RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin: RTÜK’ün Sansür Yetkisi Yoktur

Hukukçu Kadınlar Derneği’nin Youtube kanalında “Medyada Hukuk ve Etik” başlıklı bir çevrim içi yayın gerçekleştirildi. Yayına Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Ebubekir Şahin katıldı. Şahin RTÜK’ün görevi ve yapısıyla ilgili önemli bilgiler aktardı. 

RTÜK’e Özel 6112 Sayılı Kanun

RTÜK’e ait özel bir kanun olduğunu ve 2011’de yapılan düzenlemeyle şartların iyileştirildiğini vurgulayan RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin “Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun kendine has bir kanunu var. 6112 Sayılı Kanun bizim kuruluş amacımızı, ilkelerimizi ve görevlerimizi tanımlar. 1994 yılında o dönemin kanunlarıyla kurulan bir kurul. 2011 yılında yapılan değişiklikle kuruluş amacını ve altyapısını sağlayan kanun değiştirilerek 6112 Sayılı Kanun’la birlikte de yeni imkanlara kavuşturulmuş bir üst kurul. Anayasal bir kuruluş olması özelliği barındırılmış bu anlamda özerkliği üzerine vurgu yapılmış bir kurul. Kurulumuzun bir farkı daha var. Biz 9 üyeden müteşekkiriz. Türkiye’de üyelerin tamamının Meclis’ten seçilen tek üst kurul Radyo ve Televizyon Üst Kurulu. Anayasa gereği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsili olan tüm partilerin kontenjanından üyeler seçilmekte.” ifadelerini kullandı.

En Çok Şikâyet Alan, En Çok İzlenen Yayınlar Oluyor

Başkan Şahin RTÜK’ün görev ve yetkilerini tanımlarken aynı zamanda en şikâyet aldıkları yayınların en çok izlenen yayınlar olduğunun altını çizdi. Şahin “RTÜK’ün görevleri 6112 Sayılı Kanun’la belirlenmiş ve sınırlandırılmıştır. Çok fazla görevi var fakat en önemli görevi Türkiye’deki radyo, televizyon ve son düzenlemelerle birlikte internet üzerinden yayın yapan yayın kuruluşlarıyla ilgili olarak denetleme ve düzenleme faaliyetlerini yürüten bir kurul diyebiliriz.” dedi.

Şahin RTÜK’e yapılan şikâyetlerle ilgili “Genellikle dizilerle ilgili şikâyetler oluyor. Ama ratinglere baktığımızda en çok izlenen dizi şikâyet edilen dizidir. Sabah kuşağındaki programlarla ya da haberlerle ilgili şikâyetler olur. Yine bunlar ratingi en yüksek programlar olur. Halkımızın en çok izlediğini düşündüğümüz program veya diziler aslında halkın tasvip ettiği ya da beğendiğini göstermez.” değerlendirmesinde bulundu.

Okuma önerisi:  Av. Yasemin Babayiğit: Türkiye'de Hayvan Hakları Olması Gerektiği Düzeyde Değil

Alo 178 RTÜK’ün Çağrı Hattı

“Şikâyet süreçleri bizim için çok önemli.” diyen Şahin “RTÜK denetim faaliyetini yerine getirirken gelen şikâyetler üzerinden denetim yapar. Hem yerel hem de genel anlamda tüm yayınları takip edebildiğimiz milli bir program üzerinden yaptığımız denetim faaliyetlerimiz var. Bununla birlikte uzmanlarımızın yapmış olduğu dinlemeler ve izlemeler sonucu yaptığımız denetleme faaliyetlerimiz var.” diye konuştu.

RTÜK Başkanı, izleyicilerin şikâyet ve taleplerini rahatça iletebilmeleri için çağrı hattının olduğunu belirtti. Şahin “Çok ciddi anlamda çağrı alan Alo 178 hattımız var. Bir vatandaşımız rahatsız olduğu dizi, program ya da haber türüyle ilgili olarak kendisini rahatsız eden bir durumu Alo 178 üzerinden bize şikâyette bulunabilir. Bunun haricinde CİMER üzerinden ciddi şikâyetler alıyoruz. Mobil uygulamamız üzerinden de şikâyetler alıyoruz. Bunların sayıları çok yüksek. Bunların hepsini değerlendiriyoruz.” diyerek denetimlerin sıkı bir şekilde yapıldığını ifade etti.

Medya İle İlişkilerimize Çok Önem Veriyoruz

“Özel televizyon programlarında ithal edilen dizi ya da yarışmalarda ülkemizin değerlerine aykırı sahnelerle karşılıyor. RTÜK bu yayınlara sansür getiremiyor mu?” şeklinde gelen bir soruya Şahin “RTÜK sansür getiremiyor. Sansür, Anayasamız tarafından yasaklanmış durumda. Açıkçası biz sansür kurumu da olmak istemeyiz. Biz, bir programı yayınladıktan sonraki denetimlerde çıkacak olan aksaklıklar sebebiyle denetleyebiliyoruz. Ama bu demek değildir ki elimizde başka bir argüman yok. Milli ve manevi değerlerimize yönelik sıkıntılı bir şekilde yayın yapılacak. Sonrasında biz bunu takip edip denetleyeceğiz. Bununla ilgili cezai müeyyide uygulayacağız diye bir durum söz konusu değil. Bununla ilgili eleştiri alsak da şunu yapıyoruz. Biz takip ettiğimiz programlarda ikili ilişkilerimizde buna sansür diyemeyiz. Medya kuruluşlarıyla ilişkilerimize çok önem veriyoruz. Bizim elimizde sadece müeyyide yok. İzleyici temsilcilerimiz var. ‘Bakın bunu yaparsanız böyle olur’ diye onları uyarıyoruz ama yayınlamakta serbestler. Buna rağmen yayınlıyorlarsa sonuçlarına da katlanmakta serbestler.” şeklinde konuştu.

Okuma önerisi:  28 Şubat'tan Günümüze Hak İhlalleri ve Çözüm Arayışları Paneli