Av. Yeliz Yılmaz Özgür: Boşanma Davaları, Duyguların En Değişken Olduğu Dava Türü

Avukat Hakları Grubu’nun Youtube kanalında Av. Taşer Kara ve Av. Bengü Kendir’in hazırlayıp sunduğu “Avukatlıkta Niş Alanlar” serisinin bu haftaki konuğu Av. Yeliz Yılmaz Özgür oldu.

Müvekkille iyi bir çerçeve oluşturulmalı

Aile hukukunun kısa tanımını yapan Av. Yılmaz aile hukuku alanında çalışmak isteyenlere de önerilerde bulundu: “Bana göre aile hukuku geniş ve kapsamlı bir alan. İki bireyin nişanlılık döneminden tutun evlilik birliğinin sonuna kadar olan süreçten bahsediyor aile hukuku alanı. Bu alanın çeşitliliği insanda daha fazla okuma, araştırma, bilgi edinme ihtiyacını doğuruyor. Bu alan kanun ve uygulama anlamında değişkenlik gösterebiliyor. Sürekli okumanız, kendinizi geliştirmeniz gerekiyor. Seminerleri takip etmeniz, yeni çıkan kararları, hukuk kitaplarını ciddiyetle takip etmeniz gereken bir alan. Aile hukuku alanını tercih etmek isteyen meslektaşlarım varsa eğer karşısına gelen insanın nasıl bir hukuki yardıma ihtiyacı olduğunu çok iyi tespit etmeleri gerekiyor. Başlangıç olarak çerçeveyi çok iyi belirleyip ona göre adım atması ve dava hazırlığında müvekkiliyle birlikte tespit ederse, çalışmasını başarılı bir şekilde tamamlayabilir” 

Bu iş para uğruna yapılmamalı

Aile hukukuna ilgi duyan meslektaşlara yol gösteren Özgür “Aile hukuku alanında avukatlık yapmak isteyen bir hukukçu öncelikle ilgi duymalı. Tek gayesi kesinlikle para olmamalı.Bu alan gerçekten bir mesai gerektiriyor. Komisyonlarda, kadın hakları merkezlerinde ciddi mesailer harcanması gerekiyor. İlgi duyan herkesin başarılı bir şekilde bu alanda avukatlık yapabileceğine inanıyorum. Hep aynı şeyi vurguluyorum ama ilgi duymak, karşındaki insanla empati yeteneğini geliştirmek. Bizim yaptığımız avukatlık olsa da bir boşanma davasıyla karşı karşıya kaldığımızda gelen kişinin ilk olarak psikolojisini düzeltebiliyoruz. Anlaşmalı boşanma talebiyle gelebiliyor. Ama iş bambaşka yerlere doğru gidiyor. Öncelikle karşımızdaki insanın ruh halini iyi tespit edip onun psikolojisini düzeltecek görüşmeyi yapmak gerekiyor. Ondan sonra tedaviye geçmek gerekiyor. Kendisine bu konuda güvenen herkesin başarılı olacağını düşünüyorum. Aile hukukunun geniş kapsamlı olarak yürütüldüğü bir hukuk bürosunda çalışmak, çok insanla görüşmek, duruşmalarda dosyaları izlemek, dinlemek insanlara önemli tecrübeler kazandırır.” dedi.

Müvekkilin Talepleri Yazılı Olarak Alınmalı

Boşanma davalarının duygusal yönünün ağır bastığının altını çizen Özgür “İnsan psikolojisinin en değişken olduğu dava türü bana göre boşanma davalarıdır. Mal rejim tasfiyesi dava türleri teknik bir dava türüdür. Niş alan olarak değerlendirebiliriz ama artık boşanma davaları da niş alan olmak üzere. Çünkü karşınıza gelen insanın ruh hali değişkenlik gösterebileceği için o kişiyle daha fazla mesai harcamanız gerekebiliyor. Önceliğinde konu olarak talep ettiği şeyin ne olduğunun çerçevesini iyi çizmek gerekiyor. Görüşmeyi sözel olarak yapsak da talepleri yazılı olarak almakta yarar var. Kendisinin özellikle el yazısıyla gerekirse duygu ve düşüncelerini, oraya kadar ki hayat hikâyesini almak zorundasınız. Çerçeveyi net belirledikten sonra adım atmak davaya hazırlanmak en mantıklısı. Hiçbir şeyi yarım bırakmamak lazım” ifadelerini kullandı.

Okuma önerisi:  İdeal Hukuk Dergisi Bahar Sayısı "Aile ve Hukuk" Temasıyla Yayımlandı

Yeliz Yılmaz Özgür sözlerine şu şekilde devam etti: “Amaç eşinden boşanmak mı, ortada müşterek bir çocuk var mı bunu tespit etmek lazım. Müşterek çocuk varsa üstün yarar söz konusu. Çocuğun yaşı çok önemli. En önemlisi gelen kişinin hakları neler? Neler talep edebilir? İşin çok kapsamlı oluşu tabiki daha fazla takip gerektiren daha fazla zinde olmanız gereken bir iş alanı. Mesai kavramı diye bir şey yok. Müvekkilin kafasına bir şey takılıp telefon açabilir.Arayarak ulaşılamıyorsa mesaj atabilir. Mesajla da ulaşamadığında mail bile atabilir. Sizden neredeyse 7/24 onun avukatlığını yapmanızı isterler. Bu alanda avukatlık yaparken spesifik sınırlar çizemiyorsunuz. Dolayısıyla gerçekten yardıma ihtiyacı olduğunda o desteği vermek zorundasınız. Sadece avukatı değil psikolojik danışmanı oluyorsunuz. Hele ki çocuk varsa hele ki çocuk varsa onun korunması gerekiyorsa ona göre bir yol, bir hedef belirlemek gerekiyor. Bunlar işin zor, çetrefilli ama bana göre keyifli yolları.” 

“Alanın zorluklarında keyifsiz olan noktalardan biri şudur: Size gelen kişi duygularını çok iyi ifade ettiğini düşünmüştür. Sonrasında siz davayı açarsınız. Size müvekkilinizden bir telefon gelir ve ‘Ben size böyle bir şey yazmanızı istemedim’ şeklinde bir konuşma yaşanır. Ufak bir dikkatsizlik avukat olarak sizin canınızın sıkılmasına neden olabilir. Hukuken de sorumluluğunuz olabilir.  O yüzden aile hukuku alanında çalışacak meslektaşlara önerebileceğim en önemli husus, talepleri kesinlikle yazılı alsınlar. Mutlaka el yazısı olsun ve imzalı olsun. Davayı açmak için hazırlamış oldukları dilekçelerin de onayını alsınlar. Bunlar önemli hususlar. Belki aceleye getirilebilecek durumlar olabilir. Müvekkilinizden onay almadığınız muvafakat almadığınız hiçbir dava dilekçesini yürürlüğe koymasınlar.” sözleriyle özetledi.

Çocuğu Yurt Dışına Kaçırma Durumlarıyla Karşılaşıyoruz

Av. Özgür, aile hukuku alanının diğer hukuk disiplinleriyle olan bağlantısına değindi: “Bugüne kadar davalarda yer alan gerek tazminat gerekse nafakaların kendiliğinden karşı tarafça ödendiğine şahit olmadım. İllaki icra işlemlerinin devreye girmesi gerekiyor. Dolayısıyla iç içe geçmiş durumda. Nafaka ve tazminatların ödenmesinin dışında müşterek çocuk söz konusu olduğunda kişisel ilişki tesisi kuruluyor. Karşı tarafa -Genelde baba oluyor.- Çocuğun babaya gösterilmemesi söz konusu oluyor. Yurt dışına kaçırılma ya da şehir dışına taşınma gibi durumlarda icra daireleriyle muhatap olmak zorunda kalıyoruz. Dolayısıyla mahkemelerin icra daireleriyle iç içe geçmesi bu durumlarda oluyor.”

Okuma önerisi:  AİHM ve Anayasa Mahkemesi Kararları İle Kadına Yönelik Şiddetin Değerlendirilmesi

Yazılan Protokol Avukatlar İçin Büyük Sorumluluk

Aile hukukunun potansiyeli ve yarattığı fırsatlar hakkında konuşan ÖzgürÇok fazla iş potansiyeli var. Ancak çok fazla da meslektaşımız var. Açılan hukuk fakülteleri sayesinde. Gerçekten başarılı olmak isteyen kişilerin kendilerini sıyırabilmeleri için ilk etapta vatandaş size geldiğinde ‘Bu davam için ne kadar ücret talep ediyorsunuz’ sorusunu soruyor. Siz beni boşayabilir misiniz, davayı kazanabilir misiniz sorularından ziyade ‘Ben size ne kadar ücret ödeyeceğim’ sorusunu soruyor. Burada olay bana sadece tahsil edeceğiniz ücret değil. Anlaşmalı boşanma talebiyle gelen birinden bahsedelim. Pek çok meslektaşım en kolay dava türünü anlaşmalı boşanma olarak algılayabiliyor. Her iki taraf her konuda anlaşmış.Çocuk var mı, mal var mı yok mu önemli değil. Basit bir protokol düzenleyip mahkemeye sunuyorlar. Ama aslında sundukları protokollerde neyin olmaması neyin olması  gerektiği halde olmadığını vatandaş ilerleyen zaman içinde anlayabiliyor. Belki çok acı bir şekilde anlıyor. Talep edebileceği bir hakkı varken mal varlığından kaynaklı bir alacağı varken o protokolde hiçbir şey talep etmeyeceğine dair ibare yer aldığı için aslında talep edemeyeceğini öğreniyor. Aslında avukatın da ciddi olarak hukuken bir sorumluluğu söz konusu oluyor. Potansiyel sadece dava türünün çok olması değil bence. Potansiyel insanın hangi davada ne şekilde başarılı olacağı ve bunu insanlara nasıl gösterebileceği.” dedi.

Kaybetme Korkusu İnsanın Kararlarını Değiştiriyor

Aile hukuku davalarında emeğin karşılığının alınamadığına vurgu yapan Özgür “Çerçeveyi belirlememiz gerektiğini hep söylüyorum. Ben sizin hangi dosyanızın vekilliğini yürüteceğim? Hangi davanıza bakacağım. Bunları tek tek belirtiyoruz. Karşımızdaki kişi ne istediğini ne talep ettiğini ifade ediyor. Ama o duygular orada kalmıyor. İnsanın duygularının en değişken olduğu dava türü boşanma davası. Bugün nefret ettiği eşinden ertesi gün büyük aşkla bahsedebiliyor.Kaybetme korkusu insanlarda inanılmaz bir ruh değişkenliğine neden olabiliyor. Bütün bunlar size ne olarak dönüyor? Sadece telefon açarak değil mesaj atarak ya da sizi her şekilde meşgul etmek isteyen müvekkiller var. Ben sizden bu kadar ücret aldım. Bu konulara giremem. Mesai saatleri dışında telefonlarınıza cevap veremem deme şansımız yok. Aile hukuku alanı çok daha özel bir alan.” ifadelerini kullandı. 

Okuma önerisi:  Avukatın Psikolojisi ve Mesleğe Etkileri

Dil Bilmek Çevrenize Bağlı

Yabancı dil bilmenin potansiyel müvekkil çevresiyle alakalı olduğunu düşünüyorum.” diyen Av. Özgür “Yabancılara yönelik sosyal bir çevreniz varsa yabancı dil bilmek artı bir değerdir. Sonuçta Türkiye’de çok uluslu milletlerden insanlar yaşıyor. Türk vatandaşlarının boşanma davalarında gerektiren bir zorunluluk değil. Teknik jargon mal rejimi tasfiyesi açısından bilinmesi gerekli. 2002’den önceki evliliklerle ilgili talep edilebilecek ‘katkı payı alacağı’ terimiyken daha sonra ‘değer artık payı alacağı’ olarak talep edilen bir alacak türü var. Bir de katılma alacağı var. Bu üç terim birbiriyle alakasız terimlerle birleştirilerek talep edilebiliyor. İşin içindeyseniz o işle olan her türlü bilgiye ve donanıma sahip olmak zorundasınız.” dedi.

“Anlaşmalı olarak boşanacağınız kişiye çekişme ihtimalinde durumun ne şekilde değişeceğini ödemesi gerek ücretinde artacağını ve nelerle karşı karşıya kalacağı konusunda da açıklama yapıyorum. Hiçbir konuda bilgisi olmayan insanlar daha fazla. Biraz da internet avukatlığına soyunarak gelenlerde çok oluyor. Karşınıza gelen kişiyi bilgilendirmek, çerçeveyi net bir şekilde çizebilmek, karşınızdaki insana neyin nasıl olacağını anlatabilmek çok önemli. Çekişmeli dava anlaşmaya dönebilir. Anlaşmalı dava çekişmeye dönebilir.” eleştirilerinde bulunan Yeliz Yılmaz Özgür konuşmasının sonunda tanık ifadelerine değindi. Özgür “Tanık ifadelerinin önem arz ettiği iş davaları vardır. Bir de bence boşanma, velayet hatta nafaka davalarında tanık ifadeleri çok önem arz ediyor. Karşınızdaki insan, tanıdığı bütün sülalesini tanık olarak yazdırıp mahkemede dinletmek istiyor. Tanık kendisini çok net ifade edebilen olaylara tanık değilse bile bunu çok iyi telaffuz edebilecek kişiler olmalı. Hakimin soracağı soruya ya da olayları en başından hikaye şeklinde anlatmasını isteyebileceği konusunda tanıklar uyarılmalı ve ona göre isim yazdırmanız gerekiyor. Tecrübeli olmanıza rağmen tanıklar sizi yarı yolda bırakabiliyor. Tanık seçimlerine çok dikkat etmeniz gerekiyor.” diye konuştu.

Canlı yayının tamamını buradan izleyebilirsiniz.