinin en büyük çıktılarından biri yıkıcı ve yapıcı özelliği olan lojistik sektöründe oluyor.” ifadelerini kullandı.