Ana Sayfa Blog Sayfa 122

24 Mart’ta Meclis’e 4 Kanun Teklifi Sunuldu

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına, 24 Mart 2022 tarihinde dört kanun teklifi sunuldu. Üçü Halkların Demokratik Partisi (HDP), biri Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ile Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) milletvekilleri tarafından sunulan kanun tekliflerinin ayrıntıları şu şekilde:

Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Teklifi

AK Parti İzmir Milletvekili Fehmi Alpay Özalan, Milliyetçi Hareket Partisi Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, AK Parti Grup Başkanvekili Denizli Milletvekili Cahit Özkan ve 96 milletvekili imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulan Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Teklifiyle spor faaliyetlerinde bulunmak üzere hem bir spor kulübüne bağlı şekilde hem de spor kulübünden ayrı olarak spor anonim şirketi kurulabilmesi imkânı getirilmesi; spor kulüplerinin ve spor anonim şirketlerinin yapılarına uygun olarak organlarının, gelirlerinin ve giderlerinin belirlenmesi ile mali açıdan güçlendirilmeleri; spor kulüpleri ve spor anonim şirketlerine denk bütçe zorunluluğu getirilmesi; spor kulüplerinin organlarında aranacak şartlar, denetlenmeleri, tesisleri, işletme ve defterleri, hesap ve işlemleri, borçlanmaları, alacaklarının temliki, spor eğitimi çalışmaları ile spor faaliyetlerinin düzenlenmesi; spor kulüplerine kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılacak olan yardımların esaslarının belirlenmesi; spor kulüplerinin kamu yararına çalışma statülerinin düzenlenmesi; spor kulüplerinde yönetim, denetim ve disiplin kurulu üyesi olabilmek için belirli suçlardan mahkûm olmama şartının getirilmesi; spor kulüplerinin tüzüklerinde, kulüp üyeliğini hukuka aykırı şekilde sınırlayacak hükümlere yer verilememesi; spor kulüplerinin birleşmeleri ve mal varlıklarının devri ile ilgili düzenleme yapılması; spor kulüpleri ve spor anonim şirketlerine getirilen mali kısıtlamaların etkin şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla temlik veya borçlanma oranının aşılması ile belirli kişilere hak ve alacakların devredilmesinin suç olarak düzenlenmesi ve bunların cezai müeyyidelerinin belirtilmesi; Türkiye Futbol Federasyonu tarafından uygulamaya konulan takım harcama limitinin yasal dayanağının oluşturulması; spor federasyonlarına ilişkin bütçe ve harcama ilkeleri ile federasyon yöneticilerinin hukuki ve cezai sorumluluklarına ilişkin düzenlemeler yapılması amaçlanmaktadır.

Tali komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonu ile Adalet Komisyonuna, esas komisyon olarak Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna sevk edilen 2 / 4331 esas numaralı kanun teklifinin tam metni şu şekilde:

Spor-Kulupleri-ve-Spor-Federasyonlari-Kanunu-Teklifi

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi

HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy tarafından TBMM Başkanlığına sunulan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifiyle hükümlü kişilere ceza infaz kurumu idarelerince ücretsiz olarak sağlanacak temizlik malzemelerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır.

Tali komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna, esas komisyon olarak Adalet Komisyonuna sevk edilen 2 / 4332 esas numaralı kanun teklifinin tam metni şu şekilde:

Ceza-ve-Guvenlik-Tedbirlerinin-Infazi-Hakkinda-Kanunda-Degisiklik-Yapilmasi-Hakkinda-Kanun-Teklifi

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi

HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki tarafından TBMM Başkanlığına sunulan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifiyle kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin telefon ile görüşme hakkının tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabileceğine dair hükmün kaldırılması amaçlanmaktadır.

Tali komisyon olarak İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna, esas komisyon olarak Adalet Komisyonuna sevk edilen 2 / 4333 esas numaralı kanun teklifinin tam metni şu şekilde:

Ceza-ve-Guvenlik-Tedbirlerinin-Infazi-Hakkinda-Kanununda-Degisiklik-Yapilmasi-Hakkinda-Kanun-Teklifi

İş Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi

HDP Batman Milletvekili Necdet İpekyüz tarafından TBMM Başkanlığına sunulan İş Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifiyle hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların elektronik ticaret faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla çalıştırdıkları kişiler ile kurdukları ilişkinin niteliğinin İş Kanunu kapsamında belirlenmesi amaçlanmaktadır.

Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuna sevk edilen 2 / 4334 esas numaralı kanun teklifinin tam metni şu şekilde:

Is-Kanununda-Degisiklik-Yapilmasina-Iliskin-Kanun-Teklifi

Yargıtay Başkanı Akarca’dan “Sosyal Medya Mahkemeleri” Vurgusu

Yargıtay Birinci Başkanı Mehmet Akarca, Adana’da düzenlenen “İş Hukuku” başlıklı Yargıtay Bölgesel İçtihat Forumu açılışında konuştu. Akarca’nın gündeminde sosyal ağlarda yargısal süreçlerle ilgili yapılan yalan yanlış paylaşımlar vardı.

Basında sıklıkla yer alan vatandaşın yargıya güveninin az olduğuna dair haberlerin asılsız olduğunu belirten Akarca, halkın mahkemelerde açtığı milyonlarca davanın hâkim ve savcıların fedakâr çalışmalarıyla sonuçlandırıldığını hatırlattı.

Sosyal medya mahkemeleri kabul edilemez

Sahte hesaplar arkasına sığınan kullanıcıların sosyal ağlarda yargısal süreçler hakkında yaptığı yorumları üzüntüyle karşıladığını ifade eden Akarca, bu sosyal medya mahkemelerinin kişinin suçlu olup olmadığına, delil durumuna, herhangi bir veriye tarafsız bakmadan hüküm verdiğini ve yargıyı suçladığını dile getirerek “Bu, kabul edilebilir değil” dedi.

Günlük hayatta suç olan, sosyal medyada da suçtur

Anayasaya ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı olan ve bazı hâllerde suç teşkil eden bu durumun Türkiye’de kronik hâle geldiğini ifade eden Akarca, günlük hayatta suç teşkil eden her söz ve davranışın sosyal medyada da suç olduğunun altını çizerek “Şu bir gerçektir ki herhangi bir davada, dava dosyasına vakıf olan az sayıdaki yargı mensubu dışında hiç kimsenin bu konuda yeterli bilgiye sahip olduğunu söylemek mümkün değildir.” şeklinde konuştu.

“Dosyanın içeriğini bilmeden, delilleri görmeden bunları görmeden okumadan bunları anlamadan özellikle bu konuda uzmanlık gerektiren bir konuda bir bakıyorsunuz herkes bir yorum yapıyor.” diyen Yargıtay Başkanı Akarca, televizyondan sosyal ağlara kadar hemen her alanda ve toplumun her kesiminde bütün iş güç bırakılıp yargıya gereksiz şekilde sataşmalarda bulunulduğu söyledi.

Akarca, kamuoyunun demokratik hak arayışlarına, duyarlılıklarına sonuna kadar saygı duyduklarını ancak hukuk atmosferini zehirleyen bu yaygın ve güncel problemin ciddiye alınarak, yapılacak yasal düzenlemelerle çözüme kavuşturulması gerektiğinin altını çizdi.

TBB Başkanı Sağkan: Barışa Giden Yol Hukuktan Geçer

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. Ramiz Erinç Sağkan; Uluslararası Hukuk, Yatırımlar ve Kalkınma Derneğinin (ILIDA) İstanbul’da düzenlediği Ticari Yatırım ve Tahkim Paneline katıldı. Panelin açılış konuşmacıları arasında yer alan TBB Başkanı Sağkan, tahkimin önemine ve hukukun üstünlüğüne vurgu yaptı.

İtalya Büyükelçiliğinin de düzenleyicileri arasında yer aldığı panelde İtalya’yla ticari ortaklığın avukatlık mesleği açısından da önemli fırsatlar doğurduğuna dikkat çeken Sağkan, “İtalyan dostlarımızın Türkiye ile sosyal, kültürel ve ekonomik iş birliği imkânlarını geliştirmek istemeleri bölgemiz ve dünya için özlediğimiz huzur ve barış ortamının da yaratılmasına vesile olacaktır diye umuyorum.” diyerek “Barışa giden yolun hukuktan geçtiğinin bilinciyle hukukun üstünlüğü mücadelemize devam edeceğimizi bir kez daha yineliyorum.” ifadelerini kullandı.

TBB bünyesinde hizmet veren Tahkim Merkezinin alanında tecrübeli, uzman ve profesyonel hakemlerle birlikte, avukatların birbirleri ve iş sahipleriyle olan ilişkilerinde güveni sağlamaya, avukatlık mesleğinin saygınlığını korumaya, mesleki dayanışmanın sağlanması ve devamlılığına yönelik olarak tahkime elverişli tüm uyuşmazlıkların adalete uygun ve ivedilikle çözümlenmesi amacıyla faaliyetlerine devam ettiğini söyleyen Sağkan; ülkelerin refahlarının kalıcı ve istikrarlı şekilde artırılmasının sadece hukukun üstünlüğü prensibine saygılı, hak ve özgürlükleri yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığıyla güvence altına alan hukuk devleti sistemleriyle mümkün olduğunun altını çizdi.

Haber kaynak

23 Mart’ta Meclis’e 4 Kanun Teklifi Sunuldu

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına, 23 Mart 2022 tarihinde dört kanun teklifi sunuldu. Dördü de Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri tarafından sunulan kanun tekliflerinin ayrıntıları şu şekilde:

Yurt Dışına Çıkış Harcı Hakkında Kanun ile Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Teklifi

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba tarafından TBMM Başkanlığına sunulan Yurt Dışına Çıkış Harcı Hakkında Kanun ile Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Teklifiyle yurt dışına çıkış yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından çıkış harcı alınmaması amaçlanmaktadır.

Plan ve Bütçe Komisyonuna sevk edilen 2/4327 esas numaralı kanun teklifinin tam metni şu şekilde:

Yurt-Disina-Cikis-Harci-Hakkinda-Kanun-ile-Cesitli-Kanunlarda-Degisiklik-Yapilmasi-Hakkinda-Kanunun-Yururlukten-Kaldirilmasina-Dair-Kanun-Teklifi

Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi

CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi tarafından TBMM Başkanlığına sunulan Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifiyle Cumhurbaşkanının örtülü ödenek kullanma hakkının seçim dönemlerinde kaldırılması öngörülmektedir.

Tali komisyon olarak Anayasa Komisyonuna, esas komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonuna sevk edilen 2/4328 esas numaralı kanun teklifinin tam metni şu şekilde:

Kamu-Mali-Yonetimi-ve-Kontrol-Kanununda-Degisiklik-Yapilmasi-Hakkinda-Kanun-Teklifi

6802 Sayılı Gider Vergileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun tarafından TBMM Başkanlığına sunulan 6802 Sayılı Gider Vergileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifiyle belediyelerin toplu taşımacılık faaliyetlerinde kullanılan akaryakıt tesliminin KDV ve ÖTV’den istisna tutulması ve belediyelerin kalkınma ajanslarına pay ödeme zorunluluğunun kaldırılması öngörülmektedir.

Tali komisyon olarak İçişleri Komisyonuna, esas komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonuna sevk edilen 2 / 4329 esas numaralı kanun teklifinin tam metni şu şekilde:

6802-Sayili-Gider-Vergileri-Kanunu-ile-Bazi-Kanunlarda-Degisiklik-Yapilmasina-Dair-Kanun-Teklifi

Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer tarafından TBMM Başkanlığına sunulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifiyle kronik hastalık sebebiyle cihaza bağlı olarak yaşayan hastaların elektrik tüketim bedellerinin bir kısmının, sağlık raporu dışında bir şart aranmaksızın Devlet tarafından karşılanması amaçlanmaktadır.

Tali komisyon olarak Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonuna, esas komisyon olarak Plan ve Bütçe Komisyonuna sevk edilen 2 / 4330 esas numaralı kanun teklifinin tam metni şu şekilde:

Kamu-Kurum-ve-Kuruluslarinin-Urettikleri-Mal-ve-Hizmet-Tarifeleri-Ile-Bazi-Kanunlarda-Degisiklik-Yapilmasi-Hakkinda-Kanunda-Degisiklik-Yapilmasina-Dair-Kanun-Teklifi

Yargıtay’dan “Hatice Kaçmaz” Haberlerine Tepki: Haksız, Ölçüsüz

Yargıtay Başkanlığı, sanık Orhan Munis’in maktul Hatice Kaçmaz’ı kasten öldürmesiyle ilgili aldığı cezaya dair bazı basın yayın organlarında çıkan haber ve söz konusu iddialara yönelik sosyal medyaki paylaşımlara resmî internet sitesinde yayımladığı basın açıklamasıyla cevap verdi.

Yapılan açıklamada sanık Orhan Munis’e Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı; yapılan yargılama sonucunda; eylemde tasarlama koşullarının gerçekleşmediği kanaatine ulaşan mahkemece, sanığın kasten öldürme suçundan TCK.’nın 81/1 maddesi gereğince müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği hatırlatılarak Yargıtay’ın en önemli görevlerinden birinin ülke genelinde içtihat tutarlılığını sağlamak olduğu vurgulandı.

Haberlerde ve bazı sosyal medya sitelerinde yer verilen “sanığın cezası indirildi”, “birkaç yıl yatıp çıkacak”, “evliliği kabul etmeyen kadının öldürülmesi indirim nedeni sayıldı”, “erkek yargı kadın katilini korudu”  gibi ifadelerin hukuki temelden yoksun olduğunun dile getirildiği basın açıklamasında sosyal ağlarda Yargıtay’a yönelik hakaret ve tehdit içeren yorumların da yapıldığına dikkat çekildi. Söz konusu haber ve yorumların ifade ve basın özgürlüğü sınırlarını aştığı, yargı gücünün tarafsızlık ve otoritesinin sağlanması amacına saldırı boyutlarına ulaştığı değerlendirmesinde bulunulan açıklamada, Yargıtay’a yönelik bu ve benzeri şekilde yapılan haksız ve ölçüsüz eleştirilerin kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine yol açtığının altı çizildi.

Yargıtay Başkanlığı, konu hakkında yayımladığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Bazı televizyon kanalları, internet siteleri ile sosyal medya hesapları üzerinden gündeme gelen, sanık Orhan Munis’in maktul Hatice Kaçmaz’ı kasten öldürmesi nedeniyle aldığı cezaya ilişkin haberler hakkında kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

Sanık Orhan Munis’in, Ostim Serhat Mahallesi, İbrahim Karakoç parkında 13.09.2014 tarihinde saat 13:00 sıralarında, maktül Hatice Kaçmaz’ı çok sayıda bıçak darbesiyle öldürmesi eylemi nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca tasarlayarak öldürme suçundan TCK. 82/1-a maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmış, yapılan yargılama sonucunda; eylemde tasarlama koşullarının gerçekleşmediği kanaatine ulaşan mahkemece, sanığın kasten öldürme suçundan TCK.’nın 81/1 maddesi gereğince müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin dosya kapsamına da uygun kabulüne göre; sanık ve maktulün 30.06.2014 tarihinde bir dolmuşta tanışarak birbirlerine telefon numaralarını verdikleri, tesadüfi tanışmanın telefonla ve yüz yüze görüşme şeklinde devam ederek duygusal bir arkadaşlık ilişkisine dönüştüğü, sanığın maktule evlenme teklifinde bulunduğu, bu süreçte tarafların ailelerinin de tanıştıkları, ancak sanığın daha önceden kardeşini öldürmesi suçundan hükümlü olduğunun maktulün ailesi tarafından öğrenilmesi üzerine evliliğe izin verilmediği, sanık savunması, tanık beyanı ve HTS raporuna göre maktul ile sanık arasındaki görüşmenin devam ettiği, bu süreçte sanığın evlilikte aşırı ısrarcı olması maktulü sürekli takip etmesi, onu bunalttığı ve aralarında zaman zaman tartışmaların yaşandığı, sanığa ait cep telefonu kayıtlarına göre 30.06.2014 tarihinde saat 18:23’te maktulden sanığa gönderilen “kimsiniz” ile başlayıp hadisenin gerçekleştiği 13.09.2014 tarihinde en son saat 11:11’de “manyakkk” diye sonlanan 491 adet mesaj olduğu, bu mesajı üzerine; sanığın maktulü arayarak 30 dakika konuştukları, tarafsız tanık beyanına göre olaydan bir gün önce tarafların buluştukları anlaşılmıştır.

Sanık savunmasında; son olarak evlilik konusunu konuşmak üzere parkta buluşmaya karar verdiklerini, maktulün evlilik teklifini kabul etmediğini, ısrar edince hakaret teşkil eden sözler söyleyip kendisini ittiğini, bunun üzerine kendisini kaybedip maktulü bıçakladığını beyan etmiştir.

Kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 11.03.2018 tarih ve 223-1386 sayılı kararı ile hüküm düzeltilerek onanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanığın eyleminin tasarlama koşulları altında gerçekleştiğinden bahisle TCK. 82/1-a maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği görüşüyle yapılan itirazının Dairece kabul edilmediğinden dosya Ceza Genel Kurulu’na gönderilmiş, Kurul dosyayı 28.09.2021 tarihli gündemle görüşüp aşağıdaki şekilde karara bağlamıştır;

Türk Ceza Kanunu’nda kasten öldürme suçlarının temel şekli 81. maddede düzenlenmiş olup yaptırımı müebbet hapis cezasıdır. Tasarlama, kan gütme saiki gibi nitelikli haller gerçekleştiğinde aynı kanunun 82. maddesi gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırma söz konusu olacaktır.

765 sayılı TCK’nın yürürlüğe girdiği 1926 yılından bugüne kadar kasten öldürme suçlarında tasarlamanın yasal şartları doktrindeki görüşlere ve yargısal içtihatlara göre belirlenmiş olup “failin, bir kimsenin vücut bütünlüğüne ve yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başlaması ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili belirlenmiş kurgu dahilinde icra etmesi gerekmektedir.” (CGK 28.04.1998 tarih ve 117-155 sayılı karar)

Yukarıda izah edildiği üzere tasarlamanın kabulü için; sanık tarafından öldürme kararının şarta bağlı olmaksızın verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında sükûnetle düşünebilmeye yetecek kadar zaman geçmiş olmasına rağmen sanığın bu karardan vazgeçmemesi, yaptığı plan doğrultusunda eylemini soğukkanlılıkla gerçekleştirmesi gereklidir. Bu içtihatlar doğrultusunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı reddedilmiştir. 

Ceza Genel Kurulunca sanık hakkında verilen müebbet hapis cezasının azaltılması söz konusu değildir. Kaldı ki TCK.’nın 48. maddesi gereğince müebbet hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki 5275 sayılı Kanunun 107/2 maddesi gereğince müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ancak iyi halli olarak 24 yılı hapiste geçirdikleri takdirde koşullu salıvermeden yararlanabileceklerdir.

Meydana gelen olayda, maktulden kaynaklanan herhangi bir haksız hareket bulunmadığı gibi, sanığın soruşturma ve yargılama sırasında pişmanlık duyduğuna ilişkin beyan ve davranışları yargılamayı yapan mahkeme heyeti tarafından samimi görülmediğinden hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim de uygulanmamıştır. Ayrıca sanığın 22.02.2001 tarihinde işlemiş olduğu suç nedeniyle mahkum olduğu cezanın; şartlı tahliye tarihinden hak ederek tahliye tarihi arasındaki ceza süresinin de aynen infazı gerekecektir.  

Kanuni belirlilik içtihatların istikrarı ile sağlanmakta olup benzer olaylarda aynı kararların verilmesi adaletin gereğidir. Nitekim Yargıtayın en önemli görevlerinden biri ülke genelinde içtihat tutarlılığını sağlamaktır.

Haberlerde ve bazı sosyal medya sitelerinde yer verilen “sanığın cezası indirildi”, “birkaç yıl yatıp çıkacak”, “evliliği kabul etmeyen kadının öldürülmesi indirim nedeni sayıldı”, “erkek yargı kadın katilini korudu”  gibi ifadeler ile yer yer hakaret ve tehdit içeren yorumlar hukuki temelden yoksun olup, ifade ve basın özgürlüğü sınırlarını aşmakta, yargı gücünün tarafsızlık ve otoritesinin sağlanması amacına saldırı boyutlarına ulaşmaktadır. Bu ve benzeri şekilde Yargıtaya yönelik olarak yapılan haksız ve ölçüsüz eleştiriler kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine neden olmaktadır. 

Yargıtay Basın ve Halkla İlişkiler Bürosu

Haber kaynak 

CTE’den “Hapisteki Çocuklar Desteksiz Bırakıldı” İddialarına Yanıt

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri (CTE) Genel Müdürlüğü, basında yer alan “Hapisteki çocuklar desteksiz bırakıldı” haberleriyle ilgili basın açıklaması yayımladı. Yapılan açıklamada söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtildi.

İlgili haberlere dair yayımlanan basın açıklamasında CTE, annesinin yanında kalan çocukların psiko-sosyal gelişimlerinin desteklenmesi hususunda, kurumun psiko-sosyal yardım servisleri tarafından çalışmalar yürütüldüğü, çocukların zihinsel ve ruhsal gelişimlerinin uzman personel tarafından yakından takip edildiği vurgulandı. Çocukların eğitim olanaklarının artırılması amacıyla ceza infaz kurumlarında anaokulları, il veya ilçe merkezinde bulunan anaokullarına bağlı sınıflar ve oyun alanları oluşturulduğunun hatırlatıldığı açıklamada çocukları ile barındırılan ebeveynlere yönelik olarak bireysel görüşmeler, grup çalışmaları, seminerler ve konferanslar gerçekleştirilmekte, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, vakıflar ve çeşitli kamu kurum kuruluşları ile iş birliği içerisinde anne ve çocuklara yönelik sosyal-kültürel faaliyetlerin gerçekleştirildiğinin altı çizildi.

CTE basın açıklamasında ceza infaz kurumlarında annelerinin yanında kalan çocukların iaşesi, çocuğun yüksek yararı göz önünde bulundurularak, annesinin iaşesinin iki katı olarak belirlenmiş olup mama, süt gibi gıdaları devlet tarafından karşılandığı bilgisini de paylaşdı.

CTE Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

Bazı basın-yayın kuruluşlarında ve sosyal medya platformlarında “Hapisteki çocuklar desteksiz bırakıldı” şeklinde yayınlanan haberlerle ilgili kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla basın açıklaması yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur.

Annesinin yanında kalan çocukların psiko-sosyal gelişimlerinin desteklenmesi hususunda, kurumlarımızda bulunan psiko-sosyal yardım servisleri tarafından çalışmalar yürütülmekte, çocukların zihinsel ve ruhsal gelişimleri uzman personel tarafından yakından takip edilmektedir. Ayrıca çocukların eğitim olanaklarının artırılması amacıyla, kurumlarımızda anaokulları, il veya ilçe merkezinde bulunan anaokullarına bağlı sınıflar ve oyun alanları oluşturulmaktadır.

Öte yandan; yanında çocukları ile barındırılan ebeveynlere yönelik olarak bireysel görüşmeler, grup çalışmaları, seminerler ve konferanslar gerçekleştirilmekte, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, vakıflar ve çeşitli kamu kurum kuruluşları ile iş birliği içerisinde anne ve çocuklara yönelik sosyal-kültürel faaliyetler gerçekleştirilmektedir.

Bununla birlikte, ceza infaz kurumlarında annelerinin yanında kalan çocukların iaşesi, çocuğun yüksek yararı göz önünde bulundurularak, annesinin iaşesinin iki katı olarak belirlenmiş olup mama, süt gibi gıdaları devlet tarafından karşılanmaktadır.

Söz konusu iddialar; kamuoyunda olumsuz algı oluşturma amacını taşımakta ve kurum uygulamalarını yansıtmamakta olup, gerçek dışıdır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Haber kaynak

Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık) 2021 Raporu

T.C. Kamu Denetçiliği Kurumu 2021 Yıllık Raporunu yayımladı. 560 sayfa, 12 bölümden oluşan raporda dokuz yıllık Ombudsmanlık kurumu tarihinde toplam 189 bin 595 şikayet başvurusu yapıldığı, bu başvuruların 18 bin 843’ünün 2021 yılına ait olduğu belirtiliyor. Ayrıca Kurum’a yapılan başvuruların yüzde 95’inin internet sitesi üzerinden yapıldığı bilgisi paylaşılıyor.

2020 yılından devreden 2 bin 939 dosyayla birlikte 2021’de toplam 21 bin 782 şikayet başvurusuna ulaşıldığı, bunların 19 bin 740’ının sonuçlandırıldığı bilgisinin paylaşıldığı raporda 3 bin 160 başvurunun dostane yollarla çözüldüğü bilgisine yer verilmekte.

Tavsiye Kararlarında Artış

Rapora göre Kurum 2013 – 2017 yıllarında toplam 792, 2018 yılında 946, 2019 yılında bin 270, 2020 yılında 68 bin 128, 2021’deyse bin 201 tavsiye kararı verirdi. Kurum’un tavsiye kısmen tavsiye kararlarıysa 2020’de 704, 2021’de 403 olarak gerçekleşti. Karar türlerinde en büyük paysa yüzde 38,94’le “Gönderme Kararı”na ait.

2021 yılında Kamu Denetçiliği Kurumundan talepte bulunan kişilerle yüz yüze veya telefonla gerçekleştirilen toplam 125 bin 28 görüşme sonucunda da kurum tarafından hukuki yardımda bulunuldu ve kendilerine yol gösterildi.

Ombudsman’a En Çok 25-34 Yaş Arasındakiler Başvurdu

Raporda yer verilen genel istatistiklere göre Kurum, faaliyete başladığı 2013 yılından bu yana 90 bin 209 başvuru sayısıyla en fazla 2020 yılında şikayet başvurusu aldı. 2020 yılındaki bu hızlı artışta salgın sürecinin etkili olduğu görüşü raporda belirtilmekte.

Raporda paylaşılan verilerde yapılan başvuruların yaş gruplarına dağılımı bilgisine de yer verilmekte. Buna göre Kamu Denetçiliği Kurumuna 2021 yılında gelen başvuruların büyük çoğunluğu 25 – 34 yaş aralığındaki vatandaşlar tarafından yapıldı. Gelen şikayetlerde en az paysa 18-24 yaş aralığına ait.

Erkekler Ombudsman’a Daha Çok Başvuruyor

Ombudsmanlık 2021 Yıllık Raporunda gelen şikayetlerin cinsiyet dağılımları da verilmekte. Rapora göre 2021 yılında gerçek kişilerden gelen 18 bin 526 şikayet başvurusunun 13 bin 914’ü erkekler tarafından yapıldı.

En Fazla Şikayet Kamu Personel Rejimi, En Az Şikayet Kadın Haklarıyla İlgili

Kamu Denetçiliği Kurumuna 2021 yılında yapılan şikayet başvurularının konulara göre dağılımına bakıldığında en büyük payın yüzde 20,36 ile kamu personel rejimine ait olduğu, onu yüzde 19,24’le adaleti millî savunma ve güvenlik konularının takip ettiği görülmekte. Paylaşılan istatistiklerde Kurum’a en az kadın hakları konusunda şikayet geldiği bilgisine yer verilmekte.

Adalet Bakanlığı, Şikayetlerde İlk Sırada

Kamu Denetçiliği Kurumuna idareler bazında gelen şikayetlerde yüzde 13,63’lük pay Adalet Bakanlığına yönelik. 2021 yılında Adalet Bakanlığıyla ilgili 2 bin 568 şikayet başvurusunda bulunuldu. Başvuru sayısında Adalet Bakanlığını, mahalli idareler takip etmekte.

2021 yılında 21 bin 782 başvurudan 9 bin 740’ını sonuçlandıran Kamu Denetçiliği Kurumu, incelemesi devam eden 2 bin 42 dosyayı da 2022 yılına devretti. Söz konusu raporun tamamını aşağıdan inceleyebilirsiniz.

kdk-2020-yili-faliyrt-raporu

TBB Heyeti, Bozdağ’a 11 Maddede Güncel Avukatlık Sorunlarını İletti

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a, yeni görevinde hayırlı olsun ziyaretinde bulunan Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Av. Ramiz Erinç Sağkan ve TBB Heyeti, Bozdağ’la avukatlık mesleğiyle ilgili güncel sorunları paylaştı. Ziyarette Sağkan’a TBB Başkan Yardımcısı Av. Sibel Suiçmez, Genel Sekreter Av. Veli Küçük, Sayman Av. Gökhan Bozkurt ve Yönetim Kurulu Üyesi Av. Nizam Dilek’ten eşlik etti.

TBB heyetinin Bozdağ’ı ziyaretinde bazı şehirlerdeki adliye otoparklarında avukat araçlarından ücret alınması uygulamasına son verilmesi; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, CMK ve Adli Yardım ücret tarifelerinin yıl sonu enflasyonu karşısında güncellenmesi ve stajyer avukatlara İŞKUR tarafından asgari ücret tutarı kadar ücret ödenmesi gibi konular gündeme geldi. Ziyarete dair ayrıntılara yer verilen TBB’nin resmî internet sitesinde Baklan Bozdağ’a iletilen avukatlık mesleğine yönelik güncel sorunlar 11 maddede sıraladı:

  1. Mart ayı başından itibaren Adana, Mersin, Konya, Kahramanmaraş ve başka şehirlerdeki adliye otoparklarında avukat araçlarından ücret alınması uygulamasının kaldırılması ve adliyelerdeki otoparklardan avukatların hakim, savcı, memur, kolluk güçleri gibi ücret ödemeksizin yararlanmalarının sağlanması
  2. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, CMK ve Adli Yardım ücret tarifelerinin Ekim 2021 tarihinde, enflasyon oranı ve asgari ücret artış katsayıları belirlenmeden yapıldığı; yıl sonu enflasyonunun yüzde 36 olduğu, asgari ücrete yüzde 50 artış yapıldığı belirtilerek, bu kalemlerle ilgili yüzde 25’lik artışın çok düşük kaldığı, bu nedenle tarifelerde güncelleme ve iyileştirme yapılması
  3. CMK hizmetlerindeki ulaşım giderleri hakkında il başsavcılıklarınca farklı uygulamaların yapıldığı belirtilerek, bu hizmetlerde mutat vasıtalar çerçevesinde meslektaşlara taksi gideri veya makul bir şekilde ulaşım gideri ödenmesi, CMK ücretlerinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile eşitlenmesi
  4. Avukatların hukuki ilgilerinin olduğu kişilere ait taşınmaz bilgilerine erişmeleri için önemli bir hizmet olan TAKPAS sisteminin yeniden meslektaşların yararlanabileceği şekilde çalıştırılması
  5. Stajyer avukatların stajlarının özellikle ilk altı aylık döneminde çalışma yasağı ve gelir elde edememeleri nedeniyle asgari ücret miktarı kadar bir ücret kadar ödemenin devlet tarafından İŞKUR vasıtasıyla verilmesi
  6. Son Yargı Paketi ile gündeme gelen kamu avukatlarının ek gösterge sorununun çözülmesi
  7. Arabuluculuk sınavının ertelenmesinin yarattığı olumsuzluklar ve meslektaşların beklentileri
  8. Adli yardımın yıllar içinde biriken ve barolardan bilgileri alınan gecikmiş avukatlık ücreti ödemelerinin bir an evvel yapılması
  9. Kadına yönelik şiddet davalarında TBB’nin ve baroların katılma taleplerinin mahkemelerce kabul edilmesi, bu konuda yasal düzenleme yapılarak, baroların ve bu alanda çalışan avukatların hukuksal sürece destek vermelerinin önünün açılması
  10. KVKK’da, veri koruma görevlisinin dört yıllık herhangi bir üniversite mezunu olabileceğine ilişkin düzenlemenin değiştirilerek bu görevi sadece hukuk fakültesinden mezun olanların yapabilmesinin sağlanması
  11. Bazı baroların hizmet binalarının yetersiz olduğu, yeni yapılacak adliye binalarının alanlarında, barolar için hizmet binası yapılmaya uygun bölümlerin tahsisinin yaşama geçirilmesi

Avukatlık Meslek Kuralları

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları

TBB’nin 8-9 Ocak 1971 tarihli IV. Genel Kurulu’nda kabul edilmiş ve 26 Ocak 1971 tarihli TBB Bülteni’nde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

I. Genel Kurallar
1. 
Türk avukatları, baroların ve Türkiye Barolar Birliği’nin bağımsızlığı gereğine inanmışlar ve bu konuda kendilerine gerek kişi, gerek kuruluş olarak düşen görevleri başarma kararına varmışlardır.

2. Mesleki çalışmasında avukat, bağımsızlığını korur; bu bağımsızlığı zedeleyecek iş kabulünden kaçınır.

3. Avukat, mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağlayacak biçimde ve işine tam bir sadakatle yürütür.

4. Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle yükümlüdür.

5. Avukat, yazarken de, konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklamalıdır. Mesleki çalışmasında avukat, hukukla ve yasalarla ilgisiz açıklamalardan kaçınmalıdır.

6. Avukat, iddia ve savunmanın hukuki yönü ile ilgilidir. Taraflar arasında anlaşmazlığın doğurduğu düşmanlıkların dışında kalmalıdır.

7. Avukat, salt ün kazandırmaya yönelen her türlü gereksiz davranıştan titizlikle kaçınmalıdır.
a. Avukat, yalnız adres değişikliğini, reklam niteliğini taşımayacak biçimde, ilan yoluyla duyurabilir.

b. Avukatın başlıklı kağıtları, kartvizitleri, büro levhaları reklam niteliği taşıyabilecek aşırılıkta olamaz.

c. Avukat, telefon rehberinde meslekler kısmında adres yazdırabilir. Bunun dışında farklı büyüklükte harflere ya da ilan niteliğinde yazılara yer verdiremez.

d. Ortak büro kuran avukatlar, büronun reklam aracı olmamasına, hukuk bürosu olma niteliğini yitirmemesine dikkat ederler.

8. Avukat kendine iş sağlama niteliğindeki her davranıştan çekinir.
9. Avukat, kanunen bulunduğu başkaca mevki ve olanaklarının mesleki çalışmalarına etkili olmamasına dikkat eder.

Avukat, mesleki çalışması dışında kişisel anlaşmazlıklarda, avukatlık sıfatının özelliklerinden yararlanamaz.

10. Avukat, aynı dava için birbirine karşıt isteklerde bulunamaz.

11. Avukat, Türkiye Barolar Birliği’nce kabul olunan mesleki dayanışma ve düzen gereklerine uygun davranmak zorundadır.

12. Avukat, bürosunun görevin vakarına uygun biçimde tutulmasına çaba gösterir.
13. Uzunca bir süre bürosundan uzak kalmak zorunda bulunan avukat, işlerine bakacak, müvekkillerini kabul edecek meslektaşının adını barosuna bildirir.

14. Avukat meslek kuruluşlarınca verilen görevleri, haklı sebepler dışında, kabul etmek zorundadır.

15. Mesleki çalışmasından ötürü aleyhine açılan dava layihasının bir örneğini, avukat barosuna verir. Baronun hukuki anlaşmazlıklardaki arabuluculuk teklifini kabul etmek zorundadır.

16. Avukat, kendisiyle ilgili her türlü belgeleri baroda görmek hakkını haizdir.

II. Yargı Organlarıyla ve Adli Mercilerle İlişkiler

17. Hakim ve savcılarla ilişkilerinde, avukat, hizmetin özelliklerinden gelen ölçülere uygun davranmak zorundadır. Bu ilişkilerde karşılıklı saygı esastır.

18. Avukat, daha önce hakim, savcı, hakem ya da başka resmi bir sıfatla incelediği işte görev alamaz.

19. Hakim ve savcı ile hısımlık ya da evlilikten gelen engelleri gösteren, kanun hükmünde yazılı derece dışında kalan hısımlıklar ve başkaca yakınlıklarda, avukat, meslek onuruna en uygun biçimde takdirini kullanır.

20. Avukatlar ve avukat stajyerleri, mesleğe yaraşır bir kılık ve kıyafetle (1) mahkemelerde görev yaparlar. Duruşmalara, Türkiye Barolar Birliği’nce şekli saptanmış cübbe ile ve temiz bir kıyafetle çıkarlar. Erkek avukatlar, iklim ve mevsim koşullarının elverdiği ölçüde kravat takarlar. (2)

21. Avukat duruşmayı terk edemez. Ancak kişisel veya meslek onurunun zorunlu kıldığı hallerde duruşmalardan ayrılabilir. Bu durumda avukat derhal baroya bilgi verir.

22. Avukat savunma için zorunlu olmadıkça davanın uzaması sonucuna varacak isteklerden kaçınır.

23. Hakimin reddi, savcıların ve başkaca adalet görevlilerinin reddi veya şikayet edilmesi konusunda ve genellikle konuşmalarında ve yazılarında avukat, kanunun gerektirdiği gerekçeleri amacı aşmayacak biçimde açıklar.

Ret veya şikayet dileklerinin bir örneği de baroya verilir. (3)

24. Avukat, ilerde tanık olarak dinlenecek kimselerden, istisnai olarak bazı hususları öğrenmek mecburiyetinde kalmış olursa, onları etkilemiş olma şüphesi altına düşmekten kaçınmalıdır. Avukat, tanıklara tavsiyelerde bulunamaz, ne şekilde tanıklık edecekleri veya hakim önünde nasıl hareket edecekleri hakkında talimat veremez.

25. Avukat, mahkeme kalemlerinde, icra dairelerinde ve her türlü mercilerde çalışan görevlilerle olan ilişkilerinde de meslek onuruna ve ağırbaşlılığına uygun tutum ve davranışlarını korur.

III. Meslektaşlar Arası Dayanışma ve İlişkiler
26. 
Hiçbir avukat, bir meslektaşının mesleki tutum ve davranışları hakkındaki düşüncelerini kamuoyuna açıklayamaz. Bu yoldaki şikayetlerin mercii yalnız barolardır.

27. Hiçbir avukat, herhangi bir meslektaşı özellikle hasım vekili meslektaşı hakkında küçük düşürücü nitelikteki kişisel görüşlerini açıkça belirtemez.

Bir avukat, başka bir avukata karşı asıl ya da vekil sıfatıyla takip edeceği davayı kendi barosuna bir yazı ile bildirir. (4) Bu kural, bilgi verme yükümlülüğü ile bağlı olarak baroların ve Türkiye Barolar Birliği’nin üçüncü şahısların aleyhine veya üçüncü şahısların barolar ve TBB aleyhine açacağı davalar için de geçerlidir. (5)

Resmi ya da özel kuruluşlarda bağımlı olarak birlikte çalışan avukatlar, kadro görevleri ne olursa olsun, adalet ve eşitlik ilkelerinden ayrılmamaya ve iş dağıtımı, denetimi ve her türlü iş ilişkilerinde meslek dayanışmasına ve onuruna uymayan davranışlardan kaçınmaya özen göstermekle yükümlüdürler. (6)

28. Bir başka baro bölgesinde ilk kez bir davaya giden avukat, o yer Baro Başkanı’na nezaket ziyaretinde bulunmaya gayret eder.

29. Bir meslektaşının ölümü veya başkaca nedenlerle, Baro Başkanı’nca görevlendirilen avukat, kabul edilebilir bir neden göstermeksizin bu görevi reddedemez.

30. Mesleki çalışmada avukatlar arasında usule ilişkin işlemlerde ve dosya incelemelerinde dayanışma gereği sayılabilecek yardımlar ve kolaylıkla esirgemezler.

Duruşmaya geç kaldığı için hakkında gıyap kararı alınan avukat hemen gelmişse, diğer taraf vekili olan avukat, gıyap kararının kaldırılmasını veya düzeltilmesini istemek zorundadır.

Bir başka yerdeki duruşmasına mazereti nedeniyle gidemeyen avukat, karşı taraf avukatı bir başka yerden geliyorsa, mazeretini önceden meslektaşına bildirmelidir.

Avukatlar arasında “özeldir” kaydı taşıyan yazışmalar, yazanın rızası alınmadan açıklanamaz.

31. Avukat hasım tarafın ancak avukatı ile görüşebilir.

(Hasmının avukatı yok ise) avukatın hasımla teması zorunlu sınırlar içinde kalır. Hasım tarafla her temasından sonra avukat müvekkiline bilgi verir.

32. Avukat, dava türü ve usulü ne olursa olsun, mahkemeye verdiği layiha ve önemli belgelerin birer örneğini (istenmese de) karşı taraf vekili meslektaşına verir.

33. Yanına stajyer almayı kabul eden avukat, stajyerlerin iyi yetişmesi için gerekli dikkati ve ilgiyi gösterir ve olanaklarını hazırlar.

IV. İş Sahipleriyle İlişkiler
34. 
Avukat, müvekkiline davanın sonucu ile ilgili hukuki görüşünü açılayabilir. Fakat bunun bir teminat olmadığını özellikle belirtir.

35. Avukat aynı davada, birinin savunması öbürünün savunmasına zarar verebilecek durumda olan iki kişinin birden vekaletini kabul etmez.

36. Bir anlaşmazlıkta taraflardan birine hukuki yardımda bulunan avukat, yararı çatışan öbür tarafın vekaletini alamaz, hiçbir hukuki yardımda bulunamaz.

Ortak büroda çalışan avukatlar da, yararları çatışan kimseleri temsil etmemek kuralı ile bağlıdırlar.

37. Avukat meslek sırrı ile bağlıdır.

a. Tanıklıktan çekinmede de bu ölçüyü esas tutar.

Avukat, davasını almadığı kimselerin başvurması nedeniyle öğrendiği bilgileri de sır sayar. Avukatlık sırrının tutulması süresizdir, meslekten ayrılmak bu yükümü kaldırmaz.

b. Avukat, yardımcılarının, stajyerlerinin ve çalıştırdığı kimselerin de meslek sırrına aykırı davranışlarını engelleyecek tedbirler alır.

38. Avukat, kendisine teklif edilen işi gerekçe göstermeden de reddedebilir. Takdirine esas olan nedenleri açıklamak zorunda bırakılamaz.

Avukat, zamanının ve yeteneklerinin erişemediği bir işi kabul etmez.

Avukat, davayı almaktan ve kovuşturmaktan çekinme hakkını müvekkiline zarar vermeyecek biçimde kullanmaya dikkat edecektir.

39. İş sahibi anlaşmayı yaptığı avukattan sonra ikinci bir avukata da vekalet vermek isterse, ikinci avukat işi kabul etmeden önce, ilk vekalet verilen avukata yazıyla bilgi vermelidir.

40. Avukat kesin olarak zorunlu bulunmadıkça, müvekkili adına basına açıklamada bulunamaz. Açıklamalarda, adalete etkili olmak amacı güdülemez.

41. Avukat baktığı davada, görevini savsayarak ya da kötüye kullanarak, müvekkili zararına kendisine bir yarar sağlayamaz.

42. Avukat, işle ilgili giderleri karşılamak üzere, avans isteyebilir. Avansın işin gereğini çok aşmamasına, avanstan yapılan harcamaların müvekkile zaman zaman bildirilmesine ve işin sonunda avanstan kalan paranın müvekkile geri verilmesine dikkat edilir.

43. Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur ve verilir.

Müvekkille ilgili bir hesap varsa, uygun sürelerde durum yazıyla bildirilir.

44. Avukat, müvekkilinden meslektaşlarına yönelecek sataşmaları önlemeye çalışır; gerekirse vekillikten çekilebilir.

45. Avukat “hapis hakkı”nı alacağı ile oranlı olarak kullanabilir.

46. Adli müzaheretle görülen işler, başkaca işlere gösterilen özenle yürütülür.

47. Ücret davası açacak avukat, önce Baro Yönetim Kurulu’na bilgi verir. Bu konuda Baro Yönetim Kurulu’nun görüşünü bildirme yetkisi vardır.

V. Avukatların Barolarla ve TBB ile İlişkileri

48. Baro Başkanlığı, Baro Yönetim ve Disiplin Kurulu üyelikleri ile Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı, Yönetim Kurulu üyeliği, Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu Başkanlığı ve üyeliği görevleri bir kişide birleşemez.

VI. Yürürlük, Uygulama Alanı

49. Yukarıdaki meslek kurallarının sürekli gelişimini sağlamak üzere barolar, Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu’na, gündeme ilişkin hükümlere uyma şartı ile yeni teklifler getirebilir.

50. Yukarıda yazılı meslek kuralları, Türkiye Barolar Birliği’nin 8-9 Ocak 1971 tarihli IV. Genel Kurul Toplantısı’nda kabul edilmiş ve Türkiye Barolar Birliği Bülteni’nde yayımı tarihinde yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.


(1) 8 DD 12.11.2014 T. 2012 / 5257 E , 2014 8567 K. sayılı kararı ile bu maddede yer alan “başları açık” ibaresinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
(2) Türkiye Barolar Birliği’nin 27-28 Mayıs 1989 tarihinde Giresun’da yapılan XX. Olağan Genel Kurul kararıyla değişik metin.
(3) Danıştay İDDK 07.05.2014 T. 2011/1436 E. 2014/2028 K. Sayılı kararı ile bu kuralda hukuka uyarlılık bulunmadığı yönünde bozma kararı verilmiştir. D.8D. 15.10.2015 T 2015/3582-8680 sayılı kararı ile iptal kararı verilmiştir.
(4) Danıştay İDDK 31.03.2014 T. 2011/76 E. 2014/1397 K. Sayılı kararı ile bu kuralda hukuka uyarlılık bulunmadığı yönünde bozma kararı verilmiştir. D.8D. 17.01.2017 T. 2016/12242 E. 2017/31 K. Sayılı kararı ile iptal kararı verilmiştir.
(5) Türkiye Barolar Birliği’nin 12-13-14 Ocak 1978 tarihinde Ankara’da yapılan XI. Genel Kurulu’nda kabul edilmiştir.
(6) Türkiye Barolar Birliği’nin 10-11-12 Ocak 1980 tarihinde Ankara’da yapılan XIII. Genel Kurulu’nda kabul edilmiştir.

Kaynak

Avukatlık Meslek Kuralları Yeniden Belirleniyor

Türkiye Barolar Birliği (TBB), Avukatlık Meslek Kurallarının yeniden belirlenmesi amacıyla baro başkanlıklarına çağrıda bulundu. Buna göre baro başkanlıklarından, TBB’nin hazırladığı sekiz soruya 4 Nisan 2022 tarihine kadar cevap vermesi beklenmekte.

TBB Yönetim Kurulu, 04-05 Mart 2022 tarihlerinde düzenlenen toplantıda 1136 sayılı Kanunun 117/7. maddesi uyarınca TBB’ye verilen “uyulması gereken meslek kurallarını tespit etmek” görevi çerçevesinde mesleğin güncel ihtiyaçları doğrultusunda Avukatlık Meslek Kurallarının yeniden belirlenmesi kararını aldı.

Yapılan çağrıda Mevcut Avukatlık Meslek Kurallarının, TBB Yönetim Kurulu tarafından düzenlendikten sonra 8-9 Ocak 1971 günlerinde yapılan TBB IV. Genel Kurul Toplantısında kabul edilip 26 Ocak 1971 günlü ve 5 sayılı TBB Bülteninde yayımlanarak yürürlüğe girdiği; 1978, 1980 ve 1989’da yapılan değişiklikler ve Danıştay kararları sonucunda iptal edilen düzenlemelerle birlikte bugünkü şeklini aldığı hatırlatıldı.

Avukatlık mesleğinin bugün geldiği aşama ve mesleğinin icrası süreçlerinde yaşanan büyük değişimler itibarıyla meslek kurallarımızın yenilenerek günün koşullarına uyarlanması ihtiyacı doğduğunun vurgulandığı çağrıda, Avukatlık Meslek Kurallarının hem demokratik katılımla hem de mesleki, bilimsel, hukuki çerçeveye uygun olarak belirleneceğinin altı çizildi.

Söz konusu çalışmayla ilgili sekiz soru hazırlayan TBB, baro başkanlıklarına “Levhanızda kayıtlı mümkün olan en geniş meslektaş çevresine ulaşmak suretiyle oluşturacağınız Baro Başkanlığı görüşünüze de büyük bir hassasiyetle değer verilmektedir. Mesleğimizin gelecek dönemine yön verecek meslek kurallarının oluşturulabilmesi adına 04/04/2022 tarihine kadar, aşağıda yer alan sorulara verilecek cevapları da içerecek şekilde ve bunlarla sınırlı kalmamak kaydıyla” görüşlerini iletmeleri çağrısında bulundu.

Barolara kayıtlı avukatlardan cevaplamaları istenen sorular şu şekilde:

Sorular:

  1. Avukatlık mesleğine ilişkin genel kurallar neler olmalıdır?
  2. Avukatların yargı organları ve adli merciilerle ilişkileri ne şekilde düzenlenmelidir?
  3. Avukatların meslektaşlar arası dayanışma ve ilişkileri ne şekilde düzenlenmelidir?
  4. Avukatlık ortaklıklarının meslek kurallarına uymaları için ne gibi düzenlemeler getirilmelidir?
  5. Toplumsal cinsiyet perspektifi, meslek kurallarımıza ne şekilde aktarılmalıdır?
  6. Meslek kurallarının; stajyer meslektaşlarımızın, mesleğe yeni başlamış meslektaşlarımızın, genç meslektaşlarımızın ve bağlı çalışan meslektaşlarımızın karşı karşıya kaldıkları sorunlar karşısında kendileri için güvence oluşturması için ne tür düzenlemeler söz konusu olabilir?
  7. Avukatlar ile müvekkilleri arasındaki ilişkilerde uyulması gereken kurallar neler olmalıdır?
  8. Avukatlar ile barolar ve Türkiye Barolar Birliği arasındaki ilişki hangi kurallar çerçevesinde tesis edilmelidir?

Haber kaynak