Davayı Sona Erdiren Taraf İşlemleri

Haber:Taha Ahmet Özel

Türkiye Adalet Akademisi’nin çevrim içi yayınında “Davayı Sona Erdiren Taraf İşlemleri” konuşuldu. Yayına katılan Hâkim Yasin Işık ve Hâkim-Doç.Dr. Servet Alyanak, feragat ve kabul beyanlarında atılacak adımlarla ilgili önemli bilgiler aktardı. 

Davadan feragat ve davayı kabulün tanımını yapan Doç. Dr. Servet Alyanak “Davadan feragat; davacının davasını tekrar açmayacak şekilde açıkça tamamen veya kısmen vazgeçmesidir. Davayı kabul de davalının davadaki netice-i talebinden tamamen veya kısmen açık bir şekilde muvafakat ederek kabul etmesidir. Her iki müessese de davaya son veren taraf işlemidir. Bunlar karma nitelikli hukuki işlemlerdir.” dedi. 

Feragat ve Kabullere Yetkisiz Mahkemeler Bakamaz

Feragat ve kabulün mahkeme önünde ileri sürüldüğünde mahkemenin görev ve yetki bakımından görevli ve kesin yetkili olup olmadığına bakılması gerektiğinin altını çizen Alyanak “Görevsiz veya kesin yetkisiz söz konusu olduğu durumlarda bu tip beyanları karara bağlamadan görev konusunda görevsizlik kararı vermesi lazım. Çünkü feragat ve kabulün görevli ve yetkili mahkemede ileri sürülmesi lazım.” şeklinde konuştu. 

Alyanak davaların sona erdirilmesi için yapılacak incelemelerin her ayrıntısına dikkat edilmesini gerektiğini belirtti. Alyanak “Feragat veya kabulün usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, gerçek iradeleri yansıtıp yansıtmadığı,açılan davanın müesseselerle sona erip ermediğini incelemesi gerekiyor. Bu incelemeleri yaparak mahkeme karar veriyor. Eğer ki dava Cumhuriyet savcısının açtığı bir davaysa davacının feragat etmesi veya davalının davayı kabul etmesinin mahkeme açısından hukuki bağlayıcılığı olmayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Şekle Bağlı Olmayan Beyanların Hukuki Sonucu Olmaz

“Feragat ve kabul müesseseleri şekle bağlı müesseselerdir.” diyen Hâkim Yasin Işık şekle uygun olarak yapılmayan davada hukuken sonucunun olmayacağını ifade etti. Işık “Feragat kabul beyanlarını yazılı veya sözlü şekilde yapmak mümkündür. Geçerli bir feragat veya davaya kabul beyanının oluşması için karşı tarafın veya mahkemenin onayı veya izni gerekli değildir.” dedi. 

Okuma önerisi:  Sempozyum: İstinaf ve Temyizde Karşılaşılan Sorunlara Mukayeseli Hukukun Cevapları

Beyanlar Tutanağa Geçmeli

Işık, duruşma esnasında yapılan davadan feragat beyanı ya da davaya kabul beyanının mutlaka tutanağa geçirilmesi gerektiğini vurguladı. “Bu beyanın ilgili tarafa okunması ve tarafın bu beyanı imzalaması gereklidir. Keşif esnasında da benzer bir durum söz konusudur. Hâkim keşif tutanağını, kabul tutanağını veya feragat beyanını yazılı olarak beyanını geçirecek. İlgilisine okuyacak ve en sonunda feragat ise davacıya, kabul beyanıysa davalıya bu beyanı imzalatacaktır.” diyen Işık, beyanların tutanağa geçmesi gereken durumları anlattı. 

Feragat ve kabul beyanının kayıtsız ve şartsız olması gerektiğini belirten Işık, bu durumu bir örnekle açıkladı. Işık “Örneğin davacı taraf ‘Davalı taraf gelip özür dilerse ben açtığım davadan feragat ediyorum’ ya da ‘2 bin lira ödemeyi kabul ederse açmış olduğum davadan feragat ediyorum’ gibi şarta ve kayda bağlı feragat beyanları mahkeme tarafından dikkate alınmayacaktır.” dedi. 

“Kabul veya feragatın belli bir süre içerisinde yapılmış olması gerekiyor” diyen Alyanak süreyle ilgili ayrıntılara açıklık getirdi. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılması gerekmekte. Çünkü hüküm kesinleştikten sonra artık derdest bir davadan söz edemeyeceğiz. Hüküm kesinleştikten sonra davacının feragati ya da davalının kabulü hukuki sonuç doğurmayacaktır” ifadelerini kullandı.

Beyanda Bulunan Taraf, Yargılama Giderlerini Ödemekle Yükümlü

Hâkim Işık feragat veya kabul beyanında bulunan tarafın, dava aleyhine neticelenmiş gibi yargılama giderlerini ana kural olarak ödemekle yükümlü olduğunu belirti. Işık “Kısmi feragat veya kısmi kabulde ise tüm talep ile kısmen feragat edilen yada kısmen kabul edilen oran bulunarak buna göre bir hesaplama yapılır. Feragat ve kabulle davanın sona ermesi durumunda kanun koyucu vatandaşları bu yönde teşvik etmesi amacıyla birtakım avantajlı düzenlemeler yapmıştır. Bunun en önemlilerinden biri de Harçlar Kanunu’nun 22. maddesidir. Bu maddeye göre feragat beyanı yada davayı kabul beyanı tek celsede ortaya çıkarsa alınması gereken harcın sadece 1/3‘ü alınacaktır. Daha sonraki celselerde ortaya çıkarsa alınması gereken harç 2/3 oranında olacaktır.” diyerek harcama giderleriyle ilgili detayları paylaştı. 

Okuma önerisi:  Dünyada ve Türkiye'de Darbe Yargılamaları Uluslararası Sempozyumu

Avukatların ücretlerine de değinen Işık “Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davadan feragat beyanı veya davaya kabul beyanı ön inceleme tutanağının imzalanmasından önce dile getirilirse ödenmesi gereken avukatlık ücretinin sadece yarısı, daha sonraki aşamalarda ise tamamını hükmetmek gerekecektir dedi.